T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/12436
Karar No : 2023/2527
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elazığ İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ...ada, ... parsel taşınmaz için toplam 479.416,00 TL tutarında teknik alt yapı bedeli tahakkuk ettirilmesi ilişkin işlemin iptali ile davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülerek peşin olarak ödenen 119.854,00 TL tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; taşınmaz için yapı ruhsatı verilmesi istemiyle idareye başvuru yapıldığı tarihte alanda içme suyı ve kanalizasyon altyapısının henüz tamamlanmadığı, sadece stabilize yol bulunduğu, teknik altyapı bedeli tahakkuk ettirilmesine ve bu bedelin % 25'lik kısmının peşin olarak tahsil edilmesine yönelik işlemin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86 ila 94. maddelerine göre değil, 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca tesis edildiği, beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı ruhsatı verilebilmesi için parselasyon planlarının tasdik edilmiş olmasının yanı sıra teknik altyapısının yapılmış olması da gerektiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olmakla birlikte dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle ihtirazi kayıtla ödemek durumunda kaldığını ileri sürdüğü meblağın iadesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın bulunduğu alanda yol, içme suyu ve kanalizasyon hizmetlerinin hiçbirisinin davalı idarece tamamlanmadığı, yasal koşulları oluşmadığı halde 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 86 ila 88. maddeleri uyarınca söz konusu harcamalara katılım bedeli tahakkuk ettirilmesinin mevzuata aykırı olduğu, borcun tahakkuk ettirilme usulünün de anılan Kanun'da öngörülen usullere uygun olmadığı, ayrıca 2464 sayılı Kanununda harcamalara katılma payının bina ve arsa değerinin %2'sini geçemeyeceği düzenlendiği halde, davacıya ait bina ve arsa değerinin yaklaşık %10'una karşılık gelen tutarda tahakkuk ettirilen katılım bedelinin yasal sınırı da aştığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz için yapı ruhsatı verilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca Elazığ Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı ücret tarifesine göre hesaplanan toplam 479.416,00 TL tutarında yol, kanalizasyon ve içme suyu tesisatı katılım bedelinin %25'ine karşılık gelen 119.854,00 TL'lik kısmı 18.04.2016 tarihinde davacıdan peşin olarak tahsil edilmiş, borcun kalan kısmı için tahakkuk fişi düzenlenmiştir.
Davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülerek ödeme yapıldıktan sonra bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Geliştirme Alanlarında Yapı Ruhsatı" başlıklı 23. maddesinde, "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;
a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,
b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması, şarttır.
Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez.
Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz.
Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.
Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.
Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.
İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır.
İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, imar planında beldenin inkişafına (gelişimine) ayrılmış ve parselasyon işlemi yapılmış, ancak teknik altyapısı henüz tamamlanmamış taşınmazlara yapı ruhsatı verilebilmesi için, bu altyapı bedelinin %25'lik kısmının peşin ödenip, kalan %75'lik kısmının alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlandığı tarihten itibaren en geç altı ay içinde ödeneceğine dair taahhütname verilmesi gerektiği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta, imar planında 12 metre genişliğinde öngörülen 2 ayrı taşıt yolunun birisinden 153 metre uzunluğunda, diğerinden 72 metre uzunluğunda cephe alan taşınmaz için Elazığ Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen ücret tarifesine göre 179.782,00 TL tutarında stabilize yol, 179.782,00 TL tutarında kanalizasyon tesisi, 119.852,00 TL tutarında içme suyu tesisi karşılığı olmak üzere toplam 479.416,00 TL tutarında teknik altyapı bedeli hesaplandığı, bu bedelin %25'lik kısmına karşılık gelen 119.854,00 TL'lik kısmının davacıdan peşin şekilde tahsil edildiği, kalan %75'lik kısmı için ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre "tahakkuk fişi" düzenlendiği, bu fişte; borcun Vergi Kanununda öngörülen süreler içinde ödeneceğine, ödeme süresinin son gününün verginin vade tarihi olduğuna dair ibarelere yer verilmek suretiyle kalan borcun 4 eşit takside bölündüğü, taksit tarihlerinin ise vergi dönemlerine göre 18.04.2016 (2016 yılı 1. dönem borcu), 18.10.2016 (2016 yılı 2. dönem borcu), 18.04.2017 (2016 yılı 3. dönem borcu) ve 18.10.2017 (2016 yılı 4. dönem borcu) şeklinde belirlendiği görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığa konu teknik altyapı bedelinin tahsil edilmeyen %75'lik kısmının, söz konusu tesislerin yetkili idarece tamamlandığı tarihi takip eden 6 ay içinde ödeneceğine yönelik davacıdan bir taahhütname alınması gerekmekte iken; kalan borcun istenebilir hale gelmesinin hizmetin tamamlanması koşuluna bağlı olduğu gözetilmeksizin, Vergi Kanunda öngörülen vergi dönemleri esas alınarak en son 18.10.2017 tarihine kadar 4 eşit taksit halinde ödenmesi gerektiğine dair düzenlenen dava konusu tahakkuk fişinin 3194 sayılı Kanunda öngörülen usule aykırı olduğuna şüphe bulunmamaktadır.
Kaldı ki, dava konusu teknik altyapı bedeline dahil edilen tesislerden kanalizasyon ve içme suyu tesislerinin tamamlandığına yönelik dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, kalan borcun bu kısım yönünden istenebilir hale gelip gelmediği belirsiz olmakla birlikte; güncel uydu görüntülerinden, taşınmazın 153 metre uzunluğunda cepheli olduğu 12 metre genişliğindeki taşıt yolunun zeminde henüz yapılmadığı görüldüğünden, kalan borcun bu kısmının istenebilir hale gelmediği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, taşınmazın imar planında gelişme alanında kaldığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge yer almadığından, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesine dayanılarak tesis edilen işlemin bu yönüyle hukuka uygun olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan karar verildiği sonucuna varılmaktadır.
Bu tespit ve açıklamalar doğrultusunda, borcun davacı tarafından peşin olarak ödenen %25'lik kısmının iadesi istemi yönünden, dava konusu işlemin 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde öngörülen inkişaf alanında yer alma ve ruhsat verilmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu tarihte altyapı tesislerinin tamamlanmamış olması koşullarını sağlayıp sağlamadığının ve dava konusu teknik altyapı bedelinin hukuka uygun şekilde hesaplanıp hesaplanmadığının araştırılması, elde edilecek sonuca göre bu kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi, teknik altyapı bedelinin kalan %75'lik kısmı için düzenlenen tahakkuk fişinin iptali istemi yönünden ise, Kanun'da öngörülen usule açıkça aykırı şekilde tesis edilen bu işlemin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.