T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1097
Karar No : 2023/2329
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Vakfı
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 16.07.2014 tarihinde onaylanan Konya-Karaman Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda, dava konusu 16.07.2014 tarihinde onaylanan Konya-Karaman Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, plan notlarının 7.14. madde, 7.25. maddesi, 7.45. maddesi, 7.46. maddesi, 7.9. maddesi, 8.2.9. maddesi, 8.7.7. maddesindeki "mutlak tarım arazisi" bölümü, 8.7.10. maddesi ve 8.7.18.1., 8.7.19.1 ve 8.7.20.1. maddelerindeki "Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal= 0,20'dir." bölümü, 8.10.4. maddesi, 8.14.3. maddesi, 8.19.4.1 maddesi ile planın J27 no.lu paftasında Konya ilinde, Çeltik gelişme alanı önerilen bölümü, J30 no.lu paftasında Konya ilinde, Kulu gelişme alanı önerilen bölümü, L26 no.lu paftasında Konya ilinde, Akşehir ve Doğrugöz gelişme alanı önerilen bölümü, M27 no.lu paftasında Konya ilinde, Beyşehir ve Kıreli gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya merkezin güneydoğusunda gelişme alanı ve Çumra'nın kuzeyindeki gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya ilinde, Seydişehir'in güneydoğusundaki gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Karaman ili merkez ilçenin kuzeyinde, batısında ve OSB'ye doğru kentsel gelişme alanı önerilen bölümüne ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak iptaline, dava konusu plan notlarının 4.19. maddesi ile 7.10. maddesine ilişkin kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 16.07.2014 tarihinde onaylanan Konya-Karaman Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 31.07.2014 tarihinde askıya çıkarılması üzerine anılan planın, plan notlarının 4.19. maddesi ile 7.14. maddesinin, 7.25. maddesinin, 7.45. maddesinin, 7.46. maddesinin, 8.2.9. maddesinin, 8.7.7. maddesindeki "mutlak tarım arazisi" bölümünün, 8.7.10. maddesi ve 8.7.18.1., 8.7.19.1 ve 8.7.20.1. maddelerindeki "Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal=0,20'dir." bölümünün, 8.10.4., 8.14.3., 8.19.4.1., 7.9. ve 7.10. maddeleri ile J27 no.lu paftasında Konya ilinde, Çeltik gelişme alanı önerilen bölümünün, J30 no.lu paftasının Konya ilinde, Kulu'da gelişme alanı önerilen bölümünün, … no.lu paftasının Konya ilinde, Akşehir ve Doğrugöz'de gelişme alanı önerilen bölümünün, … no.lu paftasının Konya ilinde, Beyşehir ve Kıreli'de gelişme alanı önerilen bölümünün, … no.lu paftasının Konya merkezin güneydoğusunda gelişme alanları, havaalanı ve Çumra'nın kuzeyinde gelişme alanı önerilen bölümünün, … no.lu paftasının Konya ilinde, Seydişehir'in güneydoğusunda gelişme alanı önerilen bölümünün, … no.lu paftasının, Karaman ili merkez ilçenin kuzeyinde, batısında ve OSB'ye doğru kentsel gelişme alanı önerilen bölümünün iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan maddenin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4. fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5. fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, plan notlarının 7.25. maddesi, 7.45. maddesi, 8.2.9. maddesi, 8.14.3. maddesi, 8.19.4.1 maddesi ile planın … no.lu paftasında Konya ilinde, Çeltik gelişme alanı önerilen bölümü, J30 no.lu paftasında Konya İlinde, Kulu gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya ilinde, Akşehir ve Doğrugöz gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya ilinde, Beyşehir ve Kıreli gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya merkezin güneydoğusunda gelişme alanı ve Çumra'nın kuzeyindeki gelişme alanı önerilen bölümü, … no.lu paftasında Konya ilinde, Seydişehir'in güneydoğusundaki gelişme alanı önerilen bölümü ile … no.lu paftasında Karaman ili merkez ilçenin kuzeyinde, batısında ve OSB'ye doğru kentsel gelişme alanı önerilen bölümlerine ilişkin kısmı yönünden;
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, plan notlarının 7.9 sayılı maddesi yönünden;
Dava konusu 7.9 sayılı plan notunda; "Bu planda gösterilen sınırlarda farklılıklar olsa dahi, özel kanunlara tabi alanlarla ilgili olarak, yetkili kurumlarca belirlenmiş olan sınırlar geçerlidir. Bu sınırlarda değişiklik olması durumunda, kabul edilen yeni sınırlar plan değişikliğine gerek olmaksızın geçerli olacaktır." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Plan notunda yer alan düzenlemede özel kanunlara tabi alanlarda farklı kurumların yetki ve sorumluluklarının olabileceği, bu nedenle bu yasal yetkiler nedeniyle sınırların değişebileceği ve bu sınırların geçerli olduğunun belirtildiği, sınır değişikliğinin plan değişikliğini gerektirmesi ve böyle bir zorunluluk bulunması halinde davalı idareninde plan değişikliği yapabileceği, niteliği gereği Kanunen belirlenen yada kurulan alanların sınırlarının geçerli olduğuna ilişkin plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığından bu hususa ilişkin davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, plan notlarının 7.14 sayılı maddesi yönünden;
Dava konusu edilen 7.14 sayılı plan notunda; "Bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzi imar planları geçerlidir. Mevzi imar planlarında değişiklik yapılması durumunda bu planın arazi kullanım kararları ve plan hükümlerine uyulacaktır." kuralına yer verilmiştir.
