T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1049
Karar No : 2023/9402
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Av. …
.
İstemin Özeti :Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda Bakım Yüzbaşı rütbesiyle görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK'nın 4/1-a maddesi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın … tarih ve … sayılı onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü;
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin verilen .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...Sanık Mustafa Tezcan'ın olay tarihi itibariyle Bakım Yüzbaşı rütbesiyle K.K.Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı Plan Şubede Denetim Üyesi olarak görev yaptığı, kendi adına kayıtlı 0 505 ... .. 01 nolu cep telefon hattını ve K.K.K.lığının yazı cevabına göre de 5035 nolu dahili hat telefon numarasını kullandığı, çalışma odasının da yeni bina 8. katta (811 nolu oda) bulunduğu, Sanık ...'ın olay tarihinde mesaiye erken saatte gelmesi nedeniyle saat 16:15'de mesaisini tamamlayarak kantin geçiş kapısından kışladan ayrılarak ikametine gittiği, sanığın kendi savunmasına göre; evde istirahat halindeyken televizyonda İstanbul'da terör alarmı, Boğaz Köprüsünün IŞID, PKK terör eylemlerine karşı emniyet maksadıyla jandarma tarafından kapatıldığına yönelik haberleri gördüğünü, bu esnada da dışarıdan alçaktan uçan uçak seslerinin gelmeye başladığını, Ankara'da daha önce gerçekleştirilen terör saldırılarını da dikkate alarak olağan dışı bir durum olduğunu değerlendirdiğini ve yıllık izinde olan şube müdürü Piyade Albay A. T.'yi aradığını, A. T'nin konu hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını söylediğini, daha sonra şube Müdürünün yerine vekaleten bakan diğer personeli aradığını, bu kişinin de kendisine herhangi bir bilgisi olmadığını söylediğini, bunun üzerine daha önce kuvvette de yayınlanan olağanüstü hallerde personelin öncelikle birliğe gitmesi yönünden verilen emirler ve mesleki sorumluluk anlayışı doğrultusunda tüm personelin birliğine gittiğini düşünerek kendi inisiyatifiyle kimse tarafından çağrılmadan mesaiye gittiğini belirttiği, K.K.Dahili hat görüşme kayıtlarına göre sanık ...'ın kullandığı 5035 nolu dahili hattan 15 Temmuz günü sabah saat 09:46'da 6161 nolu dahili hattı kullanan sanık S. A. tarafından arandığı, sanıkların aynı başkanlıkta görev yapmadıkları, sanık S.A. Kara Kuvvetleri karargahında darbe girişimine ilişkin hazırlıklardaki üstlendiği görevin yukarıda genel kabul bölümünde ayrıntılı olarak gösterilmiş olduğu, Yukarıda K.K.Kışlasında yaşananlar bölümünde ayrıntılı olarak gösterildiği üzere sanık ...'ın kışlaya gelmesinden önce K.K.Karargahında; sanık E. Ç'nin saat 20:25'de Akıncı Üssünde bulunan M. D. ile telefon görüşmesinden sonra darbe girişimi ile ilgili faaliyetlerin başlatılması konusunda verdiği emir ve talimatlar üzerine K.K.Karargah binası (eski ve yeni bina) koridorlarında hareketliliğin başladığı, genel itibariyle bu saate kadar karargah çalışma (safari) kıyafetli olan ve haklarında mahkumiyet hükmü verilen sanıkların her hangi bir neden olmamasına rağmen eğitim (kamuflaj) kıyafetlerini giyerek kendilerine darbe girişimi kapsamında verilen emirler doğrultusunda, K.K.Karargah binası, 2 ve 3 nolu nizamiye ile Destek Kıtaları Grup Komutanlığı ve araç sevk amirliği kontrolünü ele geçirdikleri, HTS kayıtlarına göre olayların başlamasından sonra sanık ...'