T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11759
Karar No : 2023/2913
DAVACI : … Vakfı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişik 5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresinin, 68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin;
5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresi yönünden; yatak sayısı az olan özel hastanelerin dava konusu düzenlemede yer alan “en az 33 uzman hekim kadrosu” olmadığından fiilen yüz yatak sayısı hakkı elde etmelerinin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesi hükmü gereği asgari kadro ve ek kadro sayısının yatak sayıları baz alınarak belirlendiği, bu sebeple kendileri gibi 75 yataklı hastanelerin 33 uzman hekim kadrosuna ulaşmasının mümkün olmadığı, Yönetmelikte izin verilen kadro devri hakkının da sınırlı oranda olduğu, kadro devriyle dahi 33 uzman hekim kadrosuna ulaşılmasının mümkün olmayacağı, tüm özel hastanelere eşit oranda yatak artışı imkânı vermeyen dava konusu ibarenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu,
68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; dava konusu değişiklik ile, 31/05/2019 tarihli değişiklikte belirlenen yatak sayısı ve ilave kadro sayısına ilişkin oranların artırıldığı, bu değişikliğin bir önceki değişikliği konusuz bırakmak amacıyla yapıldığı,
Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası yönünden; dava konusu değişiklik yoluyla ek süre alan, aktif olarak faaliyet göstermeyen, birleşen ve taşınan özel hastanelerin hasta yatağı, yoğun bakım yatak sayıları ve hekim kadrosuna sahip olarak ya da bu sayıları artırarak planlamaya etki edecekleri, böylece bir kısım kişi, kuruluş ve hastanelere haksız imtiyaz tanınarak diğer özel hastanelerin yatak ve kadro sayısı artışı taleplerinin kabulünün mümkün olmayacağı, bu durumun kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, değişikliğin af niteliğinde olduğu, bir kısım kişi, kuruluş ve hastanelere haksız imtiyaz tanındığı, düzenlemenin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresi yönünden; Özel Hastaneler Yönetmeliğinin geçici 13. maddesinin ikinci fıkrasında “11/3/2009 tarihinden sonra ruhsatlandırılan hastanelerin, Bakanlıkça onaylanmış ön izin projeleri dikkate alınarak ve yoğun bakım yatakları dâhil toplam yatak sayısının 1/3’ünü geçmeyecek sayıda belirlenen uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayıları hastane kadrosu olarak kabul edilir.” hükmünün yer aldığı, 5. maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik ile, özel hastanelerin en az 100 yatakla açılmasına izin verildiği, toplam yatak sayısının 1/3’ünü geçmeyecek sayıda belirlenen kadroların dışında kalan uzman hekim kadrolarının devredilebilmesi için, 100 yataktan az yatağı olan özel hastanelerin yatak sayılarını mevcut binalarında veya taşınarak 100’e tamamlamalarının kural altına alındığı, böylece kaynak israfına ve atıl kapasiteye mahal verilmediği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri güdülerek planlama ilkelerine uygun olarak tesis edildiği,
68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; dava konusu değişiklik ile birleşme sonrası özel hastanelere yatak sayılarını ve uzman hekim kadro sayılarını artırabilme imkânı tanındığı, özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar ile ilgili 68. maddede düzenlenen hükümlerden bazılarının daha önce dava konusu Yönetmeliğin 68. maddesi ile ek 5. madddenin (o), (p), (r) ve (s) bendinde yer aldığı, dava konusu değişiklikle birleşme ve taşınma ile ilgili bütün düzenlemelerin bu maddede toplanarak uygulama kolaylığı sağlandığı, 75 yatağın altındaki özel hastanelerin birleşmelerini teşvik edici olarak %15 yatak sayısı ve %10 uzman hekim kadro sayısı ilavesi getirildiği, düzenleme ile gerek cihaz ve malzeme temini gerekse sağlık personeli istihdamı hususlarında ekonomik ve sair nedenlerle sağlık tesislerinin işletilmesinde zorluk çeken sağlık kuruluşlarının kapatılarak hizmetten çekilmeleri yerine gelişerek sistemde devamlılıklarını sağlamalarının amaçlandığı, anılan düzenlemelerin, sağlık kuruluşlarının sağlık insan gücü başta olmak üzere bina ve tıbbi cihaz kapasitelerine yönelik mevcut kaynakların daha verimli kullanılması ve vatandaşların daha nitelikli hizmet almasının sağlanması amacıyla planlama gereği yapıldığı,
Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası yönünden; 2008 yılından bu yana Ankara ilinde yeni özel hastane açılışına izin verilmediği, 2008 yılındaki Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlığa başvuru yapmış olanların haklarının geçici maddelerle korunduğu, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile tanınan ek sürelerin de bu kapsamda ön izin verilenlere tanınan ek süreler olduğu, 31/05/2019 tarihli değişiklik ile, ön izin almış ancak ekonomik ya da idari sebeplerle ruhsatlandırma süresi dolduğu halde ruhsat alamamış özel hastane yatırımcılarına 11/07/2024 tarihine kadar ek süre verilmesinin öngörüldüğü, bu kapsamda, Bakanlıktan ön izin almış 80 özel hastaneden 27'sine ek süre verildiği, ancak 31/05/2019-31/12/2019 tarihleri arasında ruhsatlandırma için verilen 5 yıllık süresi dolan 8 hastanenin bu maddeden faydalanamadığı, bu nedenle maddenin değiştirildiği ve ön izin almış tüm özel hastanelerin madde kapsamına alındığı, düzenlemenin bu haliyle özel sağlık tesisleri lehine olduğu, hizmet gerekleri, planlama kriterleri ve üst hukuk normlarına aykırı olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişik 5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresinin, 68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile Geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüştür.
Anayasanın 124. maddesine göre de Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin a) fıkrasındaki, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; 9. maddesinin (c) fıkrasındaki, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetlenmesini düzenleyen Ek 11. maddesindeki kurallarına dayanılarak 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği çıkarılmıştır.
Ana Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresi incelendiğinde:
Uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin Özel hastanelerin temel özellikleri başlıklı 5. maddesinde 23/09/2010 tarihli, 27708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 1. fıkrasında; "Özel hastaneler, bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak muayene, teşhis ve tedavi hizmeti verir.".
23/09/2010 tarihli, 27708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 2. fıkrasında; “Özel hastanelerde gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yatağı bulunur. Ancak atıl kapasiteye yol açılmaması bakımından, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı doğrultusunda Planlama ve İstihdam Komisyonunun görüşü alınarak ellinin altında olmamak kaydıyla yüz yatağın altında özel hastane açılmasına izin verilebilir.” kuralı yer almaktayken, 22/03/2017 tarihli, 30015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle; “Özel hastanelerin gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı açılmasına izin verilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez.” şeklinde değiştirilmiş ve 28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle de; "Özel hastaneler, gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı olarak açılabilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez. Yatak sayısı yüzün altında olan ruhsatlı ve faal özel hastanelerin, en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları ve bu Yönetmelikte özel hastaneler için tanımlanan bina ve fiziki şartları mevcut binasında veya yeni binaya taşınarak sağlamaları halinde yatak sayılarının yüze çıkarılmasına izin verilir." kuralı getirilmiş, bu düzenlemenin altı çizili kısmı görülen davada iptali istemine konu edilmiştir.
Dava dilekçesinde; yatak sayısı az olan özel hastanelerin dava konusu edilen düzenlemede yer alan “en az 33 uzman hekim kadrosu” olmadığından fiilen yüz yatak sayısı hakkı elde etmelerinin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesiyle asgari kadro ve ek kadro sayısının yatak sayıları baz alınarak belirlendiğinden davacı gibi 75 yataklı hastanelerin 33 uzman hekim kadrosuna ulaşmasının mümkün olmadığı, Yönetmelikte izin verilen kadro devri hakkının da sınırlı oranda olduğu, kadro devri yoluyla dahi 33 uzman hekim kadrosuna ulaşılmasının mümkün olmayacağı, tüm özel hastanelere eşit oranda yatak artışı imkânı vermeyen dava konusu ibarenin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun ileri sürülürken davalı idare savunmasında, 5. maddenin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresi yönünden Yönetmeliğinin Geçici 13. maddesinin 2. fıkrası ile “11/03/2009 tarihinden sonra ruhsatlandırılan hastanelerin, Bakanlıkça onaylanmış ön izin projeleri dikkate alınarak ve yoğun bakım yatakları dâhil toplam yatak sayısının 1/3’ünü geçmeyecek sayıda belirlenen uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayıları hastane kadrosu olarak kabul edilir.” kuralına yer verildiği, dava konusu düzenlemenin kaynak israfına ve atıl kapasiteye mahal verilmesi amacıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri güdülerek planlama ilkelerine uygun olarak tesis edildiği belirtilmektedir.
