T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1267
Karar No : 2023/2088
DAVACILAR : 1- … Derneği
2- …Derneği
3- …Derneği
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU :
10.01.2019 tarih ve 30651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi kurulması hakkındaki 567 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, fakültenin adında yer alan “Fizik Tedavi” ibaresi yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi’nin fizyoterapi alanında lisans eğitimi vermek üzere kurulduğu, bu fakülteden mezun olan kişilerin fizyoterapist meslek unvanını kazandığı, fizyoterapistlerin tedavi yetkilerinin olmadığı, hekimin teşhis ve tedavi programı uyarınca gerekli uygulamaları yapmakla yetkili oldukları; dolayısıyla “tedavi” terimi tıp fakültesi mezunu hekimlere tanınan bir yetkinlik alanı olduğundan, esas işlevi fizyoterapist yetiştirmek olan fakültenin isminde bu terimin kullanılmasının bilimsel gerekliliklere uygun olmadığı, ilgili mevzuatta da “tedavi” kelimesinin sadece hekimlik mesleği için kullanıldığı, bu sebeplerle fakülte isminde bu terimin kullanılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Hekimlerin çoğunun uzmanlık diplomalarında “Fiziksel Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı” isimlendirmesinin bulunduğu, kaşelerinde de “Fiziksel Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı” yazdığı, halen ülkemizde fizyoterapist yetiştiren Sağlık Bilimleri Fakültesi ya da Yüksekokullarında bölümün adının “fizyoterapi ve rehabilitasyon” olarak geçtiği, ÖSYM sınav kılavuzunda da “fizyoterapi” ve “fizyoterapi ve rehabilitasyon” programı şeklinde geçtiği, dava konusu edilen “fizik tedavi” ibaresinin Üniversitelerarası Kurul Temel Bilim Alanları listesinde ve ÖSYM kılavuzunda “fizyoterapi” olarak yer alan meslek adı ile uyumlu olmadığı belirtilmiştir.
12.11.2009 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu toplantısında; 2547 sayılı Kanun’un 7/d-2 maddesi uyarınca, Sağlık Yüksekokulları ile Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde bulunan “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon” bölümü ile anabilim dalı adlarının “Fizyoterapi ve rehabilitasyon” bölümü ve anabilim dalı olarak değiştirildiği, tüm bu açıklamalar ışığında, fizik tedavi kavramının fiziksel tıp ve rehabilitasyon tıpta uzmanlık branşı ile ilgili bir tanımlama olduğunun açık olduğu, fizyoterapist yetiştiren okulun isminde hekimlik yetkisini ifade eden fizik tedavi kavramına yer verilmesinin mesleğin adı ile örtüşmediği, bu şekilde bir isimlendirmenin uygulamada karışıklığa yol açacağı ve açıkça hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usul yönünden davacılardan Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği bakımından, anılan derneğin sübjektif ehliyet şartını taşımadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi bünyesinde yer alan Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Yüksekokulunun, Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Fakültesine dönüştürülmesinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın …tarih ve …sayılı kararı ile uygun görüldüğü, bunun üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile adı geçen yüksekokulun fakülteye dönüştürüldüğü, anılan fakültenin fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünden mezun olanların “fizyoterapist” unvanı aldığı ve bu unvanla görev yaptığı açıklanmıştır.