ın cep telefonundan saat 21:33, 22:17, 22:49 ve 22:51'de sanık Serhat Akın tarafından aranmış olduğu, saat 22:29'da da kendisinin S. A'yı aradığı, sanık ...'ın bu telefon görüşmeleri sonunda ek bir görev veya işinin bulunmamasına rağmen kara kuvvetleri kışlasına gittiği ve telefonla görüştüğü sanık S. A. ile birlikte kışlaya giriş yaptığı, Kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporuna göre de; sivil kıyafetli sanıklar Se. A. ve ...'ın saat 00:07'de 3 nolu nizamiye yaya giriş kapısından kışlaya birlikte giriş yaptıkları, Bu sanıklardan önce saat 00:00'da gelen sanıklar G. K., S. T. ve İ. A'nın kışlaya girişine izin verilmesine rağmen onlarla birlikte gelen tanık A.'nin ise yaya giriş kapısından dışarı çıkarıldığı ve kışlaya girişine izin verilmemiş olduğu, Tanık A. B.'nin mahkememiz huzurunda alınan beyanında özetle; 15 Temmuz 2016 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Destek Kıtaları Grup Komutanlığı'nda karargah bölüğünde uzman çavuş rütbesiyle güvenlik kollarında güvenlik elemanı olarak görev yapmakta olduğunu, olay günü izinli olduğunu, akşam saatlerinde karargahın yakınlarında bir mekanda bulunduğunu, televizyondan Ankara'da bir hareketlilik olduğunu gördüğünü, güvenlikten sorumlu olduğu için kışlaya gitme ihtiyacı hissettiğini, 3 nolu nizamiye kapısının açık olduğunu, asker olmadığını, buradan sivil olarak içeri girdiğini, hatırladığı kadarıyla üzerinde şort bulunduğunu, x-ray cihazından geçtiğini, turnikelerden kartını okutacağı esnada kolunda nöbetçi kolluğu olan nöbetçi astsubayla karşılaştığını, nöbetçi astsubayın yemekhaneye mi geldiğini sorduğunu, o esnada yanlarına destek kıtalarından olmayan kısa boylu bir binbaşının geldiğini, tanığın giriş kartını binbaşıya uzattığını, binbaşının tanığa karargaha giriş olmadığını, giremeyeceğini söylediğini, açıklama yapmaya çalıştığını, güvenlik personeli olduğunu, güvenlik harekat merkezine bağlı çalıştığını, isterse GHM'yi arayıp teyit edebileceğini, girme yetkisinin olduğunu söylediğini, binbaşının aşağılar tavırla ''giremezsin uzman çavuşum, girmeyeceksin diyorsam girmeyeceksin'' gibi bir cümle kullandığını, bunun üzerine tanığın kuvvetten dışarı çıktığını belirttiği, Tanık A. B.'in saat 00:00'da kışla dışına çıkarılmasından 7 dakika sonra dışarından yaya girişine gelen sivil kıyafetli sanıklar S. A. ve ...'ın ise herhangi bir arama ve kontrole tabi olmaksızın kışla içerisine alındıkları, tanık A. B.'nin kışlanın emniyetinden sorumlu Destek Kıtalarında görevli olmasına ve özellikle belirtmesine rağmen sanık M. Ş. tarafından kışlaya girişine izin verilmeyerek dışarı çıkarıldığı, diğer sanıkların içeri alınmasına rağmen yine görevli tanığın dışarı çıkarılmasının ise sanıkların farklı amaçla hareket ettiklerini ve savunmalarında belirttikleri gibi sırf kışla çevre güvenliğini almak veya darbe karşıtı faaliyet amacıyla hareket etmediklerini açıkça ortaya koyduğu, Sanık ...'ın giriş yaptığı saat itibariyle 3 nolu nizamiye kontrolünün tamamen darbeci ekip tarafından ele geçirilmiş olduğu, giriş yapmak isteyen kişilerin isimleri kontrol edildikten ve ilgili kişilerden izin alındıktan sonra içeri alındıkları, darbeci ekibin uygun görmediği isimlerin kapıdan geri çevrildikleri ve kışlaya alınmadıkları, sanık ...'