Ana Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrası, özel hastane kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edileceğini öngörmekte, "Kadroların izni ve ek kadro tahsisi" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında 22/03/2017 tarihli, 30015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliğinde de; "Bakanlıkça yapılacak uzman hekim planlaması çerçevesinde ilan edilecek dönemlerde ve belirlenen uzmanlık dallarına göre özel hastanelere ek kadro verilebilir. Bu kadrolar, kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında uzmanlık dallarına göre mevcut uzman hekim sayıları, bunların kamu ve özel sektördeki dağılımları, özel hastanelerin yatak sayıları ve doluluk oranları, ameliyathane, yoğun bakım ve özellikli üniteleri ile bu birimlerin kullanım durumları, ilgili alanda ve bölgedeki ihtiyaç çerçevesinde ve hizmet biriminin devamlılığı için gerekli asgari kadro sayıları dikkate alınarak, Bakanlıkça belirlenir. Ek kadroların dağıtımına ilişkin usul ve esaslar ilan metninde ayrıca belirtilir. " gösterilmiştir.
Dava konusu edilen düzenleme; “Özel hastanelerin temel özellikleri” kapsamında yatak sayısı ile uzman hekim kadrosuna ilişkin ana ilkenin belirlenmesi niteliğinde olduğu, aynı bölüm içerisinde kadro izni ve ek kadro tahsisi konularının da ilkesel olarak düzenleye konu edildiği, Yönetmeliğin bu temel esaslarına ilişkin ilkelerden olan yatak sayısı/uzman hekim kadrosu parametleri yönünden teknik ve hukuka aykırılık hususlarının ileri sürülmediği, davacının hastane yatırımı ve uzman kadrosu tahsisinden kaynaklanan sorunlardan hareketle iptal isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Davalı idarece, sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı, kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında uzmanlık dallarına göre mevcut uzman hekim sayıları, bunların kamu ve özel sektördeki dağılımları, özel hastanelerin yatak sayıları ve doluluk oranları, ameliyathane, yoğun bakım ve özellikli üniteleri ile bu birimlerin kullanım durumları, ilgili alanda ve bölgedeki ihtiyaç çerçevesinde ve hizmet biriminin devamlılığı gibi ölçütler de göz önünde tutulmak suretiyle “Özel hastanelerin temel özellikleri” kapsamında yatak sayısı ile uzman hekim kadrosuna ilişkin ana ilke olarak “Yatak sayısı yüzün altında olan ruhsatlı ve faal özel hastanelerin, en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları” şeklinde toplam yatak sayısının 1/3’ününe karşılık gelen oran belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, bu madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan davacı iddiaları, ancak Yönetmeliğin geçiş ya da istisnai hükümler çerçevesinde ele alınabilecek nitelikte olması karşısında yerinde görülmemiştir. Nitekim davalı idare savunmasında bu hususa işaret etmiştir.
Ana Yönetmeliğin 68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi incelendiğinde:
22/03/2017 tarihli, 30015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenen ve sonradan 31/05/2019 tarihli, 30790 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen (davacı tarafından Danıştay Onuncu Dairesinin 2019/9824 esasında dava konusu edilmiştir) Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 68. maddesinde: “Sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir:
a) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel sağlık kuruluşuyla birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir.
b) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilir.
c) Özel hastaneler bulunduğu il içerisinde veya bulunduğu ilden başka bir ile taşınabilir. Taşınmak isteyen özel hastaneler Bakanlığa başvurur.
Bakanlık taşınma ve birleşme taleplerini, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Bakanlıkça başvuru uygun görülür ise birleşme veya taşınma işlemine izin verilir.
Birleşme ve/veya taşınma amacıyla başvuran özel hastaneler, taleplerinin uygun bulunduğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde ön izin belgesi ve ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren ise beş yıl içerisinde ruhsat belgesi alarak birleşme veya taşınma işlemlerini sonuçlandırmak zorundadır.
Özel hastane ile birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşlarının yeniden ayrılmasına izin verilmez.
Birleşme veya taşınma talebinde bulunan özel sağlık kuruluşları bu işlemler tamamlanmadan yeni bir birleşme veya taşınma talebinde bulunamazlar.