Kazanılmış hakların korunması ilkesi, hukukun genel ilkelerinden olduğundan dava konusu planın onayından önce yasal olarak geçerli olan mevzi imar planlarına bağlı olarak kazanılmış hakların korunmasına ilişkin dava konusu plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından bu hususa ilişkin davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, plan notlarının 7.46 sayılı maddesi yönünden;
7.46 sayılı plan notunda; "Bu planın onayından önce İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilerek çalışmaları başlatılan alt ölçekli planlar ilgili kurum ve kuruluş görüşlerine uyulmak kaydı ile bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın yapılır ve onaylanır. Onaylanan planlar veri tabanına işlenmek üzere sayısal ortamda bakanlığa gönderilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Dava konusu edilen plan notunda, bu çevre düzeni planının onayından önce İller Bankası tarafından ihale edilmiş ve çalışmalarına başlanmış alt ölçekli planlama çalışmalarının, ilgili kurum ve kuruluş görüşlerine uyulmak kaydıyla çevre düzeni planı değişikliği yapılmadan sonuçlandırılabilceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin plan hiyerarşisine ve planlar arası eşgüdüm sağlanmasına aykırı olmadığı, alt ölçek planların büyük bir maliyet ve zaman kaybına yol açacak biçimde tümüyle iptali yerine, üst ölçek planla belirli bir denetim getirilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşıldığından, plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığından bu hususa ilişkin davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, plan notlarının 8.7.7 sayılı maddesindeki "mutlak tarım arazisi" bölümü ile 8.7.10. maddesi ve 8.7.18.1., 8.7.19.1 ve 8.7.20.1. maddelerindeki "Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal= 0,20"dir." kısmı yönünden;
Dava konusu edilen plan notlarının 8.7.7. maddesinde "5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca mutlak tarım arazisi ve marjinal tarım arazisi olarak belirlenen tarım arazilerinde; Başbakanlık, Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı, ilgili bakanlıklar ve bunların bağlı kuruluşları tarafından desteklenen projeye dayalı tarımsal faaliyetler kapsamında tarımsal amaçlı yapılar (tarımsal kalkınma kooperatiflerince uygulanan projeler, üretici birlikleri/kooperatifleri tarafından uygulanan projeler, Avrupa Birliği kaynaklı projeler, Dünya Bankası destekli projeler, sosyal riski azaltma projesi kapsamında uygulanacak projeler gibi) ile destekleme projeleri ile en az 100 büyükbaş, 200 küçükbaş ve üzeri kapasiteli hayvancılık veya 50.000 adet ve üzeri kapasiteli kanatlı hayvancılık yatırımlarında yapılaşma emsali %50 oranında arttırılabilir." düzenlemesine,
8.7.10 sayılı maddesinde "Tarım alanlarında yapılacak tarımsal amaçlı yapılar için bu plan ile verilmiş olan yapılanma koşulları aşılmamak kaydıyla, 3194 sayılı imar kanunu plansız alanlar imar yönetmeliğinin 6. Bölümünde belirtilen esaslara uyulur." düzenlemesine,
8.7.18 sayılı "Mutlak tarım arazileri" başlıklı maddenin 8.7.18.1 sayılı plan notunda "Bu alanlarda; tarımsal amaçlı yapılar yapılabilir. Çiftçinin barınabileceği yapı emsale dahil olup toplam inşaat alanı 75 m2’yi geçemez. Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal=0,20’dir." düzenlemesine,
