T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1147
Karar No : 2023/3002
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mermer San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Yatağan ilçesi sınırları içindeki 9.460,42 m2 yüzölçümlü ormanlık alandaki maden sahası için orman izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair (Yatağan Orman İşletme Müdürlüğünün … gün ve … sayılı yazısı ile Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün … gün ve … sayılı yazısıyla bildirilen) Orman Genel Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre verilecek maden arama, maden işletme, maden tesis ve altyapı tesis izinlerinin ve bu konudaki iptal işlemlerinin davalı idarenin yetkisi dahilinde olduğu açıkça belirtilmekte ise de, davacı şirketin sahip olduğu maden işletme ruhsatı sahası içinde bulunan ormanlık alan için idareden iznin uzatılması ve temdit işleminin yapılmasının istenildiği, bu başvuru üzerine hazırlanan 03/04/2017 tarihli Maden İşletme ve Altyapı Tesisi Yeni İzin Raporunda, İşletme Bölge Müdürlüğü ve Orman Bölge Müdürlüğü'nce izin verilmesinde sakınca olmadığının belirtildiği, belirtilen duruma göre izin temdit ve uzatma talebinde bulunulan ormanlık alan için izin verilmesinde sakınca yoktur şeklinde düzenlenen raporun geçerli olduğu gözönüne alındığında, davacı şirketin izin temdit ve uzatma başvurusunun hiç bir gerekçe gösterilmeden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Her ne kadar davalı idare savunmasında, doğal bir zenginlik kaynağı olan ormanlarımızın yetiştirilmesi, ıslahı ve devamlılığının sağlanmasının önem arz ettiği, çevre bilincinin gelişmesi, sivil toplum kuruluşlarının sorgulayıcı ve eleştirel yaklaşımları, ülkemizin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar ve ormanların tüm toplumun ortak değeri olması, mevzuatta iznin verilmesini gerektirir zorlayıcı ve bağlayıcı bir düzenleme bulunmaması gibi nedenlerle takdir yetkisinin bu yönde kullanıldığı belirtilmekte ise de; söz konusu hususların soyut ve afakî nitelikte olduğu ve bu yüzden (Bölge Müdürlüğünce yukarıda aktarılan gerekçelerle uygun görülen) maden işletme faaliyetine gerekli iznin verilmemesini haklı gösteremeyeceği kanaatine varılmış ve ayrıca, Mahkeme kararlarının gerekçeleriyle birlikte sonuç doğurduğu, bu yüzden kararların idarelerce uygulanması aşamasında gerekçe de dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerektiği, değişen koşullara göre ormanlardaki faaliyetlerin denetlenmesi ve kontrol altına alınmasına dair yetkili ve görevli olan idarenin, davacının işletme iznini ruhsat süresince uzatması gibi bir yükümlülüğünden bahsedilemese de, maden sahalarının işletilmesi için belirlenen izin uzatım sürelerinin hukuki belirlilik ilkesi dikkate alınarak takdir edilmesi gerektiği, başka bir deyişle idarelerin izni doğrultusunda yapılan ekonomik yatırımların, hangi hallerde hukuka uygun olarak sürdürülebileceği ve hangi halin devamı halinde bu durumun değişmeyeceğinin kendilerine bildirilmesi gerektiği, aksi halin işlemi hukuki yönden kusurlandıracağı gibi Mahkeme kararlarının da gereği gibi yerine getirilmemesi sonucunu doğuracağı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, eksik incelenen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.