T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10996
Karar No : 2023/2331
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
… mirasçıları
8- …
9- …
10- …
11- …
VEKİLLERİ : Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …
VEKİLİ : Av…
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar murisinin, ikamet etmekte olduğu … ili, … ilçesi, … köyünde meydana gelen terör olayları nedeniyle çıkan çatışmada ev ve ahırının yakıldığı ve güvenlik kaygısı nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığından bahisle uğramış olduğu zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapmış olduğu başvurunun Bingöl Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla uğradıkları zarara karşılık 25.460,00 TL ödenmesine karar verilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek uğradıkları gerçek zarara karşılık 114.116,62 TL zararın 1995 yılından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin bozma kararına uyan Erzurum 1. İdare Mahkemesince; dava konusu köyün 1991-1997 yılları arasında güvenlik kaygısıyla tamamen boşaltıldığı ve 1999 yılında köye dönüşün başladığı, davacıların murislerinin evlerinin 24-25/03/1995 yılında çıkan çatışma esnasında yakıldığı konusunun taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, bu olay sonrasında davacıların göç etmeleri sebebiyle uğradıkları tüm malvarlığı zararlarının köyün boşaltılması sebebiyle belirtilen süreler ve köye dönüş tarihi, dosyada yer alan ilgili köye ilişkin tapu kayıtları ve diğer belgeler de dikkate alınarak tazmin edilmesi gerektiği, dosyada davacıların murisleri Hamit Yılmaz'dan kalan malvarlığı dışında, davacılardan Yusuf Yılmaz'ın kendi malvarlığına ilişkin talebi de olduğu, bu talebin komisyon tarafından ayrı bir dosya ile karşılanıp karşılanmadığının mükerrer ödemeye sebep olmamak üzere değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda dava konusu köyün boş olduğu da dikkate alınarak davacıların malvarlığına ilişkin tüm zararlarının tespit edilip karşılanması gerekirken münferit olaya ilişkin olarak sınırlı şekilde zararlarının karşılandığı komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan; yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak davalı idarece yeniden yapılacak değerlendirme üzerine davacıların tazmini mümkün zararlarının hesaplanmak suretiyle karşılanacağı açık olduğundan bu aşamada tazmin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, 15 yıldır devam eden yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bu süreçten sonra verilecek bütün kararların yetersiz kalacağı, Anayasa Mahkemesine başvuru yapılacağı, davanın tam yargı davası olduğu, mahkemece iptal davası açılmış gibi dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Mahkeme kararında nispi karar harcının (1.558 TL) iadesine karar verilmediği, Mahkemece inşaat ve zirai bilirkişilerden oluşacak bir bilirkişi heyetinden zirai gelir metodu yöntemiyle arazilerin/bağ ve bahçenin ekilememesinden kaynaklanan gelir kaybı ile yakılan/yıkılan binaların değerlerinin tespit ettirilmesi gerekirken eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, tam yargı davalarında hukuki nitelemenin netleştirilerek dava konusu olayın hangi yasaya girdiğinin belirlenmesinin ardından talebe ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, davacıların zararlarının karşılanmasına ilişkin yapılan keşif ile 25.460,00 TLlik zararın ödenmesine karar verilmesine rağmen davacılar tarafından sulhname imzalanmasından imtina edildiği, zararı ispata müteveccih herhangi bir belge sunulmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların 19/07/2005 tarihinde Bingöl Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’na başvurarak; murisleri …'ın ikamet etmekte olduğu … ili, … ilçesi, … köyünde meydana gelen terör olayları nedeniyle ev, ahır, samanlık, ot ve ağaçlarının yakıldığı ve güvenlik kaygısı nedeniyle köylerinden 1995 yılında göç etmek zorunda kaldıklarından bahisle uğramış oldukları zararlarının 5233 sayılı Kanun gereği tazminini istedikleri, 08/08/2006 tarihinde ise davacılardan Yusuf Yılmaz'ın ilk başvuruda yer alan taşınmazlardan hariç Kalkanlı köyü Saruhan mezrasında bulunan ve sadece şahsına ait olan evin yıkılmasından doğan zararı da istediği, Bingöl Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile; Kalkanlı köyünün 1988-1999 tarihleri arasında yaşanan terör olayları neticesi güvenlik kaygısı nedeniyle zarar gördüğü, davacıların uğradıkları zarara karşılık 25.460,00 TL ödenmesine karar verildiği, bu amaçla düzenlenen sulhnamenin davacılar tarafından kabul edilmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Temyize konu Mahkeme kararının davacılardan … yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik'' başlıklı 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
UYAP üzerinden yapılan sorgulama sonucu düzenlenen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden; davacılardan Mecit Yılmaz'ın, temyize konu İdare Mahkemesi kararından sonra 22/07/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacı …'ın vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın davacı … yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
II- Temyize konu Mahkeme kararının diğer davacılar yönünden incelenmesi:
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin bozma kararında da yer aldığı üzere, adı geçen köyün 1991-1997 yılları arasında güvenlik kaygısıyla tamamen boşaltıldığı ve 1999 yılında köye dönüşün başladığı davacıların murislerinin evlerinin 24-25/03/1995 yılında çıkan çatışma esnasında yakıldığı, bu olay sonrasında davacıların göç etmeleri sebebiyle uğradıkları tüm malvarlığı zararlarının köyün boşaltılması sebebiyle; belirtilen süreler ve köye dönüş tarihi, dosyada yer alan ilgili köye ilişkin tapu kayıtları ve diğer belgeler de dikkate alınarak tazmin edilmesi gerektiği açıktır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, 02/10/2007 tarihli Bingöl Valiliği Zarar Tespit Komisyonu kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 114.116,62 TL maddi tazminat isteminde bulunulduğu görülmekte olup, dava konusu terör olayları nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi tazminat isteminden ibarettir. Bu durumda, istem konusu olmayan komisyon kararının iptaline karar vererek tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kuran temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, yalnızca maddi tazminat istemli açılan davada, İdare Mahkemesince davacıların terör nedeniyle köyün boş kaldığı süreyle sınırlı olarak ve davacılara ait tapu kayıtları da dikkate alınarak uğranılan maddi zararın hesaplanması gerekirken, komisyon kararının iptaline tazminat istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, bozma üzerine yeniden yapılacak incelemede davacılardan Yusuf Yılmaz'ın ayrıca bir başvuru yaparak sadece kendi malvarlığına ilişkin talebi de olduğu, bu talebin komisyon tarafından ayrı bir dosya ile karşılanıp karşılanmadığı hususu da araştırılarak mükerrer ödemeye sebep olmamak üzere değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, Mahkeme tarafından, işbu bozma kararı üzerine yeniden karar verileceğinden, davacının nispi karar harcına ilişkin temyiz istemi bu aşamada incelenmemiş olup; Mahkemece yeniden karar verilirken nispi karar harcına ilişkin Dairemiz içtihatlarının da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.