T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10122
Karar No : 2022/4134
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 01/07/1992 tarih ve 21271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 25/06/2019 tarih ve 30812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 6. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Vekalet ücretinin, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilen yargılama gideri olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanun'un 164. maddesinin 4. fıkrasına göre, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kararlaştırılamayacağı, Anayasanın 138. maddesi uyarınca mahkeme kararlarına yasama ve yürütme organları ile idarenin uymak zorunda olduğu, dolayısıyla mahkeme kararında belirlenen vekalet ücretinin kısmen ya da tamamen ödenip ödenmeyeceğine ilişkin idareye takdir yetkisi tanıyan dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin "Avukatlık Ücretinin Miktarı" başlıklı 8. maddesinde, avukatlık ücretinin tespitinin, avukatlık sözleşmesinin yapıldığı tarihteki Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi esas alınarak yapılacağının, ancak ödenecek miktarın tarifede belirtilen ücretlerin 20 katını geçemeyeceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla avukatlık ücreti miktarının bu madde hükmü doğrultusunda değerlendirildiği, normlar hiyerarşisine uygun düzenleme yapıldığı, dava konusu düzenleyici işlemin tüm unsurlarıyla hukuka uygun olduğu; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından ise, usule ilişkin olarak Bakanlıklarının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği,
esasa ilişkin olarak davacı vekili tarafından, hatalı değerlendirmelerde bulunulduğu, Yönetmelikte kastedilen avukatlık ücretinin, sanık durumuna düşen personelin vekalet verdikleri avukatın ücreti ile ilgili olduğu, mahkemece haklı bulunan taraf vekili için hükmedilen avukatlık ücreti ile ilgisi olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25.06.2019 tarihinde 30812 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin Son fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinde; "Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir. Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." hükmü getirilmiştir.
25.06.2019 tarih ve 30812 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişikilik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinde (Ana Yönetmeliğin değiştirilen 6 ncı maddesi); “Bu Yönetmeliği uygulamak üzere Milli Savunma Bakanlığında; Personel Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan Yardımcısının Başkanlığında, Bütçe ve Mali Hizmetler Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ile avukatlık ücreti ödenmesi talebinde bulunan sanık asker kişilerin bağlı bulunduğu Kuvvet Komutanlıklarının Harekât Başkanı ve Personel Başkanlarından oluşan bir Komisyon kurulur.
Komisyonun sekreterya hizmetleri Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce yürütülür.
Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar Milli Savunma Bakanı onayı ile kesinleşir.” kuralı getirilmiştir.
1 Temmuz 1992 tarih ve 21271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olan ve dava konusu Yönetmeliğin değişiklik yaptığı Yönetmeliğin 6. maddesinde de; (...)bir Komisyon kurulur. Komisyonun sekreterya hizmetleri Personel Başkanlıklarınca yürütülür.
Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmiyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının tasvibini müteakip ilgisine göre Millî Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanının onayı ile kesinleşir." kuralı, "Avukatlık Ücretinin Miktarı" başlıklı 8. maddesinde ise; Avukatlık ücretinin tesbiti, avukatlık sözleşmesinin yapıldığı tarihteki avukatlık asgari ücret tarifesi esas alınarak yapılır. Ancak ödenecek miktar tarifede belirtilen ücretlerin 20 katını geçemez." kuralı bulunmaktadır.
Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği hususunun belirlenmesi, Yönetmeliğin 4. maddesi ile sayılmış olan (Bu Yönetmelik hükümlerine göre avukatlık ücretinin ödenebilmesi için; a) Karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetleri, asayişi temin ve koruma hizmetleri ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki için görevlendirilen asker kişilerin, gerek bu hizmet ve görevlerin ifası sırasında gerekse bu görevlerinden dolayı silah kullanmak zorunda kalmaları nedeniyle sanık durumuna düşmeleri, b) Sanık asker kişi hakkında kamu davası açılmış olması, c) Sanık asker kişinin, isnat edilen suçla ilgili olarak bir avukata usulüne uygun vekâletname vermiş bulunması, d) Olayın niteliği ve kusur derecesine göre sanık asker kişinin durumunun uygun görülmesi,) şartlarının var olup olmadığı yönünden yapılacak bir değerlendirmenin sonucudur. Yoksa bu madde kapsamda yer alan bir olaydan dolayı şartları taşıyan sanık asker kişinin vekalet verdiği avukatın ücretinin ödenip ödenmeyeceği hususunda bir takdir yetkisi kullanılmasına ilişkin değildir.
