T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12200
Karar No : 2023/2157
DAVACI : … Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nde yer alan “P617640, P617650, P617660, P617680, P617690, P617700" SUT kodlu işlemlerin; yanına (*) işareti konularak ve listenin açıklamalar kısmında da "* İşaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönündeki açıklamaya yer verilerek yalnızca A tipi tıp merkezlerinde yapılabilecek işlem haline gelmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Şirketlerinin B tipi tıp merkezi işlettiğini, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte 12/12/2017 tarihinde yapılan değişiklik ile dava konusu edilen cerrahi işlemlerin tıp merkezlerinde yapılabilen işlemler haline getirildiği, Şirketlerinin yatırım planlarını buna göre yaptığını, bu ameliyatların yapılabileceği teknolojik cihazlar satın aldıklarını, bu alanda çalışmak üzere alanında uzman bir hekim ile anlaştıklarını, 01/10/2019 tarihli dava konusu Yönetmelik değişikliği ile “P617640, P617650, P617660" SUT kodlu işlemlerin tıp merkezlerinde yapılamaz hale geldiğini, "P617680, P617690, P617700" SUT kodlu işlemlerin ise yalnızca A tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verildiğini, son olarak 10/10/2019 tarihli dava konusu değişiklik sonucu anılan işlemlerin A tipi tıp merkezlerinde yapılabileceği, ancak B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılamayacağı, A tipi tıp merkezleri ile B tipi tıp merkezlerinin ameliyathane koşullarının aynı olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin haklı bir tıbbi veya hukuki sebebinin olmadığı, bu durumun Devlete güven, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu, sağlık hizmeti sunucuları arasında özel hastaneler lehine bir eşitsizlik yarattığı, hastaların sağlığa erişim hakkını kısıtladığı, düzenlemenin bilimsel dayanağının olmadığı, listeden çıkarılan işlemler ile benzer tıbbi girişim içeren cerrahi işlemlerin (silikon yağı çıkarmak gibi) listeden çıkarılmadığı ve B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılabildiği, değişikliğin kamu yararı amacı taşımadığı, hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin; “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çock sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarından birer uzman hekim olmak üzere, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş üniti ve diş hekimi ile Bakanlık tarafından ruhsatlı tıbbi tahlil ve röntgen laboratuvarı bulunan, sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ve 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır.” şeklinde tanımlandığı, yine aynı Yönetmelikte, tıp merkezlerinin açılacağı yerler ile ilgili olarak tıp merkezi binasına ilişkin plan örneğinin istenildiği, imar mevzuatına dair herhangi bir bilgi ve belge istenmediği, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, ancak bir çok tıp merkezinin bu kıstasları sağlayamadığı, bunun üzerine 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, bilahare, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken Türk Cerrahi Derneği, Türk Oftalmoloji Derneği, Türk Nöroşirürji Derneği, Türk Üroloji Derneği, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneğinden görüş alındığı, dava dilekçesinde düzenlemenin bilimsel ve tıbbi bir gerekçesinin olmadığı belirtilse de, dava konusu düzenleme yapılırken ilgili derneklerden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nde yer alan “P617640, P617650, P617660, P617680, P617690, P617700" SUT kodlu işlemlerin; yanına (*) işareti konularak ve listenin açıklamalar kısmında da "* İşaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönündeki açıklamaya yer verilerek yalnızca A tipi tıp merkezlerinde yapılabilecek işlem haline gelmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali istenilmektedir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır.
Davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
Her ne kadar dava konusu Yönetmeliğin iptale konu Ek-9 Maddesi 12/05/2021 tarihli ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. Maddesiyle değiştirilmiş ise de , iptale konu düzenlemenin aynen korunduğu görülmekle işin esasının incelenmesine devam edilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile Danıştay 10. Dairesinin bu dosyada yaptığı ara kararlarına verilen cevaplarda yer alan iddia ve savunmalar dikkate alınarak yapılan incelemede, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin; “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarından birer uzman hekim olmak üzere, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş üniti ve diş hekimi ile Bakanlık tarafından ruhsatlı tıbbi tahlil ve röntgen laboratuvarı bulunan, sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ve 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır.” şeklinde tanımlandığı, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, ancak bir çok tıp merkezinin bu kıstasları sağlayamadığı, bunun üzerine 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, bilahare, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 nolu ekinin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken Türk Cerrahi Derneği, Türk Oftalmoloji Derneği, Türk Nöroşirürji Derneği, Türk Üroloji Derneği, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneğinden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi ediliği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin iptale konu düzenlemelerinin hizmet gereklerine ve üst hukuk normalarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikteki A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip “tıp merkezi” uygulamasına geçilmiş, geçiş hükümleri ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğinin 23. maddesi ile aynı zamanda asıl Yönetmeliğin eki Ek-9 da değiştirilmiştir. Bu değişiklikte, "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)", "D ve E Grubu Olup Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-2)" ve "Sağlık Uygulama Tebliği EK-2/B Listesinde Yer Alıp EK-2/C Listesinde Yer Almayan İşlemlerden Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Olan İşlemler Listesi (Liste-3)" adıyla üç ayrı listeye ve "Açıklamalar" kısmına yer verilmiştir.
Bu değişiklikten kısa bir süre sonra bu defa, dava konusu 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"e, yanına (*) işareti de konularak 4 işlem daha eklenmiş ve Ek-9 sayılı liste başka bir değişiklik yapılmadan yeniden yayımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, işbu davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davalı idare tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücreti ile aşağıda dökümü yapılan toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.