T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/390
Karar No:2023/1880
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
(Eski Unvanı: … A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait … logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 09/12/2014 tarihinde yayınlanan … adlı dizi filmde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının tekraren ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 21.166,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün teknik bir inceleme gerektirmesi nedeniyle, 08/01/2016 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, buna istinaden hazırlanan bilirkişi raporunda, "davaya konu video klip görüntülerinin çocuk ve gençlerin fiziksel, bilişsel ve ahlâki gelişimlerine zarar verebilecek unsurlar içermediği, ..." şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği, raporun karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; bilirkişi raporlarının takdiri delillerden olduğu, hakimin veya heyetlerin bu delilleri serbestçe takdir edebileceği, hâkimin raporu yeter derecede kanaat verici bulmaması ve raporda varılan sonucun yanlış olduğunu takdir etmesi hâlinde yeniden inceleme yaptırmaksızın raporun aksine hüküm verebileceği, mevzuat hükümleri, bahse konu dizi filimde yer verilen ifadeler ile bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, uyuşmazlık konusu programının hafta içi 12.45 hafta sonu 09.40 saatlerinde çocukların ekran başında olabileceği bir saatte yayınlandığı, söz konusu yayında yer alan ifade ve görüntülerin çocuklar üzerinde olumsuz modellemeler oluşturabileceği, olumsuz öğrenimlere yol açmak suretiyle sosyal ilişkilerinde kullanma zemini oluşturarak sosyal yaşama ait içselleştirme olasılığının yüksek olduğu kanaatine varılmakla birlikte bilirkişi raporunda yer verilen görüşlerin soyut kaldığı, karara esas alınacak nitelikte ve yeterli açıklıkta bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme tarafından uzmanlık gerektiren bir konuda mevcut bilirkişi raporunun takdiri delil kapsamında karara esas alınacak nitelikte olmadığı belirtilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiği, programda kullanılan ifadelerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında belirlenen yayın ilkesini ihlâl etmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.