Avukatlık ücreti ödenecek bir vekaletnamenin varlığına rağmen ödenecek miktarın tespitinin idareye bırakılmış olmasına yönelik olarak; Yönetmelik kapsamında ödenecek azami miktar belirlenmiş olup, azami miktardan daha düşük bir miktarda ödemeye karar verilebilmesinin kıstasları belirlenmemiştir. Avukatlık Kanununa göre Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağına göre, avukatlık ücretinin hangi hallerde azami miktarda hangi hallerde azami miktardan daha düşük miktarlarda ödeneceğinin belirlenmesi gerekirken, sanık asker kişi ile avukatı arasında belirlenmiş olan ücretin, azami miktardan yüksek olması halinde azami miktardan ödeme yapılacağı gözönünde bulundurularak, farklı ödeme yapılmasını gerektiren kıstasların belirlenmesi gerekirken, idarenin takdirine bırakılmasına ilişkin düzenlemenin bu kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin; değişik 6. maddesinin son fıkrasının; "Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar Milli Savunma Bakanı onayı ile kesinleşir." ibaresinin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, 01/07/1992 tarih ve 21271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 25/06/2019 tarih ve 30812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 6. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
25/06/2019 tarih ve 30812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Ana Yönetmeliğin amaç ve kapsamı dahil olmak üzere önemli değişiklikler yapılmış, bu çerçevede İçişleri Bakanlığına bağlı olan Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli bulunan asker kişiler Yönetmelik kapsamından çıkarılarak Yönetmeliğin 7. maddesi ile Ana Yönetmeliğin "Yürütme" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve İçişleri Bakanı" ibaresi yürürlükten kaldırılmış, dolayısıyla Ana Yönetmelik hükümlerinin sadece Milli Savunma Bakanı tarafından yürütüleceği öngörülmüştür.
Bilahare İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde çalışan personeli kapsayan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Mensubu Sanık Personelin Avukatlık Ücretinin Ödenme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik, 03/08/2019 tarihli ve 30851 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu haliyle, dava konusu Yönetmelik kapsamından İçişleri Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde çalışan personelin çıkarıldığı anlaşıldığından, işbu davada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca İçişleri Bakanlığının hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun "Askerlerin Silah Kullanma Yetkileri" başlıklı 87. maddesinin 1. fıkrasında, karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetlerinde veya asayişi temin için görevlendirilen askerlerin hangi hallerde silah kullanmaya yetkili oldukları, silah kullanma yetkisinin derecesi, silah kullanma tarzı, ateş emri ve kendiliğinden ateş etme yetkisi, ateş emri vermeye yetkili makamlar düzenlendikten sonra, "Sorumluluk" başlıklı VI numaralı bendinde, "Her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutulmak kaydiyle bu madde hükümlerine göre silahını kullanan askere ve silah kullanma emrini veren birlik komutanına sorumluluk yüklenemez." hükmüne; 22/11/1990 tarihli ve 3683 sayılı Kanunla değişik "Soruşturma usulü ve adli yardım" başlıklı VII numaralı bendinde ise, "Silah kullanmak zorunda kalan asker kişiler hakkında, hazırlık soruşturması Askeri Savcı, Cumhuriyet Savcısı veya yardımcıları tarafından yapılır. Haklarında dava açılan sanık asker kişiler duruşmadan vareste tutulabilir. Olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre sanığın mensup olduğu Bakanlıkça durumu uygun görülenlerin vekalet verdiği avukatın ücreti, bu bakanlıkların bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esasları, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
" hükmüne yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinde, avukatlığın amacının; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olduğu; avukatın bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis edeceği; 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği, yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesinin avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabileceği, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamayacağı kurala bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502. maddesinde ise, "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
" hükmü; 330. maddesinde de, "Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir." hükmü yer almıştır.
211 sayılı Kanun'un 87. maddesinin 1. fıkrasının VII numaralı bendine istinaden hazırlanan Hakkında Dava Açılan Asker Kişiler İçin Avukat Tutma ve Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 01/07/1992 tarihli ve 21271 sayılı Resmi gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş; bilahare 07/08/2001 tarihli ve 24486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile adı Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik olarak değiştirilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve diğer kanunlarla verilen karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetlerinde veya asayişi temin ve kaçakçılığın men, takip ve tahkiki için görevlendirildiklerinde ya da önleyici, caydırıcı, düzenleyici, koruyucu görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında veya bu görevlerinden dolayı sanık durumuna düşen asker kişilerin, vekâlet verdikleri avukatın ücretinin ödenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.