2547 sayılı Kanun’un 3. maddesinde fakültenin, “Yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan; kendisine birimler bağlanabilen bir yükseköğretim kurumudur.“ şeklinde; yüksekokulun, “Belirli bir mesleğe yönelik eğitim öğretime ağırlık veren bir yükseköğretim kurumudur.“ şeklinde tanımlandığı, fakülte bünyesinde fizyoterapi ve rehabilitasyon eğitimleri verecek bölümlerin yanı sıra farklı bölümlerin de açılabileceği, fakülte düzeyinde eğitimin niteliğinin artırılabilmesi için fizyoterapist öğretim üyelerinin yanı sıra farklı disiplinlerden öğretim üyelerinin de eğitime katılmasına imkan verecek şekilde eğitimin işbirliği içinde yürütülmesinin insan sağlığı açısından da daha yararlı olacağı mülahazası ile dava konusu kararın alındığı; fizyoterapistlerin değişik meslek gruplarından oluşan rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi olduğu, dolayısıyla fakülte adında “fizik tedavi” ibaresinin yer almasının eğitimin kapsayıcılığı açısından uygun ve gerekli olduğu, tıp biliminin sadece tabiplerden oluşan bir bilim olmayıp tabip dışında diğer sağlık meslek mensuplarının da yer aldığı multidisipliner bir bilim olduğu, tedavi sürecinin de tabiple birlikte diğer sağlık meslek mensuplarınca yürütüldüğü ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi’nin 28.03.2013 tarih E:2011/65, K:2013/49 sayılı kararında, 6225 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile 1219 sayılı Kanun’a eklenen EK 13/b maddesinin, “Her ne kadar dava dilekçesinde, alanında uzman olan fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabiplerin yetkilerinin dava konusu kuralla fizyoterapistlere ve başka alandaki uzmanlara devredildiği ileri sürülmüş ise de dava konusu kural ile fizyoterapistlere devredilen herhangi bir yetki söz konusu olmayıp, hastalık durumunda fizyoterapistlerin ancak uzman doktorların teşhis ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hareket ve fiziksel bozuklukların ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi için uygulama yapabilecekleri belirtilmiştir. (…) Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı olmamakla birlikte kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhis ve tedavilerine bağlı olarak fizyoterapistleri yönlendirme yetkisi verilmesi, bu kişileri fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı yapmayacağı gibi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları ile aynı kurallara tabi tutulduklarından da söz edilemez.“ gerekçesi ile Anayasa’ya uygun bulunduğu, dava konusu düzenlemede de Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararında yapılana tespit ve değerlendirmelere aykırı bir yön bulunmadığı, uygulamada fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimleri ile fizyoterapistler arasında herhangi bir karışıklık veya yetki karmaşası bulunmadığı, dava konusu kararın hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 10/01/2019 tarihli ve 30651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi kurulması hakkındaki 567 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Fakültenin adında yer alan “Fizik Tedavi” ibaresi yönünden iptali istemiyle açılmıştır. 1219 sayılı Tababet Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1'inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Tıp Fakültesinden diploma almanın şart olduğu, 8'nci maddesinde ise, Türkiye'de hekimlik yapmak için bu Kanunda gösterilen nitelikleri taşıyanların, genel olarak hastalıkları tedavi hakkının bulunduğu hükme bağlanmak suretiyle, Tıp Fakültesi mezunu hekimlerin hastaları tedavi ve buna bağlı reçete düzenleme yetkisinin kapsamı belirlenmiştir.
Anılan Kanuna 6225 sayılı Kanun ile eklenen Ek 13 üncü maddenin (b) bendinde de; "Fizyoterapist; fizyoterapist fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun sağlık meslek mensubudur, hastalık durumları dışında, kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini arttırmak için mesleğıyle ilgili ölçüm "ve testleri yaparak kanıta dayalı koruyucu ve geliştirici protokolleri belirler, planlar ve uygular. Hastalık durumlarında ise fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar. Hastaların tedavisi yönünden rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleri ile işbirliği içinde çalışır ve tedavinin gidişi hakkında ilgili uzman tabibe bilgi verir." hükümlerine yer verilmiştir. Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik'e, "Fizyoterapist;
a) Sağlıklı bireylerde kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini artırmak için bireye özel fiziksel aktivite ve egzersiz programlarını planlar ve uygular.
b) Hastalık durumlarında;
1)Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar.
2)Fizyoterapi programında belirlenen hedeflere ulaşabilmek için hastanın rol ve görevlerini tanımlar.
3)Fizyoterapi programı ve iyileşme süreci ile ilgili bilgileri kaydeder.
4)Koruyucu ve destekleyici rehabilitasyon cihaz ve teknolojilerinin kullanımı konusunda uzman tabiple birlikte, uygun ölçü ve özellikleri belirler, öneri geliştirir, hasta ve aileye eğitim verir.
5)Fizyoterapi sürecinde, uygulanan fizyoterapi programının hasta için uygun olmadığını veya programını sonlandırmak gerektiğini öngördüğü durumlarda ilgili tabibe görüşünü bildirir, tabibin programın uygulanmasında ısrar etmesi durumunda söz konusu programı, durumu kayıt altına alarak uygular.
