T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1047
Karar No:2023/2737
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Radyo TV A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul Çamlıca'dan yapılmakta olan Analog TV yayınlarına 05/06/2017 tarihine kadar son verilmesi ve bu yayınlara İstanbul'da bulunan diğer emisyon noktalarından devam edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; İstanbul Çamlıca tepesinde yer alan radyo ve televizyon vericilerinin tek yerde toplanması ve bu suretle görüntü kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla bir kule yapılması için Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında protokol imzalandığı, bu protokol kapsamında ihaleye çıkılmak suretiyle kule inşaatına başlandığı, kulenin en fazla "60 adet fm radyo ve 20 adet analog tv yayını" veya "80 adet fm radyo yayını" kapasiteli olduğunun Bakanlıkça yaptırılan teknik çalışmalar neticesinde belirlenerek bu iki kapasite seçeneği arasından birinin tercih edilerek ilgili yayıncı kuruluşlara bilgi verilmesinin Üst Kurul'dan istenildiği, Üst Kurulca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde kulede 80 adet fm radyo yayınının faaliyete geçmesinin tercih edildiği, Çamlıca tepesine kule yapılmasına ve bu kulenin "60 adet fm radyo ve 20 adet analog tv yayını" veya "80 adet fm radyo yayını" kapasiteli olmasına Üst Kurulca değil, Bakanlıkça karar verildiği, kule inşaatı ve bununla ilgili diğer hususların Bakanlıkça yürütüldüğü, Üst Kurul'un yalnızca kapasiteler arasından birini seçmekle görevli kılındığı, keza mevzuatta sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayına geçilene kadar analog yayın yapabilecek kuruluşları ve bunların analog yayın yapabileceği yerleri belirleme yetkisinin de Üst Kurul'a verildiği, dolayısıyla Bakanlıkça görevli kılınan Üst Kurulca 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili maddelerinden alınan yetkiye dayanılarak tesis edilen dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, kule inşaatının henüz tamamlanmadığının iddiasında bulunmuş ise de, inşaatın söz konusu Bakanlığın sorumluluğunda olduğu ve bu hususta Üst Kurul'un herhangi bir dahlinin bulunmadığı;
Yine davacı tarafından, yayın hakkının ihlal edildiği iddia edilmiş ise de, dava konusu işlemle davacının İstanbul Çamlıca'da bulunan mevcut analog yayınlarının, yine İstanbul'da bulunan diğer emisyon noktalarına taşınmasına karar verildiği ve işlemin yayın durdurma niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu iddialara itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; Üst Kurul'dan, Çamlıca Kulesinden yayın yapacakların nasıl belirlendiği, analog yayın yapan televizyonlara yer verilmemesinin bir zorunluluğa, teknik bir incelemeyle ortaya konulan bir mecburiyete dayanıp dayanmadığının açıklanmasının istenilmesi üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Bakanlık Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün 16/11/2016 tarihli yazısında, "... işin proje müellefi tarafından hazırlanan inceleme raporunda, üç farklı üretici şirket ürün verilerinin incelenmesi sonucunda, belirtilen değişikliklerden özellikle verici katlarında yerleşim planı ve statik tasarım kriteri olan 500 kg/m² yük değerinin aşılmadan anılan düzenlemelerin yapılabileceğinin anlaşıldığı ifade edilmekte olup; 1) Mevcut combiner giriş sayısında artış, 2) TV verici güçlerinde azaltma, 3) FM modülasyon indeksinde azaltma (Yayınlararası girişim ve karışım oluşumunu engellemek amacı ile), yapılması gerektiği ve anılan bu değişiklikler, üreticiler tarafından sunulan ürün verileri ve RTÜK kriterleri açısından gerçekleştirilebilir durumda olduğu değerlendirmeleri yer almaktadır. Tüm bu hususlar çerçevesinde; raporda uygun görülen iki alternatiften birine karar verilmesi ve tek elden temin edilmesi gereken; ancak ihale bünyesinde bulunmayan vericilerin ilgi (a) yazınız ekinde yer alan TRT ve … A.