" kuralına yer verilmiş;
"Komisyon Teşkili ve Onay Makamı" başlıklı 6. maddesi, "Bu Yönetmeliği uygulamak üzere;
a) Millî Savunma Bakanlığında; Personel Başkanlığının bağlı bulunduğu Müsteşar Yardımcısının Başkanlığında, Maliye Başkanı, Personel Başkanı, Hukuk Müşavirliği ve Davalar Dairesi Başkanı ile avukatlık ücreti ödenmesi talebinde bulunan sanık asker kişilerin bağlı bulunduğu Kuvvet Komutanlıklarının Harekât Başkanı ve Personel Başkanlarından,
b) Jandarma Genel Komutanlığında; Kurmay Başkanı Başkanlığında, Harekât Başkanı, Personel Başkanı, İstihbarat Başkanı, Maliye Başkanı ve Hukuk Hizmetleri Başkanı ve Adli Müşavir ile; ilgili görülen diğer birim yetkililerinden,
c) Sahil Güvenlik Komutanlığında; Kurmay Başkanı Başkanlığında, Harekât Grup Başkanı, Personel Grup Başkanı, Komptrolörlük Şubesi Müdürü, İstihbarat Şube Müdürü, Hukuk Müşavirliği ile, ilgili görülen diğer yetkililerden
oluşan bir Komisyon kurulur. Komisyonun sekretarya hizmetleri Personel Başkanlıklarınca yürütülür.
Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar, ilgisine göre Millî Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanının onayı ile kesinleşir.” şeklinde iken;
25/06/2019 tarih ve 30812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile "Bu Yönetmeliği uygulamak üzere Milli Savunma Bakanlığında; Personel Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan Yardımcısının Başkanlığında, Bütçe ve Mali Hizmetler Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ile avukatlık ücreti ödenmesi talebinde bulunan sanık asker kişilerin bağlı bulunduğu Kuvvet Komutanlıklarının Harekât Başkanı ve Personel Başkanlarından oluşan bir Komisyon kurulur.
Komisyonun sekreterya hizmetleri Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce yürütülür.
Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar Milli Savunma Bakanı onayı ile kesinleşir." halini almış; böylece, Yönetmeliğin kapsamı dışına çıkarılan İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına yönelik düzenlemeler dava konusu madde metninden de çıkarılmak suretiyle Yönetmeliğin tamamında yeknesaklık sağlanmıştır.
Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, sanık asker kişi ile avukat arasında yapılan ücret sözleşmesi ve usulüne uygun olarak verilen vekaletname, Komisyon tarafından, sanık asker kişi hakkında karar verilebilmesi için gerekli belgeler arasında sayılmış; 8. maddesinde ise, avukatlık ücretinin tesbitinin, avukatlık sözleşmesinin yapıldığı tarihteki avukatlık asgari ücret tarifesinin esas alınarak yapılacağı, ancak ödenecek miktarın tarifede belirtilen ücretlerin 20 katını geçemeyeceği öngörülmüştür.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükümlerinin irdelenmesinden; avukatın hukuki bilgi ve tecrübelerini tahsis ettiği avukatlık sözleşmesinin bir vekalet sözleşmesi olduğu, avukatın bu hukuki yardımının karşılığı olan avukatlık (vekalet) ücretinin, avukatlık asgari ücret tarifesi altında, dava veya hükmolunacak şeyin yüzde yirmibeşinin üstünde kararlaştırılamayacağı, dolayısıyla avukatlık (vekalet) sözleşmesinde vekâlet verenin edimini teşkil eden vekâlet ücretinin akdi (sözleşmesel) bir yükümlülük/borç olduğu; yargı yerlerince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince hükmolunacak vekâlet ücretinin ise aleyhine hüküm kurulan taraftan alınarak lehine hüküm kurulan tarafa verilecek bir yargılama gideri olduğu, başka bir anlatımla her iki vekalet ücretinin kaynağının ve borçlusunun farklı olduğu anlaşılmaktadır.