Bu madde kapsamında alınan ön izin belgesinin alındığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde ön izne esas adreste değişiklik yapılmak istenmesi halinde ek süre verilmeksizin ön izin adres değişikliğine Bakanlıkça izin verilebilir.” kuralına yer verilmişti.
28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle 68. maddenin 1. fıkrasının b) bendi; “Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve uzman hekim kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden yatak sayısı daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altında olması halinde yatak sayısının %25’i; 75’in üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %15’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden uzman hekim kadro sayısı daha küçük olan hastanenin kadro sayısının %10’u oranında kadro ilave edilir.” şekilde değiştirilmiş, değişen fıkra önceki yönetmelikte italik olarak yazılmış, yeni düzenleme ile karşılaştırılan her iki metindeki değişikliğe uğrayan kısımların altı çizilmiş, dava konusu değişiklik birleşme durumuna ilişkin olarak kadronun uzman hekim kadrosu olduğuna ilişkin belirginleştirme sağlanırken, ölçekte büyümeye teşvik/destek sağlamak üzere yatak sayısı ile uzman hekim kadro sayısına oransal ilave hakkı tanınmaktadır.
Dava konusu düzenleme değişiklikleri itibariyle özel hastane için belirlenen yatak ve uzman hekim kadro sayısına ilişkin temel esasların birleşme yoluyla da kazandırılmasını hedeflemekte olup, bu yönü itibariyle hukuka aykırılığından söz etmeye olanak bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde; dava konusu değişikliğin önceki değişikliği konusuz bırakmak amacıyla yapıldığı ileri sürülürken davalı idare tarafından, daha önce dava konusu Yönetmeliğin 68. maddesi ile Ek 5. maddenin (o), (p), (r) ve (s) bendinde yer alan hususların dava konusu değişiklikle birleşme ve taşınma ile ilgili bütün düzenlemeleri bu maddede toplandığı ve uygulama kolaylığı sağlandığı, düzenleme ile gerek cihaz ve malzeme temini gerekse sağlık personeli istihdamı hususlarında ekonomik ve sair nedenlerle sağlık tesislerinin işletilmesinde zorluk çeken sağlık kuruluşlarının kapatılarak hizmetten çekilmelerinin yerine gelişerek sistemde devamlılıklarını sağlamalarının amaçlandığı savunulmaktadır.
Sağlık Bakanlığının sağlık planlaması kapsamında, sağlık kuruluşlarının sağlık çalışanları ile bina ve tıbbi cihaz kapasitelerine yönelik mevcut kaynakların, özel hastaneler için temel özellik olarak belirlenen asgari yüz hasta yataklı ve 1/3 oranında uzman hekim kadrosuna sahip olmasını ve sürdürebilmesinin sağlaması amacıyla uyuşmazlık örneğindeki birleşme, taşınma gibi yöntemlerle kaynak kaybına uğramadan, kaynakların verimli kullanılmasının sağlanmak suretiyle nitelikli sağlık hizmeti sunulmasına dönük teşvik/destek amaçlı değişiklikte sağlık hizmetinin gereklerine aykırı bir yönü görülmemiştir.
Ana Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası incelendiğinde:
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinin mülga 4. fıkrası; “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde kapsamında Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara, bir kereye mahsus olmak üzere 11/7/2024 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebilir.” şekilde değiştirilmiş ve davacı tarafından Danıştay Onuncu Dairesinin 2019/9824 esasında iptali istenilmiştir.
Bu kez dava konusu Yönetmelik değişikliği sonucunda; “1/1/2019 tarihinden önce bu madde kapsamında Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara, bir kereye mahsus olmak üzere 31/12/2025 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilir.” şeklinde değiştirilmiş ise de değişen kısımların altı önceki ve yeni metinde çizilmiş olup, değişiklik esasen tarih güncellemesinden ibarettir.
Dava dilekçesinde; değişiklikle bir kısım kişi, kuruluş ve hastanelere haksız imtiyaz tanınarak diğer özel hastanelerin yatak ve kadro sayısı artışı taleplerinin kabulünün mümkün olmayacağı, bu durumun kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, değişikliğin af niteliğinde olduğu, düzenlemenin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare savunma dilekçesinde; 2008 yılından bu yana Ankara ilinde yeni özel hastane açılışına izin verilmediği, 2008 yılındaki Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlığa başvuru yapmış olanların haklarının geçici maddelerle korunduğu, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile tanınan ek sürelerin de bu kapsamda ön izin verilenlere tanınan ek süreler olduğu, Bakanlıktan ön izin almış 80 özel hastaneden 27'sine ek süre verildiği, ancak 31/05/2019-31/12/2019 tarihleri arasında ruhsatlandırma için verilen 5 yıllık süresi dolan 8 hastanenin bu maddeden faydalanamadığı, bu nedenle maddenin değiştirildiği ve ön izin almış tüm özel hastanelerin madde kapsamına alındığı, özel hastanelerin lehine düzenleme olduğu yolunda açıklama yapılmaktadır.
