T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5321
Karar No : 2023/3294
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Valiliği
(…Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı idare tarafından, Kocaeli İl Özel İdaresi'nce 24/09/2013 tarihli Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklik sonrası kaynak suları dosyalarının ve alınan bedellerin kendilerine devri istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 24/09/2013 tarihinden itibaren alınan bedellerin taraflarına devredilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; Yönetmelik değişikliği ile kaynak suyu kapsamında kaldığı sabit olan sular idaresinin Kocaeli Büyükşehir Belediye sınırlarının il mülki sınırı olması nedeniyle il sınırları içindeki kaynak sularına ilişkin hizmetleri yürütmek, bu suları pazarlamak, bunun için işletme kurmak ve kurdurmak görev ve yetkisinin mevzuatın amir hükümü gereğince İSU Genel Müdürlüğüne ait olduğu gözetildiğinde, bu sınırlar içinde bulunan kaynak sularının davacı kurum tarafından idare edilmesi gerektiği açık olduğundan, davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği, öte yandan, söz konusu kaynak sularının davacı tarafından idare edilmesi ve bu dosyaların davacıya devredilmesi yerinde görüldüğünden, Yönetmelik değişikliğinden (24/09/2013 tarihinden) itibaren alınan su bedellerinin de davacı idareye iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bedellerin iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ruhsat sahibi gerçek ve tüzel kişilerin ruhsat hakkından kaynaklanan kazanılmış haklarının gözetilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde 24/09/2013 tarihinde yapılan değişiklik sonrası çözünmüş katı madde içeriği en az 1000 mg/lt olan suların doğal mineralli su olarak kabul edilmesi nedeniyle, il sınırları içinde bulunan ve bu şartı sağlamayan suların ve alınan bedellerin Kocaeli İl Özel İdaresi'nce kendilerine devri istemiyle başvuruda bulunulduğu, başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 24/09/2013 tarihinden itibaren alınan bedellerin taraflarına devredilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinde, "7) Doğal mineralli su: Yerkabuğunun farklı derinliklerinde, uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden çıkan ya da çıkartılan, mineral içeriği ve diğer bileşenleri ile tanımlanan; tedavi, şifa amaçlarıyla da kullanılan içmece suyu, şifalı su ve benzeri adlarla anılan soğuk ve sıcak doğal suları, ...ifade eder." tanımına, 6. maddesinin 1. fıkrasında "Arama ruhsatı sahibinin, arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar işletme projesi ile idareye işletme ruhsatı başvurusunda bulunması halinde "işletme ruhsatı" verilir ve varsa tespit edilen bloke alanıyla birlikte MİGEM’e bildirilir." hükmüne, 'Yönetmelik' başlıklı 20. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanmasına dair usûl ve esaslar, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içerisinde, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikler ile düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı (dava konusu ruhsat verildiği tarihte yürürlükte olan) Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, belirlenmiş ve belirlenecek jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile jeotermal kökenli gazların aranması ve işletilmesi için ruhsat verilmesi, ruhsatın devredilmesi, faaliyetlerin, kaynağın ve çevrenin denetlenmesi, ruhsatın sona erdirilmesi, kaynak ve kaptajın korunması, ruhsat alanının terk edilmesi ile ilgili usul, esas ve yaptırımları kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir. Belirtilen madde 24/09/2013 tarih ve 28775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle "Bu Yönetmelik, belirlenmiş ve belirlenecek jeotermal kaynaklar ve çözünmüş katı madde içeriği en az 1000 mg/lt olan doğal mineralli sular ile jeotermal kökenli gazların aranması ve işletilmesi için ruhsatların verilmesi, devredilmesi, birleştirilmesi, faaliyetlerin, kaynağın ve çevrenin denetlenmesi, ruhsatın sona erdirilmesi, kaynak ve kaptajın korunması, ruhsat alanının terk edilmesi ile ilgili usul, esas ve yaptırımları kapsar." halini almıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 'Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumluluklar' başlıklı 7. maddesinde, "Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: ...r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak." hükmüne yer verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, "(a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, ...(d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak," su ve kanalizasyon idarelerinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kuyu açan kimse, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkilidir. (Ek cümleler: 03/07/2003 - 4916 S.K./22. md.) Bu miktarı aşan sular ile sulama, kullanma ve işlenerek veya doğal haliyle içme suyu olarak satılmak üzere çıkarılan yeraltı suları, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak suları (mazbut vakıflara ait sular hariç), 2886 sayılı Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verilir. Tahsil edilen kira gelirinden; yer altı veya kaynak suyunun çıktığı yer, köy sınırları içinde ise o yerdeki köy tüzel kişiliğine %15, belediye sınırları içinde ise ilgili belediyeye %25 oranında pay verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Davacı tarafından Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde 24/09/2013 tarihinde yapılan değişiklik sonrası çözünmüş katı madde içeriği en az 1000 mg/lt olan suların doğal mineralli su olarak kabul edilmesi nedeniyle, il sınırları içinde bulunan ve bu şartı sağlamayan sular ile bu sulara ilişkin alınan bedellerin taraflarına devredilmesi istenilmektedir.
