T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12004
Karar No : 2023/2911
DAVACI : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendinin 3. ve 4. cümlelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, temel kuralın diş hekimlerinin mesleklerini, muayenehane veya özel sağlık kuruluşunda tek bir yerde icra etmeleri olduğu, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde 2010 yılında yapılan değişiklikle diş hekimlerinin tek yerde çalışmasına ilişkin ana kuralın istisnasının olabileceğinin kabul edildiği, dava konusu düzenleme ile diş hekimlerinin üç ayrı sağlık kuruluşunda çalışmalarına olanak sağlandığı, ana kuralın istisnası niteliğindeki birden çok yerde çalışma düzenlemesi yapılırken sınırlarının net, çerçevesinin belirli olması ve sağlık hizmetlerinin gerekliliğinden hareket edilmesi gerektiği, ülkede diş hekimi sayısının yetersizliği ve toplumun ağız ve diş sağlığı hizmetine erişiminde güçlükle karşılaşılması halinde dava konusu düzenlemenin kamu yararı amacı taşıyabileceği, ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığı, diş hekimi sayısının genel nüfus artışının çok üzerinde bir oranla arttığı, diş hekimi başına düşen nüfusun sürekli azaldığı, bir yandan diş hekimi sayısında artışın, diğer yandan diş hekimine başvuran kişi sayısındaki azalışın diş hekimi işsizliğine doğru bir gidişi gösterdiği, illere göre farklılık göstermekle birlikte özel diş hekimliği muayenehaneleri ve sağlık kuruluşlarının, kamu ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının aksine ülkenin her yerinde mevcut olduğu, her ilde ve ilçede diş hekimliği muayenehanesinin bulunduğu, bu yönüyle ağız ve diş sağlığı hizmetine diş hekimi eksiği sebebiyle ulaşamama halinin söz konusu olmadığı, mevcut diş hekimi sayısının talebi karşılamaya fazlasıyla yettiği, diş hekimlerinin birden fazla yerde çalışmasına ihtiyaç olmadığı, dava konusu değişiklik ile diş hekimlerinin çalıştıkları il dışındaki bir sağlık kuruluşunda da çalışabileceklerinin öngörüldüğü, bu hak getirilirken mesafe veya ulaşım olanaklarına ve hasta tedavileri ile ilgili alınması gereken ek önlemlere ilişkin bir ölçüt getirilmediği, diş hekiminin birden fazla yerde çalıştırılmasının hasta takibi açısından risk yarattığı, maddede muayenehanelerin hariç tutulmasının, yani diş hekiminin ilk çalıştığı sağlık kuruluşu muayenehane ise başka bir sağlık kuruluşunda çalışmasına izin verilmemesinin 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesine aykırı olduğu, diş hekimlerinin birden çok yerde çalışmasının sağlık hizmetinin yürütülmesi açısından riskli olduğu, düzenlemenin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmüyle de çeliştiği, bu yönüyle uygulamada tereddüte sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerini tercih etmekte olanların çalışma koşullarını düzenlediği, maddede 7146 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gereği bunların birden fazla sağlık kuruluşunda mesleklerini icra edebilmeleri için bu çalışmanın öncelikle Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamalarına uygun olması gerektiği, dava konusu düzenlemenin Kanuna uygun olarak sağlık insan gücünün planlanması gereğinden kaynaklandığı, sebep unsurunun istihdam planlamaları olduğu, tabiplik mesleğinin kendi doğal sınırları olduğu da gözetilerek mesleğin üç sağlık kuruluşunda icra edilebileceğine ve bunların birisinin il dışında olabileceğine ilişkin düzenleme getirildiği, hukuk devletinde hiçbir hakkın mutlak ve sınırsız olmadığı, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yukarıda bahsedilen düzenleme olmasaydı dahi, hekimlik mesleğinin icrasının her şeyden önce hekimin fizik gücü ile sınırlı olması sebebiyle doğasından kaynaklanan sınırının bulunduğu, dava dilekçesinde yapılan açıklamaların düzenlemenin hukuka uygun olduğunu ortaya koyduğu, Türkiye Sağlık İnsan Gücü Durum Raporunun ülkemizde hekim ve diş hekimi sayısının Avrupa Birliği ve muhtelif ülke ortalamalarının altında olduğunu ortaya koyduğu, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin muyenehaneleri de kapsadığı ve aynı bentteki diğer sağlık kuruluşlarında da çalışma imkânı verdiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendinin 3. ve 4. cümlelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüştür.