Özel Hastaneler Yönetmeliği, özel hastaneler için temel özellik olarak asgari yüz hasta yataklı ve 1/3 oranında uzman hekim kadrosunun bulunması şeklinde belirleme yapmakta ve öngörülen sayıya ulaşılması ve bu durumun sürdürülmesinin sağlaması amaçlanmaktadır. Yönetmeliğin 68. maddesi örneğinde olduğu gibi birleşme, taşınma gibi yöntemlerle de sağlık planlaması kapsamında bu hedefe yönelik yapılacak işlemlerin teşvik edildiği, geçici maddede yapılan değişiklikle de ön izin verilen ancak yaşama geçirilemeyen hastanelere ek süreler tanındığı görülmektedir.
Davacıya ait hastanenin Ankara Valiliğinin … tarihli, …sayılı onayı ile 75 hasta yatağı ile taşındığı adreste ruhsatlandırıldığı, dava konusu edilen birleşme, taşınma ve ön izni bulunan ancak bu ön izin kapsamında yaşama geçirilemeyen hastanelerden olmadığı, davacı hastanesine ait ruhsat kapasitesinin Yönetmeliğin 5. maddesinde belirlenen özel hastanenin temel özelliğine uygun asgari hasta yatağı ve uzman hekim kadro sayısının sağlanması için birleşme ve taşınmaya ilişkin kurallar ile ön izin almış hastanelere ilişkin geçici düzenlemeler dışında, davalı idare tarafından özel hastanelerin temel özelliğinin gerektirdiği en az kapasiteye ulaşacak şekilde uygulama yapılması, bu yolla belirlenen özel hastane vasfına ulaşılmasında, içine bulunduğu il ve ilçenin demografik yapısı ve epidemiyolojik özellikleri gibi atıl kapasiteye yol açacak hususlarda teknik ve hukuki engel olduğuna ilişkin somut açıklama da yapıl(a)madığından davacının bu yöndeki iddiaları hakkında bu çerçevede değerlendirme yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nın ve davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin bazı maddelerinde, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, asıl Yönetmeliğin, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 5. maddesinin 2. fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresinin, 68. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile geçici 1. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı ek 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrasındaki "en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları" ibaresinin incelenmesi :
Söz konusu Yönetmeliğin “Özel hastanelerin temel özellikleri” başlıklı 5. maddesinde, “Özel hastaneler, bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak muayene, teşhis ve tedavi hizmeti verir.
Özel hastanelerin gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı açılmasına izin verilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez.” hükmü yer almakta iken; 28/09/2019 tarih ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi ile anılan maddenin 2. fıkrası, “Özel hastaneler, gözlem yatakları hariç en az yüz hasta yataklı olarak açılabilir. Ayrıca, yoğun bakım yatak sayısı ile kuvöz sayılarının toplamı, toplam hasta yatak sayısının yüzde 30’unu geçemez. Yatak sayısı yüzün altında olan ruhsatlı ve faal özel hastanelerin, en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları ve bu Yönetmelikte özel hastaneler için tanımlanan bina ve fiziki şartları mevcut binasında veya yeni binaya taşınarak sağlamaları halinde yatak sayılarının yüze çıkarılmasına izin verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Öte yandan, aynı Yönetmeliğe, 23/09/2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesiyle eklenen geçici 13. maddesinde, “11/3/2009 tarihinden önce ruhsatlandırılan hastanelerin, 11/3/2009 tarihi itibarıyla müdürlükçe belirlenen kadrolu uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayıları hastane kadrosu olarak kabul edilir.
11/3/2009 tarihinden sonra ruhsatlandırılan hastanelerin, Bakanlıkça onaylanmış ön izin projeleri dikkate alınarak ve yoğun bakım yatakları dâhil toplam yatak sayısının 1/3’ünü geçmeyecek sayıda belirlenen uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayıları hastane kadrosu olarak kabul edilir.