8.7.19 sayılı "Özel ürün arazileri" başlıklı maddenin 8.7.19.1 sayılı plan notunda "Bu alanlarda, tarımsal amaçlı yapılar yapılabilir. Çiftçinin barınabileceği yapı emsale dahil olup toplam inşaat alanı 75 m2’yi geçemez. Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal=0,20’dir." düzenlemesine,
8.7.20. sayılı "Dikili tarım arazileri" başlıklı maddenin 8.7.20.1sayılı plan notunda "Bu alanlarda, tarımsal amaçlı yapılar yapılabilir. Çiftçinin barınabileceği yapı emsale dahil olup toplam inşaat alanı 100 m2’yi geçemez. Tarımsal amaçlı yapılar için maks. Emsal=0,20’dir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Davaya konu 8.7 sayılı plan notu ve devamı maddelerinde, tarım alanlarında yapılacak tarımsal amaçlı yapılar için genel düzenlemeler getirilerek Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde yer alan yapılaşma koşullarına atıfta bulunulduğu, mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile ilgili olarak ayrıntılı yapılaşma koşullarının getirildiği görülmektedir.
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin, yapı şartları başlıklı, 63. maddesinin işlem tarihindeki yürürlükteki birinci fıkrasında, üst ölçekli planı bulunmayan iskan dışı alanda bulunan parsellerde inşaat alanı katsayısı %5'den fazla olmamak, yapı inşaat alanları toplamı hiçbir koşulda 250 m²'yi geçmemek, saçak seviyelerinin tabi zeminden yüksekliği (6,50) m' yi ve 2 katı aşmamak, yola ve parsel sınırına (5.00) m' den fazla yaklaşmamak şartı ile bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri, kır kahvesi, lokanta ve bu tesislerin müştemilat binalarının yapılabileceği; ikinci fıkrasında bu alanlarda tarımsal üretimi korumak amacı ile üretimden pazarlamaya kadar tarımsal faaliyetleri içeren entegre tesis niteliğinde olmamak kaydıyla konutla birlikte veya ayrı ayrı yapılan mandıra, kümes, ahır, ağıl, su ve yem depoları, hububat depoları, gübre ve silaj çukurları, avhaneler, balık üretim tesisleri ve un değirmenleri gibi konut dışı yapılar mahreç aldığı yola (10) m'den parsel hudutlarına (5.00) m'den fazla yaklaşmamak, parselde bulunan bütün yapılara ait inşaat alanı katsayısı %40'ı ve yapı yüksekliği (6.50) m'yi ve 2 katı aşmamak şartı ile yapılabileceği, bu yapıların birinci fıkra koşullarına uyulmak üzere yapılacak konutla birlikte yapımı halinde de, inşaat alanı katsayısının %40'ı geçemeyeceği kuralı yer almaktadır.
Davacı tarafından, mutlak tarım, özel ürün ve dikili tarım arazilerinde inşaat alanı katsayısının E:0,05'den fazla olmaması gerektiği iddia edilmekte ise de, dava konusu plan notlarında yukarıda değinilen Yönetmelikte belirtilen %40 emsalin altında 0,20 emsal verildiği görülmektedir. Davacının sözünü ettiği 0,05 emsal ise sözü edilen yönetmeliğin 63. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen yapılaşma emsali olup buna göre, E:0,05 emsalin bir ailenin oturmasına elverişli bağ ve sayfiye evine ilişkin olduğu, entegre nitelikte olmayan konutla birlikte ayrı yapılan hayvancılık yapıları için emsalin 0,40 olarak belirlendiği görülmektedir.
Plan notlarının tarım alanlarına ilişkin maddeleri ile, bu planda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamındaki tarım arazilerinde yapılacak olan tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapımı öngörülerek mutlak tarım, dikili ve özel ürün arazilerinde E:0,20 olarak belirlenmektedir.