Anayasanın 124. maddesine göre de Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin a) fıkrasındaki, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; 9. maddesinin (c) fıkrasındaki, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği; sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetlenmesini düzenleyen Ek 11. maddesindeki kurallarına dayanılarak 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği çıkarılmıştır.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 12. maddesinde; “Sanatını icra etmek üzere bir mahalde kayıtlı olan herhangi bir tabibin bizzat dükkan ve mağaza açmak suretiyle her türlü ticaret yapması memnudur.
(Değişik bölüm: 02/01/2014-6514 S.K./21. md) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.
(Değişik fıkra: 21/01/2010-5947 S.K./7.mad) Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve (Ek ibare: 26/7/2018 -7146 S.K./3. md) ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. (Değişik cümle: 02/01/2014-6514 S.K./21. md) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. (Ek cümle: 02/01/2014-6514 S.K./21. md) Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir.” kuralına yer verilmiştir.
1219 sayılı Kanunun 12. maddesinin 2. fıkrasında tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar için, kanunlar tarafından saklı bırakılan haklar dışında üç ayrı çalışma alanı gösterilmiştir. 3. fıkra ile sağlık kurum ve kuruluşunda yapılacak çalışmaların, ancak Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde gerçekleştirilmesi ve 2. fıkradaki üç ayrı bent kapsamında birden fazla yerde yapılması mümkün olup, bu bentlerden c) bendi kapsamında kalan mesleğini serbest olarak icra edenler yönünden ise bu bent dışında b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilmesi, hizmet bedelinin hasta tarafından karşılanması ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemesi kaydına bağlanmıştır.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 22/03/2017 tarihli, 30015 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 36. maddesiyle değişik şeklinde; “Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Özel hastane kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, hastanedeki çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya tıp merkezlerinde çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel hastanenin kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” kuralında yer alan yukarıda altı çizilen "diğer özel hastane veya tıp merkezlerinde" ibaresi dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesiyle; "bir özel hastane veya tıp merkezinde daha" şeklinde değiştirilmiştir.
Uyuşmazlığa konu alt bent 3 ay sonra 28/09/2019 tarihli, 30902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle; "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabipleri, Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi kadrolu çalıştığı il dışındaki planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir.” şeklinde yeniden düzenlenmiş, nöbet dışında farklılaşan altı çizilen kısmın iptali istenilmiştir.
Kalite ve verimliliği artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığınca, sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanmasını düzenleyen Yönetmeliğin Ek-4. maddedeki planlamadan istisna olarak özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla ruhsatlı hastanelere verilebilecek istisnai izinlerden olan dava konusu düzenlemeyle kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki biri il dışında da olabilecek şekilde iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesi olanağı sağlandığı, 22/03/2017 tarihinde yapılan Yönetmelik değişikliğine göre sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanmasına ilişkin istisna kapsamının genişletildiği, kurumsal sözleşme yapılması halinde çalışma imkanı sağlanması şartının kaldırıldığı görülmekte olup, maddenin öngördüğü istisnai kuralı genişleten kadro dışı çalışma esaslarına ilişkin dava konusu değişikliğin bu kısmında da dayanağı yasa kuralına aykırılık görülmemiştir.
Dava dilekçesindeki ağız ve diş sağlığı hizmetine diş hekimi eksiği sebebiyle ulaşamama halinin söz konusu olmadığı, mevcut diş hekimi sayısının talebi karşılamaya fazlasıyla yettiği, diş hekimlerinin birden fazla yerde çalışmasına ihtiyaç olmadığı, muayenehanesi olan hekimlerin çalışma hakkının sınırlandığı yolundaki iddiaların aktarılan yasal düzenlemeler karşısında yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'in ve davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin bazı maddelerinde, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılmıştır.
Bunun üzerine davacı tarafından, asıl Yönetmeliğin, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendinin 3. ve 4. cümlelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında, "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası." düzenlemesine yer verilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış ve 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı ek 4. maddesinin 1. fıkrasında, "Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması." düzenlemesine yer verilmiş; "Özel hastanenin kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, "Ayrıca;
1) Özel hastanelerde çalışan tabip ve diş tabipleri, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla bulunduğu ilde planlama kapsamındaki birden daha fazla özel sağlık kuruluşunda çalışabilir. Diğer sağlık çalışanları ise planlama kapsamındaki en fazla bir özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. ...