...
(Ek fıkra:RG-22/3/2017-30015) Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yüz yatağın altında ön izin ve ruhsatlandırma işlemleri devam edenlerden yüz yatakla açılma şartı aranmaz.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin, 20/04/2018 tarihli ve 30397 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "... Bakanlığın izni ve planlamalarına uygun olmak kaydıyla toplam uzman hekim kadrosundan 33’ün üstünde olanları" ibaresinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 06/02/2019 tarih ve E:2018/2211 sayılı ara kararıyla, davalı idareden "Anılan düzenleme ile Bakanlığın izni ve planlamalarına uygun olmak kaydıyla özel hastaneler ve tıp merkezlerinin, uzman hekim kadrosundan 33’ün üstünde olanların aynı il içerisinde özel hastaneler veya tıp merkezlerine devredebileceği kuralına yer verildiği görülmekle, Bakanlığın izni ve planlamalarına uygun olmak şartı olmasına rağmen, "uzman hekim kadrosundan 33’ün üstünde olanlar" sayısının hangi bilimsel kriterler dikkate alınarak belirlendiği" hususunun sorulduğu, davalı idare tarafından verilen 25/03/2019 kayıt tarihli ara kararı cevabında, Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrası, geçici 13. maddesinin 2. fıkrası ile Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendindeki kurala yer verilerek, "özel hastanelerin en az 100 yatakla açılmasına izin verildiği ve uzman hekim kadrosu toplam yatak sayısının 1/3'ü (100/3=33,3) olarak belirlendiğinden, özel hastanelerin kadro devrederken asgari kadro ve yatak sayılarının altına düşmelerinin önlenmesi, yani hak kaybına uğramamaları amacıyla 33 kadro oranının kriter olarak baz alındığı" yönünde açıklamalarda bulunulduğu görülmektedir.
Bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik, değişiklikleri ile birlikte incelendiğinde; özel hastanelerin en az 100 hasta yataklı olarak açılabileceğine yönelik kuralın 23/09/2010 tarihli Yönetmelik değişikliği ile getirildiği, geçici madde ile de, 11/03/2009 tarihinden önce ruhsatlandırılmış özel hastanelerin mevcut kadrolu uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayılarının hastane kadrosu olarak kabul edildiği, aynı zamanda anılan tarihten sonra ruhsatlandırılan hastanelerin toplam yatak sayısının 1/3'ünü geçmeyecek sayıda belirlenen uzmanlık dalları ve kadrolu hekim sayılarının hastane kadrosu olarak kabul edileceğinin düzenlendiği, ayakta veya yatarak tedavi gören hastaların sağlık hizmeti sunumundan gereği gibi yararlanabilmesi açısından özel hastanenin toplam yatak sayısının 1/3'ünü geçmeyecek sayıda hekim kadrosu ile çalışması kurala bağlanmıştır.
Buna göre, sağlık hizmeti sektöründe daha önceki (23/09/2010 tarihinden önceki) düzenlemeler sebebiyle 100'den daha az hasta yatağıyla faaliyet gösteren özel hastanelerin bulunduğu, nitekim geçici 13. maddeye 22/03/2017 tarihli Yönetmelik ile eklenen fıkrada, daha önce 100'den daha az hasta yatağı üzerinden ön izin ve ruhsat işlemleri devam edenlerin yüz yatakla açılma şartından muaf olduklarının düzenlendiği görülmektedir.
Bu haliyle, 23/09/2010 tarihinden itibaren en az 100 hasta yatağıyla kurulabilen bir özel hastanenin kadrosunda (100/3=) 33 hekimin bulunmasının gerektiği sabit olup, yatak sayısı 100'ün altında olan ruhsatlı ve faal özel hastanelerin yatak sayılarını yüze çıkarmasına izin verilmesinin, Yönetmelikteki bina ve fiziki şartları mevcut binasında veya yeni binaya taşınarak sağlamaları ile birlikte en az 33 uzman hekim kadrosuna sahip olmaları koşuluna bağlanmasında, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B) Yönetmeliğin 68. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değişik “Özel hastane statüsünde birleşme ve taşınmalar” başlıklı 68. maddesinin 1. fıkrasında, "Sağlık hizmetlerinin etkin ve kaliteli sunulması, mevcut kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla ruhsatlı hastanelere aşağıdaki hususlarda izin verilebilir:
a) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte yer alan planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşları ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel sağlık kuruluşuyla birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir.
b) Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altı olması halinde yatak sayısının %15’i; 75 yatak üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %5’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden kapasitesi daha küçük olan hastanenin yatak sayısının %5’i oranında uzman hekim kadrosu ilave edilir.
c) Özel hastaneler bulunduğu il içerisinde veya bulunduğu ilden başka bir ile taşınabilir. Taşınmak isteyen özel hastaneler Bakanlığa başvurur." hükmü yer almakta iken; 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 4. maddesi ile anılan fıkranın (b) bendi, "Özel hastaneler aynı il içerisinde veya başka bir ildeki özel hastane ile birleşebilir. Ancak, başka bir ildeki özel hastaneyle birleşme işlemleri Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabilir. Özel hastanelerin kendi aralarında birleşmeleri halinde ruhsatlarında kayıtlı yatak sayıları ve uzman hekim kadro sayıları toplanarak birleştirilir. Birleşen hastanelerden yatak sayısı daha küçük olan hastanenin yatak sayısının 75 ve altında olması halinde yatak sayısının %25’i; 75’in üzerinde olması halinde ise yatak sayısının %15’i oranında yatak ilave edilir. Birleşen hastanelerden uzman hekim kadro sayısı daha küçük olan hastanenin kadro sayısının %10’u oranında kadro ilave edilir." şeklinde değiştirilmiştir.
31/05/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile 68. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, özel hastanenin diğer bir özel hastane ile birleşmesine yönelik kurallar öngörülmüş, farklı illerdeki özel hastanelerin birleşme işlemlerinin Bakanlıkça yapılan planlamalara uygun olması halinde yapılabileceği kurala bağlanmış, ayrıca birleşen özel hastanelere belli oranlarda yatak ve kadro ilave edilmesi öngörülmüş; dava konusu değişiklikte ise, ilave edilecek yatak ve kadro oranları artırılmıştır.
Bu haliyle, kapasitesi küçük olan hastanelerin birleşerek büyümesini, bu suretle de sağlık hizmeti sektöründe var olmalarını teşvik etmek amacını taşıyan ve mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama yetkisi çerçevesinde yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, dava konusu bendin daha önceki metninin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 30/05/2023 tarih ve E:2019/9824, K:2023/2914 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
C) Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin dördüncü fıkrasının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 11. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 1. maddesinin 4. fıkrasında, “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde kapsamında Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara, bir kereye mahsus olmak üzere 11/7/2024 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebilir.” hükmü yer almakta iken; 28/09/2019 tarih ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 8. maddesi ile anılan fıkra, “1/1/2019 tarihinden önce bu madde kapsamında Bakanlıktan ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara, bir kereye mahsus olmak üzere 31/12/2025 tarihine kadar ruhsatlandırma işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Öncelikle, 07/04/2023 tarih ve 32156 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile, dava konusu fıkrada yer alan "31/12/2025" ibaresi "31/12/2028" şeklinde değiştirilmiş ise de, bu değişikliğin düzenlemenin esasını etkilemediği, madde kapsamındakilere ek süre tanınmasına yönelik ana kuralın korunduğu, bu nedenle uyuşmazlığın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği anlaşılarak işin esasına geçilmiştir.
31/05/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile, geçici 1. madde kapsamında daha önce ön izin almış özel hastanelerden beş yıllık ruhsatlandırma süresi sonunda ruhsat işlemlerini tamamlayamayanlara bir kereye mahsus olmak üzere, ruhsat işlemlerini tamamlamak amacıyla ek süre verilebileceği öngörülmüş; dava konusu değişiklik ile, bu fıkra dolayısıyla ek süre tanınacakların kapsamı genişletilmiş, ek sürenin bitim tarihi 11/07/2014 tarihinden 31/12/2025 tarihine ötelenmiştir.
Bu haliyle, son yıllarda koronavirüs pandemisinin de etkisiyle dünya çapında oluşan ve öngörülemeyen ekonomik sıkıntılar dikkate alınarak sağlık hizmet sunucularının kamu sağlığını doğrudan ilgilendiren sistemdeki varlıklarını korumaları ve mevcut yatırımların tamamlanması amacıyla yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu fıkranın daha önceki metninin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 30/05/2023 tarih ve E:2019/9824, K:2023/2914 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.