T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10922
Karar No : 2023/3493
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1- ... (kendi adına asaleten,
... adına velayeten)
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ... 'in hakimiyetinde bulunan bisikletiyle 05/08/2014 tarihinde Konya ili, Meram ilçesi, Çığır Sokağı kavşağında bulunan hemzemin geçitten geçerken trenin çarpması sonucu hayatını kaybetmesinde hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 3.000,00 TL maddi ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporunda; elde edilen bilgilerin değerlendirilmesinden, kazanın, makinist ... yönetiminde Kaşınhan istikametinden Konya yönüne seyretmekte olan ... sefer sayılı tren, demiryoluna paralel Yakut Hatun Sokak içinde karşı istikametten gelerek sağ dönüşle km: 001+578 de davalı idare tarafından kapatılmış hemzemin geçidin ihata aralığından bisikleti ile geçmekte olan ... ’e çarpması şeklinde geliştiği, maktulün demiryoluna girmeden önce gerekli kontrolleri yapmadığı, özellikle yaklaşan tren olup olmadığını denetlemediği, kendisinin can güvenliğini tehlikeye atan bu tedbirsiz ve dikkatsiz davranışının olaydaki asli sebep olduğu, mevcut bilgilerden kaza noktasının daha önce hemzemin geçit özelliğini taşıdığı, ancak bilahare iptal edildiği, dolayısı ile artık bir demiryolu cari hattı niteliği taşıdığı, her iki taraftan belirli aralıklar ile çakılmış demir engeller ile trafiğe kapatıldığı ancak engeller arasından yayaların ve dolayısı ile bisiklet vb. araçların girişine ve geçişine müsait olduğu, dolayısı kaza sırasında ile yaya ve anılan araçların da geçişini engeller tarzda kapatılmamış durumda olduğu, demiryolu hatlarının her iki yanından yayaların ve hayvanların dahi giremeyecek şekilde muhafaza altına alınması yani demiryolculuk terimi ile “ihata edilmesi” arzu edilen ideal bir durum olduğu ancak özellikle başta bütçe ve ekonomik nedenler ile mevzuat gereksinimleri açısından ihata her zaman her yerde uygulanamadığı, olayda ölenin ağır kusuru dikkate alındığında, davalı idarenin kusurunun bulunmadığı yönünde tespitlere yer verildiği, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer verilen tespitler bir bütün olarak ele değerlendirildiğinde, davacılar yakınının ölümüne sebebiyet veren olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve olayda kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasını gerektiren bir hususun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, kapatılan hemzemin geçitte davalı idarece gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacıların yakını ... , 05/08/2014 tarihinde Konya ili, Meram ilçesi, Çığır Sokağı kavşağında bulunan davalı idarece kapatılmış olan hemzemin geçitten sürücüsü olduğu bisiklet ile geçmeye çalışırken, trenin çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir.
Davacılar tarafından, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi istemiyle davalı idareye yaptıkları 15/12/2016 tarihli başvurunun davalı idarece ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine 3.000,00 TL maddi ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, Mahkemece, raporun yetersiz ya da çelişkili görülmesi üzerine, aynı bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya başka bilirkişilere yeni bir inceleme yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda (bu tespitler esas alınmak ve bu tespitlerle uyumlu olmak kaydıyla) re’sen bir sonuca varılabileceğinin de kabulü gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu kazanın gerçekleştiği hemzemin geçitin bulunduğu yerde tren yolunun virajlı olduğu, demiryolu etrafında ağaçlar ve otlar dolayısı ile görüşün kısıtlı olduğu, bu sebeple yaşanan kazalar neticesinde kontrollü hemzemin geçitin davalı idarece demir direkler konulmak suretiyle araç giremeyecek şekilde kapatıldığı, ancak söz konusu geçitten yaya geçişini engellenmesi amacına yönelik olarak hiç bir tedbirin alınmadığı, yalnızca demir direkler ile yetinildiği, yapılan direkler arasına tel örgü yapılmak suretiyle geçitin yaya trafiğine kapatılmadığı ve olay yerinde "girilmez" vb şekilde uyarıcı levhaların bulunmadığı, başka bir ifadeyle kaza tarihinde kapatılan hemzemin geçitte yayaların emniyeti için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporunda olayın davacılar yakınının ağır kusurundan kaynaklandığı belirtilmişse de aynı raporda demiryolu hatlarının her iki yanından yayaların ve hayvanların dahi giremeyecek şekilde muhafaza altına alınması yani demiryolculuk terimi ile “ihata edilmesi” arzu edilen ideal bir durum olduğu yönünde ifadeye de yer verildiği görülmektedir.
Bu tespitler ışığında, daha önce kontrollü hemzemin olarak kullanılan yerin daha sonradan kapatılması durumunda, bu geçiti kullanma alışkanlığı bulunan kişilerin meskun mahalde bulunan demiryoluna girişlerini engellemek amacıyla gerekli önlemleri almayan bir başka ifadeyle kontrollü hemzemin geçitin kapatılması konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davalı idarenin meydana gelen zarardan hizmet kusuru ilkesi uyarınca sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, kapatılmasına rağmen hemzemin geçite girerek, geçiş önceliği bulunan trenin geçmesine imkan vermeden tren yolundan geçmeye çalışan davacılar yakını bisiklet sürücüsü ...'in de dikkatsiz, tedbirsiz ve tehlikeli davranışı nedeniyle olayda %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu açıktır.
Bu durumda, Mahkemece uyuşmazlık konusu olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gözetilerek, bisiklet sürücüsü olan davacılar yakınının müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davacıların tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek olayın davacılar yakınının kusurundan kaynaklandığı ve davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.