6)Fizyoterapi programı için uygun olan teknolojik ekipmanı güvenli ve etkili bir şekilde kullanır, ortaya çıkabilecek istenmeyen etkileri ve komplikasyonları önlemek için gerekli önlemleri alır." olarak tanımlanmıştır.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon) Uzmanlığı tıbbi bir bilim dalı olup, kişiler öncelikle 6 sene tıp eğitimi aldıktan sonra Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını (TUS'u) kazanarak 5 sene ihtisas yapmak suretiyle "Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı" olmaya hak kazanmaktadırlar. Fizyoterapistler ise, tarihsel süreçte Sağlık Bilimleri Yüksekokulu bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programı olarak açılan ve 4 yıllık lisans eğitimi sonrasında aldıkları "Fizyoterapist" unvanı ile çalışmaya hak kazanan kişilerdir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanları hastaları değerlendirip, hangi tedavi yöntemine ihtiyaç olduğunu, fizyoterapi uygulanacaksa hangi fizyoterapi yönteminin uygulanacağına karar verir, fizyoterapistler de bu yöntemleri uygulamaktan sorumlu olan meslek mensuplarıdır. Hastalara tanı koyma görevi FTR uzmanına aittir. Bu tanıya uygun olarak planlanan fizyoterapi FTR uzmanının kendisi tarafından uygulanabileceği gibi, FTR uzmanının yönlendirdiği fizyoterapistler tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu sürecin yönetimi ve kontrolü FTR uzmanının sorumluluklarındandır. Fizyoterapistler (yüksek lisans yapmış olan fizyoterapistler de dahil olmak üzere) ancak FTR uzmanlarının kontrolü altında görev yapabilirler.
Dosyanın incelenmesinden; Hacettepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programı, 1961 yılında Ankara Üniversitesi`ne bağlı Sağlık Bilimleri Yüksekokulu`nun bir bölümü olarak kurulmuş 1964 yılında Ankara Üniversitesi, Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi`ne bağlı Hacettepe Fizyoterapi Rehabilitasyon Yüksekokulu olarak yeniden yapılandırılmış ve 1971 yılında, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu olarak doğrudan Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanarak bağımsız bir yüksekokul olmuştur. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu ise, 21/5/2007 tarihli ve 2007/12216 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi`ne bağlı Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, daha sonra dava konusu işlemle de 2019 yılında ise Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi olmuştur.
Yükseköğretim Kurulunun resmi internet sitesinin "https://yokatlas.yok.gov.tr" sayfası incelendiğinde; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programlarının Üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde bir bölüm olarak yer aldığı görülmektedir.
Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, "Fizik Tedavi" ibaresi Tıpta bir uzmanlık alanı olan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon branşıyla ilgili olup, meslek mensupları arasında yetki karmaşasına ve yanlış anlaşılmaya yol açacak nitelikte Tıp Fakültesi ve buna bağlı uzmanlık eğitiminden farklı niteliğe haiz bir fakülte adında kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının “Fizik Tedavi” ibaresi yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 22.02.2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nın ve davalı idare vekili Av. …'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 22/02/2023 tarihinde Ara Kararı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge istenilmesi sonrasında gelen cevap üzerine işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun EK 30. maddesinde, “Cumhurbaşkanı üniversitelere bağlı olarak fakülte, enstitü ve yüksekokul kurmaya; bu birimlerle ilgili olarak birleştirmeye, kapatmaya, bağlantı ve isim değişikliği yapmaya yetkilidir. Bağlantı değişikliği yapılan birimlere ait kadrolar, taşınmazlar ve demirbaşlar, bir başka işleme gerek kalmadan bağlanılan üniversiteye aktarılmış sayılır.” kuralına yer verilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde yer alan Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon bölümünün Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Fakültesine dönüştürülmesi Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve …sayılı kararı ile uygun bulunmuş ve …tarih ve …sayılı yazı ile Cumhurbaşkanlığı’na sunulmuş; akabinde, 10.01.2019 tarih ve 30651 sayılı Resmi Gazete'de Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi kurulması hakkındaki 567 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanmıştır. Davacılar tarafından, Fakültenin adında yer alan “Fizik Tedavi” ibaresinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde “e) Fakülte: Yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan; kendisine birimler bağlanabilen bir yükseköğretim kurumudur., g) Yüksekokul: Belirli bir mesleğe yönelik eğitim öğretime ağırlık veren bir yükseköğretim kurumudur.” tanımlarına yer verilmiştir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 1. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.”, EK 13/b. maddesinde, “Fizyoterapist; fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun sağlık meslek mensubudur. Fizyoterapist, hastalık durumları dışında, kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini arttırmak için mesleğiyle ilgili ölçüm ve testleri yaparak kanıta dayalı koruyucu ve geliştirici protokolleri belirler, planlar ve uygular. Hastalık durumlarında ise fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar. Hastaların tedavisi yönünden rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleri ile işbirliği içinde çalışır ve tedavinin gidişi hakkında ilgili uzman tabibe bilgi verir. (…) Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” kurallarına yer verilmiştir.
Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş Ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’in 4/1-b maddesinde, sağlık meslek mensupları, “Tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını ifade eder.”; 4/1-c maddesinde, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları, “Sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “iş ve görev tanımları” başlıklı 6. maddesinde, sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının Ek 1’de, sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımlarının Ek 2’de düzenlendiği belirtilmiştir.
EK-1/A’da “fizyoterapist” başlığı altında, “a) Sağlıklı bireylerde kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini artırmak için bireye özel fiziksel aktivite ve egzersiz programlarını planlar ve uygular.
b) Hastalık durumlarında;
1)Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar.
2)Fizyoterapi programında belirlenen hedeflere ulaşabilmek için hastanın rol ve görevlerini tanımlar.
3)Fizyoterapi programı ve iyileşme süreci ile ilgili bilgileri kaydeder.
4)Koruyucu ve destekleyici rehabilitasyon cihaz ve teknolojilerinin kullanımı konusunda uzman tabiple birlikte, uygun ölçü ve özellikleri belirler, öneri geliştirir, hasta ve aileye eğitim verir.
5)Fizyoterapi sürecinde, uygulanan fizyoterapi programının hasta için uygun olmadığını veya programını sonlandırmak gerektiğini öngördüğü durumlarda ilgili tabibe görüşünü bildirir, tabibin programın uygulanmasında ısrar etmesi durumunda söz konusu programı, durumu kayıt altına alarak uygular.
6)Fizyoterapi programı için uygun olan teknolojik ekipmanı güvenli ve etkili bir şekilde kullanır, ortaya çıkabilecek istenmeyen etkileri ve komplikasyonları önlemek için gerekli önlemleri alır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, fizyoterapistlerin, fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun sağlık meslek mensupları olduğu; fakültelerin kendisine birimler bağlanabilen, fizyoterapist öğretim üyelerinin yanı sıra farklı disiplinlerden öğretim üyelerinin de eğitime katılmasına imkan sağlayan bir yükseköğretim kurumu olduğu; tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarının hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamayacakları ve fizyoterapistlerin hastalık durumunda ancak uzman doktorların teşhis ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hareket ve fiziksel bozuklukların ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi için uygulama yapabilecekleri anlaşılmaktadır.
Davalı idarece, fakülte düzeyinde eğitimin niteliğinin artırılabilmesi için fizyoterapist öğretim üyelerinin yanı sıra farklı disiplinlerden öğretim üyelerinin de eğitime katılmasına imkan verecek şekilde eğitimin işbirliği içinde yürütülmesinin insan sağlığı açısından daha yararlı olacağı, fizyoterapistlerin değişik meslek gruplarından oluşan rehabilitasyon ekibinin tabii üyesi olduğu, dolayısıyla fakülte adında “fizik tedavi” ibaresinin yer almasının eğitimin kapsayıcılığı açısından uygun ve gerekli olduğu düşencesi ile dava konusu kararın alındığı görülmektedir.
