T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/413
Karar No:2023/2258
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Radyo Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalının 11/12/2014 tarihinde saat 11.00-13.00 arasındaki yayınlarının incelenmesi neticesinde bir günde yayınlayabileceği tele-alışveriş süresinin toplam bir saat olmasına rağmen bu sürenin aşıldığından ve tele-alışveriş kuşağı öncesinde ve sonrasında yayınlanan kapaksız ve logosuz tanıtımların olduğundan bahisle 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrasının tekraren ihlâli nedeniyle aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 12.353,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlık konusu yayınlarda, bir günde yayınlayabileceği tele-alışveriş süresinin toplam bir saat olmasına rağmen bu sürenin aşıldığı, tele-alışveriş kuşağı öncesinde ve sonrasında yayınlanan kapaksız ve logosuz tanıtımların olduğu dikkate alındığında, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrasının tekraren ihlâl ettiği sonucuna varıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, davalı idarenin … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararlarının şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı ileri sürülmekte ise de, dosyada bulunan davacı şirkete ait müeyyide listesi incelendiğinde, söz konusu tarihten sonra yapılan çeşitli yayınlar nedeniyle de davacı şirkete, 6112 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrasının ihlâl edildiği gerekçesiyle idari para cezası verildiği ve her bir işlemde söz konusu uyarı müeyyidesinden de bahsedildiği göz önüne alındığında, davacı şirket tarafından uyarı müeyyidesinin en geç bu işlemlerle öğrenildiğinin kabulü gerekmekte olup, anılan iddia yerinde görülmediği, ayrıca davacı şirket tarafından, şirket bünyesinde sürekli olarak sadece bir kişinin çalıştığına dair hizmet dökümleri dava dosyasına ibraz edilmekle birlikte, ülke çapında yayın yapan bir televizyon kanalına sahip olabilecek kadar büyük bir şirketin sadece bir işçi tarafından hizmet sunabileceği hayatın olağan akışına aykırı görülerek, uyarı cezasının tebliğ alındısının üzerinde ismi yer alan kişinin davacı şirket bünyesinde çalışmadığına dolayısıyla uyarı cezasının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasına da itibar edilmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrası uyarınca verilen ve tekerrüre esas alınan uyarma cezasına ilişkin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararlarına ait tebligatların, davacı şirkete tebligat yapıldığı sırada, hükmi şahıs namına kendisine tebligat yapılacak kimselerin ve bu kişiler adına tebligat almaya yetkili memur ve müstahdemlerinin o esnada işyerinde bulunmadığından bahisle, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapıldığının görüldüğü, ancak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin sadece kazai merciler tarafından yapılan tebligatlarda uygulanacak bir usul olduğu, kazai mercii olmayan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun ise, davacı şirkete Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapmış olduğu tebligatın geçerliliğinden söz edilemeyeceğinden, 6112 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. ve 4. fıkrası uyarınca para cezası verilebilmesi için gereken tekerrür koşulu oluşmadığı anlaşıldığı, bu durumda, hükmi şahıslara tebliğ usulü, Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, davalı idarece, anonim şirket statüsünde hükmi şahıs olan davacı şirkete, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılamayacağından, anılan madde uyarınca tebliğ edilen uyarma cezası esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle, davacı şirkete para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ilgili yayına ilişkin CD incelendiğinde davacı şirkete ait televizyon kanalındaki 11/12/2014 tarihindeki saat 11:00-13:00 saatleri arasındaki iki saatlik yayında reklam ve tele-alışveriş yayını yapıldığının açık olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edilmesinin nedeni olan hükmün ihlâl edildiği hususunda bir tereddüt bulunmadığı, davacı hakkında söz konusu uyarı yaptırımı tekerrüre esas alınmak suretiyle pek çok işlem tesis edildiği, televizyon kanalının uyarı yaptırımını en geç bu işlemler ile öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.