Davalı idarece, dava konusu edilen ruhsatların verildiği tarihte Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde doğal mineralli sular için çözünmüş katı madde içeriğinin en az 1000mg/lt olması yönünde bir şartın yer almadığı, bu nedenle Yönetmelik değişikliği dikkate alınarak ve bu değişiklik geçmişe yürütülmek suretiyle işletme ruhsatının verilmesinde böyle bir şartın aranamayacağı ve bu şekilde ruhsatların devrinin istenilemeyeceği açıktır. Yönetmelik değişikliğiyle getirilen şart, ancak söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilecek ruhsatlar yönünden geçerli olacaktır.
Diğer taraftan, söz konusu ruhsatların verildiği tarihte tabi olduğu mevzuata aykırılık teşkil ettiği yönünde herhangi bir tespit de bulunmadığından, ruhsat sahasındaki söz konusu sular yönünden kazanılmış bir hakkın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Yönetmelik değişikliği dikkate alınarak kaynak suları dosyalarının ve alınan bedellerin devri yolunda yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesinin kaynak sularına ilişkin hizmetleri yürütmek, bu suları pazarlamak, bunun için işletme kurmak ve kurdurmak görev ve yetkisinin su ve kanalizasyon idarelerine ait olduğu yönündeki gerekçesi dikkate alındığında, davada 167 sayılı Kanun'un yukarıya alıntısı yapılan hükmüyle il özel idarelerine verilen yetki ile 2560 sayılı Kanun ile su ve kanalizasyon idarelerine ve 5216 sayılı Kanun ile de büyükşehir belediyelerine verilen yetkilerin ilgili hükümlerin yorumlanması suretiyle hangi idarenin yetkili olduğunun ortaya konulması gerekmektedir.
167 sayılı Kanun'un yukarıya alıntılanan hükümleri incelendiğinde, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak sularının (mazbut vakıflara ait sular hariç) kiraya verilmesi hususundaki yetkinin il özel idarelerine verildiği görülmektedir. İl özel idarelerinin görev alanları belediye sınırları dışında kalan alan olduğu bilinmesine rağmen kanun koyucu tarafından burada böyle bir ayrıma gidilmemiş hatta kaynak suyunun çıktığı yerin belediye sınırları içinde olması durumunda ilgili belediyeye %25 oranında pay verileceğini düzenlemek suretiyle belediye sınırları içinde bulunan ve Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak sularının (mazbut vakıflara ait sular hariç) da il özel idarelerince kiraya verilmesini amaçlamıştır.
Diğer taraftan, 5216 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyelerine kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak yetkisi verilmesi durumunun bu yetkinin münhasıran büyükşehir belediyelerine ait olduğu şeklinde yorumlanması Kanunun amacını aşan bir yorum olacaktır. Kanuni idare ilkesi gereğince ancak kanun ile tanınan yetkiler ölçüsünde hareket etmesi mümkün olan büyükşehir belediyelerine 5216 sayılı Kanun ile verilen kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak yetkisinin, büyükşehir belediyelerinin bu kapsamda faaliyet göstermelerine imkan sağlayacağı, bunun haricinde kanunların izin vermesi durumunda başka idari birimlerin yahut özel kişilerin de bu faaliyeti yürütmesine engel teşkil etmeyeceği kabul edilmelidir.
Bu bağlamda, Kocaeli İl Özel İdaresince, 167 sayılı Kanun ile kendisine verilen yetki kapsamında Büyükşehir Belediyesinin görev alanında olsa dahi, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak sularını (mazbut vakıflara ait sular hariç) kiraya verme yetkisi bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.
Sonuç olarak, kaynak sularının işletilmesi konusunda büyükşehir belediyelerinin veya su ve kanalizasyon idarelerinin münhasıran yetkili olduklarından bahsedilemeyeceğinden, bu gerekçeye dayanılarak kaynak sularının devredilmesinde bu yönüyle de hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda, kaynak sularının devredilmesi gerek kazanılmış hak gerekse de yetki açısından mümkün olmadığından, bedellerin iadesine de gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 21/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.