T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/329
Karar No:2023/2233
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Sigorta Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, ... Grubu şirketlerinden ...-Nak Gümrükleme Nakliye ve Ticaret A.Ş.'nin (...-Nak) kanuni temsilcisi olduğundan dolayı düzenlenen 143.955.473,78-TL tutarlı … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ...-Nak'da 10/03/1997-25/02/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği, 25/02/2000-10/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulunduğu, söz konusu şirketin 1999-2001 tarihleri arasında ... Bank A.Ş.’den kredi kullandığı, 5766 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanun'a eklenen geçici 26. madde uyarınca, Fon tarafından devralınan Bankaların grup şirketlerinde bir dönem kanunî temsilci olarak görev yapmış olanlar, grup şirketlerinin Banka kaynaklarından kullandığı kredilerden doğan borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sayıldığı ve haklarında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin uygulanmasının mümkün olduğu ve davacının ödenmeyen kredi borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, Fon alacakları 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davacının zamanaşımı iddialarına itibar etme olanağının bulunmadığı, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ...-Nak hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan takipte malvarlığının borçları karşılayamaması nedeniyle, Fon'un sözkonusu borçların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi kapsamında ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tahsil ve takibata girişebileceği açık olduğundan, dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında kesinleşen yargı kararlarının gerektiği şekilde uygulanmadığı, kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemden sonra şirketin muaccel hâle gelen alacaklarından sorumlu tutulamayacağı, takibe konu alacak miktarına dahil edilen kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, dava konusu işlemde borç tutarının nasıl hesaplandığına ilişkin somut bilgilerin yer almadığı, görev yaptığı süre içerisinde şirketin mali yapısını bozan veya taahhütlerini yerine getirmesine engel olan herhangi bir işlem yapmadığı, ... Bank A.Ş.'nin hakim ortağı olmaması nedeniyle hakkında 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmaması gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin ikinci derece sorumluluk sahibi olmaları nedeniyle şirket hakkında gerekli takip işlemleri yürütülmeden sorumluluğuna gidilemeyeceği, kanuni temsilci olarak görev yaptığı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda gerekli takip işlemlerinin yürütülmediği, fon alacağının zaman aşımına uğradığı, sorumlu tutulduğu kredilerin bir kısmının kefaletten kaynaklanması nedeniyle hesaplamanın kefil olunan tutarı geçip geçmediğinin değerlendirilerek belirlenmesi gerekirken dava konusu işlemde bu konuda herhangi bir somut bilgiye yer verilmediği, asıl borçlu şirket ile Fon arasında imzalan protokol gereğince takip işleminin protokole aykırı olduğu ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılmasının Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, şirket ile imzalanan protokolde belirlenen borç tutarı ödenmediğinden söz konusu protokolün yürürlüğe girmediği, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, 5411 sayılı Kanun'un 141. ve Geçici 16. maddeleri gereğince alacak zaman aşımının yirmi yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.