Ş. tarafından hazırlanan teknik şartnameler ile proje müellifi tarafından hazırlanmakta olan ve tamamlanmasını müteakip Genel Müdürlüğünüze iletilecek teknik şartnamelere uygun olarak temininin sağlanması gerekmektedir." açıklaması ile Üst Kurul İzin ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı'nın, "... Televizyon yayınlarının çalıştığı frekans bandı (470MHz-790MHz frekans aralığı), FM radyo yayınlarının yapıldığı (87.5MHz-108.0MHz frekans aralığı) frekans aralığından çok daha yüksek olduğundan, televizyon yayınlarının İstanbul-metropolünü tek bir emisyon noktasından kapsaması mümkün değildir. Bunun için Çamlıca dahil 15 adet emisyon noktasından TV yayını yapılarak İstanbul-metropolü kapsanabilmektedir. Diğer yandan, RTÜK ve BTK tarafından hazırlanan FM Radyo Frekans Planlarında, İstanbul-metropolünü kapsamak için sadece İstanbul-Çamlıca emisyon noktası belirlenmiş olup; hâlihazırda da, mevcut olarak FM radyo yayını yapmakta olan kuruluşların hepsi bu noktadan yayınlarına devam etmektedirler. ... Her bir FM yayını için tek bir frekans kullanılmaktadır. İstanbul-Çamlıca emisyon noktası dışından İstanbul-metropolünün kapsanması istenirse bu durumda çok sayıda emisyon noktasına ihtiyaç olacak ve her bir FM yayını için istasyon sayısı adedince ayrı frekanstan yayın yapılması gerekecektir. Bu frekansların, birbirini enterfere etmemesi için farklı ve birbirini etkilemeyecek frekanslar olması gerekecektir. Bu durumda İstanbul'da çok az sayıda FM yayınının yapılması mümkün olabilecektir. FM radyo yayınları için kullanılan frekans aralığı, 87.5MHz-108.0MHz bandı olup, bunun genişletilmesi imkanı bulunmamaktadır. 103 adet FM radyo yayınının İstanbul-Çamlıca noktasından yapılma mecburiyeti vardır. İstanbul-Çamlıca emisyon noktasından yapılacak FM radyo yayınlarının frekanslarının belirlenmesine ise tamamen objektif kriterler kullanılarak kuruluşların mevcut olarak kullandıkları frekanslar aynen korunmuş ya da kaydırılması gerekiyorsa en yakın frekansa 100 kHz kaydırılmıştır. TRT kulesinde mi yoksa yeni yapılan kuleden mi yayın yapacakları hususu da ortak anten sistemlerinde kullanılmak zorunda olan 'COMBINER' sistemlerinin çalışma prensipleri gözönünde bulundurularak belirlenmiştir." açıklaması ve ayrıca Raporda yer alan "80 FM radyo ve 0 TV uygulamasının Sayısal TV yayıncılığına geçiş ve Analog TV yayıncılığının ilgili uluslararası anlaşmalara uyumu açılarından öncelikle değerlendirilmesi" görüşü dikkate alındığında, teknik bir gereklilik sonucu tesis edildiği anlaşılan dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun kararda yer verilen açıklamayla reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kule inşaatının hâla devam etmekte olduğu ve uzun süre devam edeceği düşünüldüğünde davalı idarenin bir sonraki aşama olan vericilerin sökülmesi işlemine geçmesinin mümkün olmadığı, ilgili plana uyulmadığı, Bakanlık tarafından verilen yetkinin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı, önceki aşamalar tamamlanmadan yetkisi dahilinde olmayan diğer aşamalara geçilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, Mahkemece işlemin nasıl tesis edildiğine dair herhangi bir inceleme yapılmadığı, tebliğ edilmeyen Üst Kurul kararına dayanılması suretiyle kendisine süre verilerek işlem yapmasının beklenilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalının kendi eliyle, zaten oldukça güç olan bir işin yapılmasını imkânsız hâle getirdiği, yayınların devam ettirilmesi istenen İstanbul'daki diğer emisyon noktalarının hiçbirisinin mevcut emisyon noktası olan Çamlıca'nın yerini teknik ve alt yapı olarak ikame edecek durumda olmadığı, kamunun haberleşme ve iletişim özgürlüğünün tamamen engelleneceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kararda yer verilen açıklamayla reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.