T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4108
Karar No : 2022/4862
DAVACI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 14/04/2018 tarih ve 30391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018 yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesinin 6. 8. ve 9. maddelerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Öncelikle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 109. ve 110. maddeleri uyarınca, Birliklerinin tüm baro temsilcilerinin katılımıyla teşekkül eden bir meslek kuruluşu olduğu ve meslek mensuplarının menfaatlerini korumanın ve hukukun üstünlüğünü savunmanın görevleri arasında sayıldığı, bu nedenle Birliklerinin bakılan davayı açmakta menfaatinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu; dava konusu edilen Tarifenin 6. maddesi ile bilirkişi ücreti için mahkeme ayrımına gidilmesinin, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 6. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinde ve 03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 57. maddesinin 1. fıkrası ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesinde yer alan, bilirkişi tarafından yapılan incelemenin nitelik ve önemi ile bilirkişinin sarf etmiş olduğu emek ve zaman göz önünde bulundurularak ücretin takdir edileceği düzenlemelerine aykırılık teşkil ettiği, Tarifenin 6. maddesinde yer alan düzenleme ile kanun koyucu tarafından ortaya konulan kıstaslar dikkate alınmaksızın, mahkeme ayrımına göre farklı ücretler belirlendiği, bilirkişinin gerçekleştireceği incelemenin niteliği ve önemi ile sarf edeceği emek ve zamanın değerlendirmesinin dosya içeriğini en iyi bilen ilgili mahkeme tarafından takdir yetkisi kullanılarak yapılabileceği, Tarife'de bilirkişi ücretlerinin belirlenmesinde mahkeme ayrımına gidilmesinin, hakimin takdir yetkisini serbestçe kullanmasının önünde bir engel oluşturabileceği, Tarifenin 6. maddesinde, mevzuatta belirtilen koşullar dikkate alınmadan, hangi ölçütler esas alınarak düzenlendiği belirsiz olan bilirkişi ücretlerinin mahkemelere göre belirlenmiş olmasının Kanunun amacına uygun olmadığı; 8. maddede ise, görevlendirmeyi yapan merci tarafından bilirkişi ücretlerinin indirilebilmesi halinin düzenlendiği, asgari nitelikte olan ücret tarifelerinde arttırım nedenleri sınırlı olarak, somutlaştırılmak suretiyle, tek tek sayılmışken, ücretten indirim nedenlerinin sayılmadan genel ifadeyle 'işin mahiyetinin gerektirmesi' şeklinde muğlak bir ifade kullanılarak düzenlenmesinin uygulamada farklı yorumlara neden olacak şekilde ücret takdir edilmesi durumlarına sebebiyet vereceği ve hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceği; 9. maddesinde ise, seri dosyalarda bilirkişilik ücretinin düzenlendiği, 8. maddedeki düzenleme ile aynı yönde 'işin mahiyetine göre' ücretten indirim yapılabileceğinin ifade edildiği, indirim şeklinin ve indirim kriterlerinin söz konusu maddede açıkça ifade edilmesi gerektiği, mahkemeler arasındaki farklı uygulamalara bağlı olarak alınacak ücretlerin de farklılık gösterebileceği, Kanunun amacına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olarak düzenlenmeyen anılan maddelerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Bakanlıklarınca kendi iç birimleri ile ilgili kamu kurum ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından gönderilen görüşler dikkate alınarak düzenlenen Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi yönünden, özellikle dava açılırken hukuk mahkemelerinde ödenmesi gereken gider avansına esas olması bakımından, uygulamada takdir edilen ücretler dikkate alınarak mahkeme türüne göre ücretlerin belirlendiği, bilirkişinin harcadığı emek ve mesai