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 87. maddesinin "Soruşturma usulü ve adli yardım" başlıklı VII numaralı bendinde, silah kullanmak zorunda kalan asker kişiler hakkında, ceza soruşturması veya kovuşturması bulunması halinde, olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre sanığın mensup olduğu Bakanlıkça durumunun uygun görülmesi kaydıyla vekalet verdiği avukatın ücretinin, bu bakanlıkların bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı, avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esaslarının ise, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesi ile silah kullanma yetkisine sahip asker kişilerin, birinci fıkrada sayılan görevler sırasında ve bu görevler dolayısıyla silah kullanmaları nedeniyle meydana gelen olaylar sonucu ceza soruşturması veya kovuşturmasına maruz kalmaları halinde hukukî yardım aldıkları avukatın ücretinin ödenmesinde destek olunması, katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Başka bir anlatımla, silah kullanımını gerektiren güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın önlenmesi gibi riskli kamu hizmetlerini ifa eden asker kişilerin, kendilerini ağır baskı altında hissetmeleri nedeniyle vazifelerini endişe içerisinde yapmalarını önlemek için bu görevlerinin icrası sırasında suç işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma açılması, ihzar veya tutuklama müzekkeresi çıkarılması, gözaltına alma kararı verilmesi veya kamu davası açılması hallerinde, avukatlık sözleşmesi yaparak hizmet aldıkları avukatın ücretinin Bakanlık bütçesinden ödenmesi öngörülmüş; bu kapsamda olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre asker sanıkların durumunun mensup olduğu Bakanlıkça değerlendirilmesi esası kabul edilmiş, avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi konusunda davalı Bakanlık yetkili kılınmıştır.
Anılan yetkiye istinaden yürürlüğe konulan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, sanık durumuna düşen asker kişilerin, vekâlet verdikleri avukatın ücretinin ödenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu; 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, sanık asker kişi ile avukat arasında yapılan ücret sözleşmesinin, Komisyon tarafından sanık asker kişi hakkında karar verilebilmesi için gerekli belgeler arasında olduğu belirtilmiş; 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair karar vermek üzere kurulacak Komisyonun oluşumu ve sekreterya hizmetlerini yürütecek birim düzenlenmiş; dava konusu 3. fıkrasında da, "Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar Milli Savunma Bakanı onayı ile kesinleşir." kuralına yer verilerek Komisyon kararının onay makamı belirlenmiştir.
Buna göre, davalı Bakanlığa, ödeme usul ve esaslarını yönetmelikle düzenleme yetkisi verilen ve dava konusu Yönetmelikle düzenlenen avukatlık ücretinin, 1136 ve 6098 sayılı Kanunlar uyarınca vekâlet veren ile vekil arasında akdedilen "vekâlet sözleşmesine ilişkin avukatlık ücreti" olduğunda duraksama bulunmamakta olup; davalı Bakanlığın, söz konusu avukatlık ücretinin Bakanlık bütçesinden ödenip ödenmeyeceği ve ödenecek tutarın belirlenmesi hususunda hukuki düzenlemeler yapma yetkisini haiz olduğu açıktır.
Bu açıdan, davalı Bakanlığın, 211 sayılı Kanunla verilen ve dava konusu Yönetmelikle usul ve esasları belirlenen, avukatlık ücretinin hangi hallerde ve ne kadarının kurum bütçesinden karşılanacağını tespit etme yetkisinin, yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretine yönelik olmaması nedeniyle anayasaya aykırı ve yargı yetkisine müdahale teşkil eden bir yönü bulunmadığı gibi; davalı bakanlığın, sanık asker kişi ile avukat arasında imzalanan avukatlık sözleşmesinin tarafı olmadığı ve söz konusu sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerin (sanık askerin avukatlık ücretini ödeme borcunun) taraflar açısından devam ettiği dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmeyi ortadan kaldırıcı mahiyette ya da sözleşmeye müdahale olarak değerlendirilemeyeceği de açıktır. Başka bir anlatımla, avukatlık sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Bakanlığın ödeme, ödememe ya da kısmen ödeme kararı vereceği tutarın, Bakanlık açısından avukatlık ücreti niteliğini haiz olmadığı, yalnızca sanık asker kişiye yapılan bir destek/katkı mahiyetinde olduğu kuşkusuzdur.
Bu itibarla, olayın mahiyetine, kusurun nitelik ve derecesine göre sanık askerin durumunu değerlendirerek Bakanlık bütçesinden yapılacak işlemi tespit eden Komisyon kararını onaylama yetkisini içeren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiş olup; aksi yöndeki davacı iddialarına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.