T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2785
Karar No:2023/3181
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Grup Madeni Yağları ve Petrol Ürünleri Otomotiv İnşaat
Taahhüt Nakliye Turizm Gıda İthalat ve İhracat Sanayi
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni Yağ Lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı tarafından, hidrolik transmisyon yağı olarak piyasaya arz ettiği ürünlerin baz yağı olması sebebiyle Madeni Yağların Ambalajlanması ve Piyasaya Sunumu Hakkında Tebliğ'in 9. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı hareket ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 363.755,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nce 30/10/2014 tarihinde yapılan denetim sonucunda, numune alma tutanağı ile alınan hidrolik sistem yağı numunesinin, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde (MAM) yapılan analizi sonucunda, Grup I Baz Yağların fiziksel ve kimyasal özellikleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, bu itibarla, davacının hidrolik sistem yağı yerine piyasaya baz yağı ürünü arz ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; TÜBİTAK MAM'a ait Analiz Raporunda belirtilen hususlar nedeniyle, 21/02/2018 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, davacının baz yağını doğrudan piyasaya sunduğuna veya ticarî faaliyete konu ettiğine dair herhangi bir tespitin bulunup bulunmadığı; TÜBİTAK MAM'dan ise, analizi yapılan numunelerin hangi tip hidrolik yağ olup olmadığının tespit edilip edilemediği ve mineral yağ esaslı hidrolik sistem yağı olup olamayacağı hususlarının sorulduğu; ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, katkı maddelerinin az olması, tür ve yapılarının kullanılacak ürünlere göre değişiklik göstermesi nedeniyle numuneler içerisindeki inorganik ve organik katkıların tespitinin laboratuvar imkânlarıyla yapılamadığı, bu nedenle söz konusu numunenin mineral yağ esaslı hidrolik yağ olup olmadığının belirlenebilmesi için TS standartta tanımlanan sınıflandırmalara göre hangi tip hidrolik yağ olduğunun bildirilmesinin gerektiği, ancak hangi tip hidrolik yağ olduğunun bildirilmemiş olması sebebiyle, buna göre düzenlenmiş bir raporun bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca, davacının baz yağını doğrudan piyasaya sürdüğüne veya ticarî faaliyete konu ettiğine dair tutanak veya fatura şeklinde bir tespitin de olmadığının belirtildiği;
Bu itibarla, davacının iş yerinden alınan ve hidrolik sistem yağ olduğu beyan edilen numunelerin yapılan analizi sonucunda, hidrolik yağ olmadığı (baz yağı olduğu) açık ve net bir şekilde belirlenemediğinden, davacının söz konusu ürünleri doğrudan piyasaya sunduğuna dair somut bir tespit de olmadığından, davacının hidrolik transmisyon yağı olarak piyasaya arz ettiği ürünlerin baz yağı olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ürünlerin mevzuatta belirlenen teknik düzenlemelere uygun olmasının zorunlu olduğu, alınan numunelerle yapılan incelemelerde söz konusu düzenlemelere aykırılıklar tespit edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ..-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.