gözetilerek ve ayrıca gerekçesi gösterilmek suretiyle işin mahiyetine göre hakim tarafından bilirkişi ücretinin arttırılmasına ve indirilmesine imkan sağlandığı, Bilirkişilik Kanunu hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak düzenlemelerin yapıldığı, bilirkişilere sarf ettikleri emek ve mesaiye göre ücret takdir edilmesine yönelik 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun emredici hükmü uyarınca Tarifenin hazırlandığı, ücretin bir tarife ile önceden belirlenmesinin en önemli nedeninin davacı tarafından dava açılırken yatırılması zorunlu olan gider avansının unsurlarından biri olan bilirkişi ücretinin, avansa dayanak teşkil edecek şekilde tespit edilmesi gereği olduğu, Tarife hazırlanırken uygulamada mahkemeler tarafından takdir edilen bilirkişi ücretlerinin dikkate alındığı; Tarifenin 8. maddesi yönünden, işin mahiyetine göre Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerinin artırılması veya indirilmesi açısından hakime takdir yetkisinin mevzuatla verildiği, avansa esas teşkil eden bilirkişi ücretinin hakim tarafından somut olaya göre uyarlanarak yeniden takdir edebileceği, aksi durumda görevlendirmeyi yapan mercinin bilirkişi incelemesinin kapsam ve mahiyetine göre ücreti belirlemesine ilişkin takdir hakkının kısıtlanması sonucunun doğacağı, ücretin mahkemelere göre belirlenmesi yerine başka bir kriterin ölçümü ve denetlenmesinin fiilen mümkün olmadığı, davaların çok çeşitli olduğu, her bir uyuşmazlığın çerçevesinin çizilmesinin mümkün olmadığı göz önüne alındığında bilirkişinin harcadığı emek ve mesaiyi en iyi bilebilecek konumda olan görevlendirmeyi yapan mercinin ücrette yapacağı indirimi dosyaya göre belirleyebileceği; Tarifenin 9. maddesi yönünden, seri davalarda bilirkişinin harcayacağı emek ve mesainin en önemli kısmının tek bir dosyayla ilgili rapor tanzim edilirken gerçekleştiği, aynı mahiyette olan diğer dosyalar için harcanacak emek ve zaman aynı düzeyde olmayacağından görevlendirmeyi yapan merci tarafından duruma göre indirim uygulanabileceğinin hizmet gerekleri ve kamu yararı amacına ve usul ekonomisine uygun olduğu, dava konusu düzenlemelerde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Tarife düzenlemelerinde hukuka ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ..
DÜŞÜNCESİ : Dava; 14/04/2018 tarih ve 30391 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018 yılı Bilirkişilik Asgarî Ücret Tarifesinin 6, 8 ve 9. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesinde, "Bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarife esas alınır." hükmü yer almıştır.
Anılan Yasa hükmü uyarınca çıkarılan ve14/04/2018 tarih ve 30391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Bilirkişi Ücret Tarifesinin 1. maddesinde, tarifenin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince bilirkişiye ödenecek ücret ve giderlerin miktarı ile bunların ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığına işaret edilmiş, 3. maddesinde de bilirkişi ücretinin, bilirkişiye sarf etmiş olduğu emek ve mesaisi karşılığı ödenen ücret olduğu belirtilmiş; anılan tarifenin iptali istenilen 6. maddesinde, bu Tarifeye göre verilecek bilirkişi ücretleri mahkeme kriteri dikkate alınarak belirlenmiş; 8 . Maddesinde, görevlendirmeyi yapan merciin, işin mahiyetinin gerektirmesi halinde bu Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerini indirebileceği hükmüne yer verilmiş; 9. Maddesinde de, ayrı bir inceleme ve araştırmayı gerektirmeyen seri dosyalarda işin mahiyetine göre bu Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerinden görevlendirmeyi yapan merci tarafından uygun görülecek miktarda indirim yapılacağı hükmü yer almıştır.