5) (Değişik:RG-31/5/2019-30790) Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Özel hastane kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, hastanedeki çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak bir özel hastane veya tıp merkezinde daha çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel hastanenin kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer." hükmü yer almakta iken; 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile anılan fıkranın (5) numaralı alt bendi, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında başka bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabip ve diş tabipleri, Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilir. Bu kuruluşlardan bir tanesi kadrolu çalıştığı il dışındaki planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşu da olabilir." şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir.
Davacı tarafından, temel kuralın diş hekimlerinin mesleklerini, muayenehane veya özel sağlık kuruluşunda tek bir yerde icra etmeleri olduğu, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesinde 2010 yılında yapılan değişiklikle diş hekimlerinin tek yerde çalışmasına ilişkin ana kuralın istisnasının olabileceğinin kabul edildiği, dava konusu düzenleme ile diş hekimlerinin üç ayrı sağlık kuruluşunda çalışmalarına olanak sağlandığı, ağız ve diş sağlığı hizmetine diş hekimi eksiği sebebiyle ulaşamama halinin söz konusu olmadığı, diş hekimlerinin birden fazla yerde çalışmasına ihtiyaç olmadığı, diş hekiminin birden fazla yerde çalıştırılmasının hasta takibi açısından risk yarattığı, düzenlemenin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendi hükmüyle de çeliştiği iddia edilerek düzenlemenin iptali istenilmektedir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının çalışmaları sonucu hazırlanan Türkiye’de Sağlık Eğitimi ve Sağlık İnsangücü Durum Raporunun (Şubat 2014) "Sağlık İnsangücü Planlaması" başlıklı birinci bölümünün "Etkili ve Gerçekçi Bir Sağlık İnsangücü Planlaması İçin Dikkate Alınması Gerekli Önemli Bazı Noktalar" başlıklı 1.7. maddesinde, planlamaya esas teşkil edecek güvenilir veri bankası oluşturulması, planlamada uygulanacak yöntemin uygunluğunun tartışılması, planlamanın ülkenin genel sağlık politikasına uygunluğunun sağlanması, planın uygun değişikliklerle sık sık güncellenmesi gibi hususların planlamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiş; aynı Raporun "Türkiye'de Sağlık İnsangücünün Mevcut Durumu" başlıklı üçüncü bölümünün "Diş Hekimi Durumu" başlıklı 3.2. maddesinin "AB Üyesi Ülkeler ve Türkiye Karşılaştırması" başlıklı kısmında, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölgesinde yer alan ülkeler ortalaması dikkate alındığında, 100.000 kişiye düşen diş hekimi sayısının Türkiye'de oldukça düşük olduğu belirtilmiş; bu kısımdaki tablolar incelendiğinde, Aralık 2013 verilerine göre, 100.000 kişiye düşen diş hekimi sayısının Türkiye'de 28, DSÖ Avrupa bölgesi ortalamasında 43, AB ortalamasında 67 olduğu, 52 ülke arasından Türkiye'nin 45. sırada yer aldığı görülmüştür.
Dava konusu bentte, planlamadan istisna olarak izin verilecek hususların düzenlendiği, anılan bendin, (1) numaralı alt bendinde, özel hastanelerde çalışan tabip ve diş tabiplerinin, planlama kapsamındaki birden daha fazla özel sağlık kuruluşunda çalışabileceği kuralı belirtildikten sonra, (5) numaralı alt bendinde, birden fazla özel sağlık kuruluşlarında yapılacak çalışmanın şartlarına/detaylarına yer verildiği, bu kapsamda da muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu çalışan diş tabibine, (Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince ve 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak kaydıyla) kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışma imkânı sağlandığı görülmektedir.
Bu haliyle, dava konusu değişiklik ile planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün kaliteli ve verimli kullanılabilmesinin, hastaların sağlık hizmetine yeterli ve nitelikli düzeyde erişilebilmesinin amaçlandığı ve değişikliğin 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin amir hükmüne uygun olduğu anlaşılmakla anılan düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, dava konusu düzenlemenin önceki halinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 30/05/2023 tarih ve E:2020/372, K:2023/2915 sayılı kararıyla bu düzenleme yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.