T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11838
Karar No : 2023/3868
DAVACI : …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Huk. Müş. …
DAVANIN KONUSU : 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ile bu kararın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 10/07/2014 tarihli ve 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğundan iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması, söz konusu Kanun'a dayalı olarak çıkarılan 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar" hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın tüm yönleriyle hukuka aykırı olduğu belirtilerek tamamının iptali talep edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, yine davacının avukat sıfatıyla dava açmasının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğu, davanın öncelikle sübjektif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiği; davanın esasına ilişkin olarak da 2002 yılından itibaren demokratikleşme süreci içinde reformlar yapıldığı, terörün sona erdirilmesinin amaçlandığı, iptali istenilen 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 6551 sayılı Kanun’a uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali ile anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın dayanağı 6552 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının, iptali talep edilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı’nın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun Anayasaya aykırı olduğu yönündeki itirazları ciddi görülmemiştir.
01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete yayınlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuştur.
Davacı tarafından iptali istenilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esasların amaç ve kapsamı:
"2002 yılında 58 inci Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin kuruluşundan itibaren kararlı bir şekilde gerçekleştirilen demokratik reformların ve 2009 yılında başlatılan “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”nin bir devamı olarak; 2013 yılında 61 inci Hükümet tarafından daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için “Çözüm Süreci"’ olarak adlandırılan süreç başlatılmıştır.
Kanunda Çözüm Süreci kapsamında yürütülecek çalışmaların temel aktörü “Bakanlar Kurulu” olarak belirlenmekte ve Hükümete bu konuda genel bir yetki ve sorumluluk verilmektedir. Kanunun 2 nci maddesiyle Çözüm Süreci kapsamında yürütülecek çalışmalar sayılarak, Hükümetin bu tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izleyeceği, ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlayacağı ve gerekli mevzuat çalışmalarını yapacağı hükme bağlanmıştır. Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan “Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkilidir” hükmü ile de Bakanlar Kuruluna, Kanun kapsamında ihtiyaç duyulan konularda karar alma yetkisi verilmiştir.
Sözkonusu Kanundaki yaklaşıma uygun olarak, Çözüm Sürecine müstakil bir başlık altında ayrıntılı şekilde yer veren 62 nci Hükümet Programı 6/9/2014 tarihinde TBMM tarafından kabul görmüştür. Hükümet programında; Hükümetimizin, 6551 sayılı Kanunun belirlediği çerçeve ile artık devlet politikası haline gelen Çözüm Sürecini daha güçlü bir şekilde sürdürmek için ilgili tüm kurumlan etkili bir şekilde koordine etmeye, nihai çözümün sağlanması için gerek duyulan yeni yöntemleri devreye sokmaya ve en önemlisi toplum kesimlerinin desteğini arttırmaya yönelik gerekli çalışmaları yapmaya devam edeceği ifade edilmiştir.
Bu çerçevede hazırlanan Esaslar; 6551 sayılı Kanunda Hükümete verilen görevlerin hayata geçirilmesi amacıyla, Çözüm Süreci kapsamında sorumlu ve ilgili kurumlar ile gerekli uygulama, izleme ve koordinasyon mekanizmaları taralından yapılacak çalışmalar ve alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir." şeklinde belirlenmiştir.
Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun;
- "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
" hükmüne,
- "Uygulama, izleme ve koordinasyon" başlıklı 2. maddesinde;
"(1) Hükümet, çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürütür.
a) Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler.
b) Gerekli görülmesi hâlinde, yurt içindeki ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir.
c) Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır.
ç) Bu Kanun kapsamında yapılan çalışmalar ile alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar.
d) Alınan tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izler ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar.
e) Gerekli mevzuat çalışmalarını yapar." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Esasların incelenmesi sonucunda, anılan düzenlemenin 6551 sayılı Kanunun yukarıda alıntılanan kuralları ile verilen yetki kapsamında yürürlüğe konulduğu ve anılan düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Dairemizin 13/04/2015 tarih ve E:2015/642, K:2015/1796 sayılı kararının bozulmasına yönelik Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/12/2017 tarih ve E:2015/3761, K:2017/4517 sayılı kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, avukat olan davacı tarafından, 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ile bu kararın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin, davacının gerek avukat gerekse vatandaş olarak bakılan davayı açmakta menfaati olmadığı, davanın öncelikle sübjektif dava ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiği yönündeki itirazları; davaya konu Bakanlar Kurulu kararının, çözüm süreci kapsamında terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen usul ve esasları düzenlendiği, bu hâliyle toplumun bütününü ilgilendirdiği anlaşıldığından yerinde görülmemiş ve işin esasına geçilmiştir.
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının, Anayasa'ya aykırılık itirazı, Dairemizin 28/05/2020 tarih ve E:2019/11838 sayılı kararı ile ciddi görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
" hükmüne;
"Uygulama, izleme ve koordinasyon" başlıklı 2. maddesinde,
"(1) Hükümet, çözüm süreci kapsamında aşağıdaki hususlarda gerekli çalışmaları yürütür.
a) Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirler.
b) Gerekli görülmesi hâlinde, yurt içindeki ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlarla temas, diyalog, görüşme ve benzeri çalışmalar yapılmasına karar verir ve bu çalışmaları gerçekleştirecek kişi, kurum veya kuruluşları görevlendirir.
c) Silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri ile sosyal yaşama katılım ve uyumlarının temini için gerekli tedbirleri alır.
ç) Bu Kanun kapsamında yapılan çalışmalar ile alınan tedbirlere ilişkin kamuoyunun doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar.
d) Alınan tedbirlere ilişkin uygulama sonuçlarını izler ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar.
e) Gerekli mevzuat çalışmalarını yapar." hükmüne;
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hâli ile "Yetki ve sekretarya" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlar Kurulu, çözüm sürecine ilişkin gerekli kararları almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava Konusu Esasların İncelenmesi:
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar yürürlüğe konulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan idari davalar olarak tanımlanmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu Kararın tamamının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, anılan Karar, 2577 sayılı Kanun'da yer verilen idari işlemin bütün unsurları yönünden ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmuştur.
Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usûl ve esasları düzenleme amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile çözüm süreci kapsamındaki gerekli çalışmaları yürütme yetkisinin Hükümete verildiği, 3. maddesi ile çözüm sürecine yönelik gerekli kararları alma konusunda da Bakanlar Kurulunun yetkilendirildiği dikkate alındığında; Kanun'un verdiği yetki dahilinde alınan dava konusu Bakanlar Kurulu kararında yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu düzenlemenin diğer unsurlarına gelince;
İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. Dava konusu düzenleme ile terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olup, dava konusu düzenlemede amaç unsuru yönüyle de hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir.
6551 sayılı Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde, dava konusu Esaslar'ın 1. maddesinde de ifade edildiği şekliyle "daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için çözüm süreci olarak adlandırılan sürecin başlatılması" üzerine, bu sürecin yürütülmesi noktasında usûl ve esasların belirlenmesi gerektiğinden, bu sebebe dayalı olarak dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bir idari işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu, onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerekir.
Dava konusu işlemin konusu, çözüm süreci ve bu sürece yönelik yapılacak çalışmalar olduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu Esaslar'ın incelenmesi sonucunda, anılan düzenlemenin 6551 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan kuralları ile verilen yetki kapsamında yürürlüğe konulduğu ve anılan düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından ödenen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yine aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davalı idare tarafından ödenen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.