Anılan Yasa hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak, bilirkişi ücretlerinin belirlenmesinde Mahkemeler bazında sınıflandırılma yapılması ve işin niteliğine göre bu ücretin azaltılması ve artırılmasında Hakime takdir yetkisi tanınmasında, hukuka ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 14/04/2018 tarih ve 30391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018 yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesinin 6. 8. ve 9. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Tarifenin iptal istemine konu 6. maddesinde, davanın açıldığı mahkemeye göre değişen miktarlarda maktu ücretler belirlenmiş; 8. maddesinde bilirkişiyi görevlendiren merci tarafından bilirkişiye tevdi edilen dosyada işin mahiyetinin değerlendirilmesi sonucu Tarifede öngörülen ücretten indirim yapılabileceği; 9. maddesinde de, ayrı bir inceleme ve araştırmayı gerektirmeyen seri dosyalar söz konusu olduğunda işin mahiyetine göre görevlendirmeyi yapan merci tarafından Tarifede öngörülen ücretten indirim yapılabileceği düzenlenmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun dava konusu düzenleme yapıldığı tarihte "Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinde, "Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesini belirlemek ve her yıl güncellemek." Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesinde, "Bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda, Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek olan tarife esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin "Bilirkişi gider ve ücreti" başlıklı 57. maddesinin 1. fıkrasında, "Bilirkişiye, tarife esas alınmak suretiyle görevlendirmeyi yapan merci tarafından incelemenin nitelik ve önemi, bilirkişinin sarf etmiş olduğu emek ve zaman göz önünde bulundurularak belirlenen ücret ödenir." kuralı; 2. fıkrasında, "Bilirkişi gider ve ücretine ilişkin usul ve esaslar tarife ile belirlenir." kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca çıkarılan ve 14/04/2018 tarih ve 30391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2018 Yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesinin 1. maddesinde, Tarifenin amacının, Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği gereğince bilirkişiye ödenecek ücret ve giderlerin miktarı ile bunların ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu; 4. maddesinde, bilirkişi ücretinin, bilirkişiye sarf etmiş olduğu emek ve mesaisi karşılığı ödenen ücret olduğu düzenlenmiş; iptali istenilen 6. maddesinde, davanın açıldığı mahkemenin esas alınması suretiyle belirlenen bilirkişi ücretlerine yer verilmiş; 8. maddesinde, görevlendirmeyi yapan merciin, işin mahiyetinin gerektirmesi halinde bu Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerini indirebileceği; 9. maddesinde ise, ayrı bir inceleme ve araştırmayı gerektirmeyen seri dosyalarda işin mahiyetine göre görevlendirme yapan merciin Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerinde indirim yapacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmeliğin Yetki Yönünden İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinin, dava tarihinde yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda yer verilen 6754 ve 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi belirlemek ve güncellemek konularında Bakanlığın yetkili olduğu, yine 6754 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği Kanun'un uygulanmasını sağlamak konusunda davalı Adalet Bakanlığı'na Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisi verildiği, Kanun'un ve Yönetmeliğin verdiği yetki kapsamında Tarifenin yürürlüğe konulduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde yetki unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır.
Yönetmeliğin 6. maddesinin incelenmesi:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 283. maddesinde, bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderlerinin ödeneceği ifade edilmiştir.
Bilirkişilik ücretinin ve masraflarının objektif ölçütlere göre ve ülke çapında yeknesak şekilde belirlenmesini sağlamak, bilirkişiliğin Anayasanın 18. maddesi ile yasaklanan bir angaryaya dönüşmesini önlemek, nitelikli ve konusunda gerçekten uzman olan kişileri, bilirkişi olarak hizmet vermeye özendirmek amacıyla, Adalet Bakanlığınca, bilirkişi gider ve ücret tarifesi belirlenmek ve her yıl güncellenmek suretiyle söz konusu alanda düzenleme yapılmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinde, davacının yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu hükme bağlanmış; Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 205. maddesinde ise, bilirkişi ücretleri "gider avansı" kalemleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 323. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde ise, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve diğer giderlerin de yargılama giderleri içerisinde yer aldığı düzenlenmiştir.
