T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12464
Karar No : 2023/2158
DAVACI : …Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen eki Ek-9'da yer alan "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"nin 350. sırasındaki sezaryen işlemine (*) işareti ile "* İşaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönünde getirilen açıklamanın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Şirketlerinin 1999 yılından beri tıp merkezi işlettiği ve C tipi olan bu merkezin cerrahi müdahale biriminin bulunduğu, ağırlıklı olarak kadın hastalıkları ve doğum alanında hizmet verdikleri, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerindeki A tipi, B tipi ve C tipi sınıflamanın kaldırıldığı ve yalnızca “tıp merkezi” olarak düzenlendikleri, dava konusu düzenleme ile sezaryen uygulamasına (*) işareti ile belirlenen bir açıklama getirilerek uygulamayı imkansızlaştıran ve kısıtlayan şerh konulduğu ve böylece sezaryen uygulamasının B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılamayacağının düzenlendiği, fakat acil hallere ilişkin herhangi bir istisnaya yer verilmediği, riskli durumla karşı karşıya kalındığında mecburen hastanın sevk edileceği, oysa doğumda derhal müdahalenin hayati önem taşıdığı, listenin tıbbi gerekliliklerle oluşturulmadığı, acil hallerde sezaryen yapılabilmesi için gerekli tıbbi şartlar aynı iken, fiziki şartlar gerekçe gösterilerek yapılan düzenlemenin kazanılmış hakları ihlal ettiği, çünkü, sezaryeni uygulayacak sağlık kuruluşları bakımından kısıtlamaya gidilirken doğumhane/ameliyathane içeriğine ve tıbbi uygulayıcıların niteliğine ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığı, aynı şartlar ile önceden acil hal söz konusu olduğu hallerde sezaryen uygulayabilen sağlık kuruluşlarının, tıbbi gerekliliklerde herhangi bir ek şart getirilmemesine rağmen artık bu uygulamayı gerçekleştiremedikleri, tıp merkezlerinin dava konusu Yönetmelik kapsamında kurulacak tıp merkezleri ile aynı ve hatta daha donanımlı şartları haiz olduğu, değişikliğin kamu yararı amacı taşımadığı, hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, bilahare, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, dava konusu Ek-9 nolu liste oluşturulurken Yönetmeliğin 23. maddesi hükmünün baz alındığı, listenin özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken Türk Cerrahi Derneği, Türk Oftalmoloji Derneği, Türk Nöroşirürji Derneği, Türk Üroloji Derneği, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneğinden görüş alındığı ve alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezlerinin teknik donanımı ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, davacının acil hallerde yapılacak sezaryen müdahalesinin engellendiği yönündeki iddiasının Yönetmeliğin açıklamalar kısmında yer alan (**) işaretli açıklama karşısında geçersiz olduğu, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen eki Ek-9'da yer alan "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"nin 350. sırasındaki sezaryen işlemine (*) işareti ile "* İşaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönünde getirilen açıklamanın iptali istenilmektedir.
Ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin; “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarından birer uzman hekim olmak üzere, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş üniti ve diş hekimi ile Bakanlık tarafından ruhsatlı tıbbi tahlil ve röntgen laboratuvarı bulunan, sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ve 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden,aynı Yönetmelikte, tıp merkezlerinin açılacağı yerler ile ilgili olarak tıp merkezi binasına ilişkin plan örneğinin istenildiği, imar mevzuatına dair herhangi bir bilgi ve belge istenmediği, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, ancak bir çok tıp merkezinin bu kıstasları sağlayamadığı, bunun üzerine 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırılmışken, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapılarak dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken Türk Cerrahi Derneği, Türk Oftalmoloji Derneği, Türk Nöroşirürji Derneği, Türk Üroloji Derneği, Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği, Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneğinden görüş alındığı, dava dilekçesinde düzenlemenin bilimsel ve tıbbi bir gerekçesinin olmadığı belirtilse de, dava konusu düzenleme yapılırken ilgili derneklerden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının acil hallerde yapılacak sezaryen müdahalesinin engellendiği yönündeki iddiasının Yönetmeliğin açıklamalar kısmında yer alan (**) işaretli açıklama karşısında geçersiz olduğu, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin hizmet gereklerine ve üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varılmışsa da ,12/05/2021 tarihli ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile asıl Yönetmeliğin eki Ek-9 değiştirilerek yeniden yayımlandığından dava konusuz kalmıştır.
Açıklanan nedenlerle, karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikteki A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip “tıp merkezi” uygulamasına geçilmiş, geçiş hükümleri ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğinin 23. maddesi ile aynı zamanda asıl Yönetmeliğin eki Ek-9 da değiştirilmiştir. Bu değişiklikte, "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)", "D ve E Grubu Olup Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-2)" ve "Sağlık Uygulama Tebliği EK-2/B Listesinde Yer Alıp EK-2/C Listesinde Yer Almayan İşlemlerden Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Olan İşlemler Listesi (Liste-3)" adıyla üç ayrı listeye ve "Açıklamalar" kısmına yer verilmiştir.
Bu değişiklikten kısa bir süre sonra bu defa, dava konusu 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"e, yanına (*) işareti de konularak 4 işlem daha eklenmiş ve Ek-9 sayılı liste başka bir değişiklik yapılmadan yeniden yayımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, işbu davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davalı idare tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücreti ile aşağıda dökümü yapılan toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.