Davaya konu planda tarım alanı olarak belirlenmiş olan alanlar ile tarım alanlarının kullanım ve yapılaşma koşullarının geçerli olduğu alanlarda, bu plan ile belirlenmiş olan yapılaşma koşullarının maksimum değerler olduğu, planla getirilen yapılaşma değerlerinin mutlak olmadığı, bu değerlerin yetiştirilen ürün ve toprak özelliklerine bağlı olarak gerekiyorsa belirli kesimlerde alt ölçekli plan kararları ile sınırlanabileceği gözönüne alındığında, dava konusu planının ölçeğinin gerektirdiği düzenlemeleri içerdiği anlaşılmaktadır.
Yine plan notlarının 4.20 sayılı maddesinde yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmeliğe uygun biçimde tarımsal amaçlı yapılar "Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatlar, mandıralar, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen, entegre nitelikte olmayan diğer tesislerdir." olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunun 27. maddesinde entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ibaresi yer almıştır.
Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, tarım alanlarında, Kanunda öngörülen ve 4.20 sayılı plan notunda belirtilen kullanımlar dışında bir yapı yapmanın mümkün olmadığı, bu yapıların da ancak Yönetmeliğin ikinci fıkrasında belirtilen nitelikte olmaları halinde emsalin %40 olarak uygulanacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Kaldı ki 5403 sayılı Kanun ve plan notları uyarınca tarım arazilerinin bölünemeyeceği açık olduğundan, mutlak tarım, dikili ve özel ürün arazileri için E: 0,20 yapılaşma koşulu getirilmesinin mevzuata aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, davaya konu planda, tarımsal vasfı düşük olan alanlardan daha düşük olan alanlara doğru bir yapılaşma artışı öngörüldüğü tarımsal işletmelerin desteklenmesi amacıyla sadece Başbakanlık, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ilgili Bakanlıklar ve bunlara bağlı kuruluşlar tarafından desteklenen projeye dayalı tarımsal faaliyetler bağlamında tarımsal amaçlı yapılar ile destekleme projeleriyle en az 100 büyükbaş, 200 küçükbaş vaya 50.000 adet ve üzeri kapasiteli kanatlı hayvancılık tesislerinde yapılaşma şartlarının %50 artırılmasının yörenin özelliği, ihtiyacı ve bölgesel ve yerel kalkınmayı sağlayabilmek açısından uygun olduğu sonucuna varıldığından bu hususa ilişkin davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın, plan notlarının 8.10.4 sayılı maddesi yönünden;
Dava konusu 8.10.4 sayılı plan notunda; "Planlama bölgesi bütününde, hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın, orman mülkiyetinde olan ve Orman Genel Müdürlüğünce tahsisi yapılan alanlar, gerekli izinler ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın görüşünün alınması kaydı ile bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın, tahsis süresi dahilinde tahsis amacına uygun olarak kullanılabilir." hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Davaya konu plan notunda planlama bölgesi bütününde hangi kullanımda kaldığına bakılmaksızın orman mülkiyetinde olan ve Orman Genel Müdürlüğünce tahsisi yapılan alanların gerekli izinler ve T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığının görüşünün alınması kaydı ile bu planda değişikliğe gerek olmaksızın tahsis süresi dahilinde tahsis amacına uygun olarak kullanılabileceği kuralı getirilmiştir.
Orman alanlarına yönelik getirilen bu plan notu ile orman olup da mevzuat uyarınca tahsis yapılan alanların çevre düzeni planında başka bir kullanımda kalsada tahsis süresi içerisinde tahsis amaçlarına uygun olarak kullanılmasına olanak sağlanmış orman statüsü değiştirilmemiştir. Orman alanlarının ilgili mevzuat uyarınca korunması esastır. Ancak mevzuat hükümleri uyarınca tahsis yapılan alanların planda başka bir amaca ayrılması ve başka bir kullanımda gösterilmesi alanın orman statüsüne aykırı olacaktır. Bu bağlamda davaya konu düzenlemede mevzuata aykırılık görülmediğinden bu hususa ilişkin davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptali, kısmen davanın reddine dair Mahkeme kararının iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu 7.9, 7.14, 7.46, 8.7.7, 8.7.10, 8.7.18.1, 8.7.19.1, 8.7.20.1 ve 8.10.4 sayılı plan notlarının ilgili kısımlarının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.