Yargılama giderleri kapsamındaki bilirkişi ücretinin, 6100 sayılı Kanun ve dava konusu Tarifenin 4. maddesinde de belirtildiği üzere görevlendirmeyi yapan merci tarafından bilirkişinin sarf ettiği emek ve zaman ile orantılı olarak takdir edileceği açıktır. Başka bir ifadeyle, bilirkişi ücretini belirleyen hakim, bilirkişinin ve yapacağı işin niteliğini, uyuşmazlığın kapsamını, inceleme için gereken süreyi ve içinde bulunulan ekonomik koşulları gözönünde bulunduracaktır. Bununla birlikte, söz konusu emek ve mesainin her bir dosyaya göre değişebileceği, bilirkişi ücretinin ise gider avansı kapsamında yer almakla dava açılırken ödenmek zorunda olduğu dikkate alınarak dava konusu Tarife düzenlemesi ile bilirkişilik ücretinin ülke çapında yeknesak ve denetlenebilir bir uygulamayla mahkemeler bazında sınıflandırma yapılmak suretiyle asgari bir miktar olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu kapsamda ücret konusunda asgari düzeyde mahkeme bazında farklılaşan belirlemeler yapılmasının bilirkişilik ücretini takdir edecek olan görevlendirmeyi yapan merciler yönünden bir standart oluşturmak ve benzer olaylarda farklılaşan ücretler oluşmamasını sağlamak açısından hükmedilecek en az tutarın belirlenmesinden ibaret olduğu, görevlendirmeyi yapacak merciin takdir yetkisine müdahale içermediği, nitekim Tarifenin diğer maddelerinde ücretin, dosya kapsamı, uyuşmazlığın niteliği, inceleme için gereken süre gibi bir takım kriterler uyarınca artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre 6100 sayılı Kanun'un 283. maddesine dayanılarak hazırlanan Tarifede, mahkeme kriteri esas alınarak bilirkişi ücretlerinin belirlenmesi suretiyle, anılan Kanun'da sarf edilen emek ve mesaiyle orantılı ücret belirlenmesi gerektiğine yönelik olan düzenlemeden ayrılınmadığı ve Kanun'un amacına aykırı bir düzenleme getirilmediği sonucuna varıldığından, dava konusu kuralda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönetmeliğin 8. maddesinin incelenmesi:
Anayasanın 141. maddesinde, davaların en az giderle sonuçlandırılması yargının görevi olarak belirlenmiş; 6100 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 1. fıkrasında, hâkimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenlenmiş; 6100 sayılı Kanun'un 283. maddesinde de, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı ücret belirleneceğinin ifade edilmiş olup, Tarifenin dava konusu maddesinde, işin mahiyetine göre bu Tarifede yazılı bilirkişi ücretlerinin görevlendirmeyi yapan merci tarfından indirebileceği öngörülmüştür.
Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler gereği, bilirkişi ücreti, inceleme konusu işin zorluğu ve karmaşıklığı, benzer uyuşmazlıkların sıklığı, sayısı, incelenecek belge ve delillerin çokluğu, işin hacmi, bilirkişinin sıfatı ve kariyeri, inceleme konusunun çözümü için gerekli uzmanlığa sahip bilirkişilerin bulunmasının zor veya kolay olması ve sunulan raporun kalitesi, özenli oluşu ve tatmin ediciliği gibi ölçütler ışığında, içinde bulunulan ekonomik koşullar da göz önüne alınarak gerekli inceleme ve raporun yazılması için harcanan emek ve mesaiye karşılık olacak ve sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak oranda görevlendirmeyi yapan merci tarafından tespit edilebilecektir.
Buna göre, hakime, yargılama faaliyeti içerisinde yargılama giderlerinden olan bilirkişilik ücretini tayin ederken adil yargılanma hakkının gereği olan davaların en az giderle sonuçlandırılmasını ifade eden usul ekonomisine uygun davranma ve bilirkişiye sarf ettiği emek ve mesai ile orantılı ücret belirleme ödevinin Anayasa ve Kanun ile yüklendiği açıktır. Dolayısıyla uyuşmazlığın niteliği, dosyanın kapsamı, harcanan emek ve mesai dikkate alınarak işin mahiyetine göre görevlendirme yapan merci tarafından Tarifede belirlenen ücretten indirim yapılabileceğini öngören düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiş olup, düzenlemenin usul ekonomisinin bir gereği olduğu sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 9. maddesinin incelenmesi:
Dava konusu maddede, ayrı bir inceleme ve araştırmayı gerektirmeyen seri dosyalarda işin mahiyetine göre uygun bir miktar indirim yapılacağı düzenlenmiştir.
Seri dosyaların aynı veya benzer sebeplerden doğan ve konuları da birbirine oldukça benzer olan, aynı davalı kişi ya da kişilere karşı açılmış bulunan dosyalar olduğu, bu kapsamda bilirkişi tarafından her bir dosya için ayrı bir emek, mesai sarf edilmeyeceği, bir dosya için yapılan inceleme ve araştırma sonucu hazırlanan raporun diğer dosyalarda da kullanılacağı, hâkimin gereksiz yargılama gideri yapılmamasını sağlamakla da yükümlü olduğu hususları birlikte dikkate alındığında; seri dosyalarda indirim yapılmasının ve indirim miktarının görevlendirme yapan mercii tarafından işin mahiyetine göre takdir edilmesinin öngörülmesinde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 31/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.