ın da kışlaya alınmasına karar verilen kişiler arasında yer aldığı, yine bu saat itibariyle K.K.Kışlasının darbeci ekip kontrolünde olduğunun da bilinen bir gerçek olduğu, K.K.Kışla güvenlik kamera kayıtları ve kayıtların çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna göre; sanık ...'ın herhangi bir arama veya kontrol yapılmaksızın 3 nolu nizamiye binasından sivil kıyafetli olarak kışlaya giriş yaptıktan sonra saat 00:15'de yeni bina 7 nolu kapıdan yanında sivil kıyafetli sanık S. A. ve eğitim kıyafetli sanık İ. A. ile birlikte yeni binaya giriş yaparken görüldüğü, sonrasında saat 00:16'da aynı isimler ile yeni bina 2. kattan eski binaya geçiş yaparken, saat 00:17'de ise yine aynı isimler ile eski bina 2. Kat koridorlarında görüldüğü, Sanığın kendi savunmasına göre de, sanık İ. A.'ın odasında gelişmeleri televizyondan takip ettikleri, yapılan açıklamaları dinledikleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın TSK içerisinde bir azınlığın kalkışma hareketi içinde olduğuna dair açıklamalarını izlediği, Sanık ...'ın kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporuna göre de; kendisi sivil kıyafetli yanında ise eğitim kıyafetli sanıklar İ. A., G. S. ve K. K. ile birlikte saat 02:06'da yeni bina zemin katta yürürken, saat 02:07'de ise aynı kişiler ile birlikte yeni bina 7 nolu kapıdan çıkış yaparak 2 nolu nizamiye bölgesine giderken görüldüğü, Darbeci ekip kontrolüne geçen K.K.Karargah ve Kışlasına dışarıdan yapılacak bir polis veya kolluk gücü ile sivil vatandaş müdahalesini engellemek amacıyla kışla çevresine görevlendirmeler için karargah binasında bulanan sanıklar da dahil olmak üzere sanıkların 2 nolu nizamiye bölgesine çağrıldığı, görevlendirilecek sanıkların kullanımı için muhafız taburu silahlığından Ford-Connect marka araçla G-3 tüfek ve hücum yeleği getirilerek dağıtımın yapıldığı, sanık ...'ın da bu kapsamda G-3 piyade tüfeği ile hücum yeleği aldığı ve nizamiye ziyaretçi bekleme salonunda görevlendirme listesi düzenleyen sanıklar T. A., İ. B. ve Y. A'ya ismini yazdırdığı, bilirkişi raporuna göre de saat 03:05'de 2 nolu nizamiye ziyaretçi bekleme salonunda sivil kıyafet üzerine hücum yeleği giymiş şekilde elinde G-3 tüfekle görüldüğü, sanığın bu bölgede görevlendirme için liste yapan sanıklar, T. A., İ. B. ve Y. A.ya ismini ve cep numarasını yazdırıp görevlendirildiği bölgeye gittiği, saat 03:14'de nizamiye giriş kapısından hücum yelekli ve piyade tüfekli olarak kışla içerisine görevlendirildiği bölgeye giderken görüldüğü, (...) Sanık ...'ın, K.K.Kışlasının darbe girişimi kapsamında ele geçirildiğini bilerek, yapılan görevlendirme ve işbölümü kapsamında kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, darbenin başarılı olması için aktif çaba sarf ettiği, dışarıdan yapılacak bir polis veya kolluk gücü ile sivil vatandaş müdahalesini engellemek amacıyla silahlı nöbet tuttuğu, kışla içerisinde kendisine verilen kanuna aykırı ve konusu suç teşkil eden emirlere bilerek uyduğu, darbenin başarısız olduğunun anlaşılması üzerine saat 09:30 sıralarında kışlayı terk ettiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.