Tıp bilimi, sadece tabiplerden oluşan bir bilim olmayıp tabip dışında diğer sağlık meslek mensuplarının da yer aldığı multidisipliner bir bilimdir. Tedavi süreci de tabiple birlikte diğer sağlık meslek mensuplarınca yürütülmektedir. Fizyoterapistler, doğrudan teşhis ve tedavi yetkisine sahip olmamakla birlikte hastalık durumunda uzman doktorların teşhis ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak uygulama yapabilen, tedavi sürecinin bir parçası olan sağlık meslek mensuplarıdır.
Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon programından mezun olanlar, diplomalarında da açıkça yer verildiği üzere “fizyoterapist” unvanı almakta ve bu unvanla görev yapmaktadırlar. Dava konusu fakülte adında yer alan "Fizik Tedavi" ibaresi ile fizyoterapistlere devredilen herhangi bir yetki söz konusu olmayıp, fakülte adındaki bu ibare mezunlarına fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı unvanı vermemektedir. Bu nedenle, davacılar tarafından ileri sürülen fakülte adında "Fizik Tedavi" ibaresinin yer almasının meslek mensupları arasında yetki karmaşasına ve yanlış anlaşılmaya yol açacağı iddiasına itibar edilmemiştir. Kendisine farklı birimler bağlanabilen fakülte adında, eğitimin kapsayıcılığı açısından “fizik tedavi” ibaresinin yer almasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
14/04/2023 tarihinde oyçokluğu karar verildi.
KARŞI OY
(X) Dava, 10.01.2019 tarih ve 30651 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi kurulması hakkındaki 567 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, fakültenin adında yer alan “Fizik Tedavi” ibaresi yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
1219 sayılı Tababet Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Tıp Fakültesinden diploma almanın şart olduğu; 8. maddesinde ise, Türkiye'de hekimlik yapmak için bu Kanunda gösterilen nitelikleri taşıyanların, genel olarak hastalıkları tedavi hakkının bulunduğu hükme bağlanmak suretiyle, Tıp Fakültesi mezunu hekimlerin hastaları tedavi ve buna bağlı reçete düzenleme yetkisinin kapsamı belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un Ek 13. maddesinin (b) bendinde; "Fizyoterapist; fizyoterapi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun sağlık meslek mensubudur. (...) Hastalık durumlarında, fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar. Hastaların tedavisi yönünden rehabilitasyon ekibinin diğer üyeleri ile işbirliği içinde çalışır ve tedavinin gidişi hakkında ilgili uzman tabibe bilgi verir." kuralına yer verilmiştir. Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik'te, "Fizyoterapist;
a) Sağlıklı bireylerde kişilerin fiziksel aktivitelerini düzenlemek ve hareket kabiliyetlerini artırmak için bireye özel fiziksel aktivite ve egzersiz programlarını planlar ve uygular.
b) Hastalık durumlarında;
1)Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tabibin veya uzmanlık eğitimleri sırasında fiziksel tıp ve rehabilitasyon rotasyonu yapmış veya uzmanlık sonrasında ilgili dalın rotasyon süresi kadar fiziksel tıp ve rehabilitasyon eğitimi almış uzman tabiplerin kendi uzmanlık alanları ile ilgili teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak hastaların hareket ve fiziksel fonksiyon bozukluklarının ortadan kaldırılması veya iyileştirilmesi amacıyla gerekli uygulamaları yapar.
2)Fizyoterapi programında belirlenen hedeflere ulaşabilmek için hastanın rol ve görevlerini tanımlar.
3)Fizyoterapi programı ve iyileşme süreci ile ilgili bilgileri kaydeder.
4)Koruyucu ve destekleyici rehabilitasyon cihaz ve teknolojilerinin kullanımı konusunda uzman tabiple birlikte, uygun ölçü ve özellikleri belirler, öneri geliştirir, hasta ve aileye eğitim verir.
5)Fizyoterapi sürecinde, uygulanan fizyoterapi programının hasta için uygun olmadığını veya programını sonlandırmak gerektiğini öngördüğü durumlarda ilgili tabibe görüşünü bildirir, tabibin programın uygulanmasında ısrar etmesi durumunda söz konusu programı, durumu kayıt altına alarak uygular.
6)Fizyoterapi programı için uygun olan teknolojik ekipmanı güvenli ve etkili bir şekilde kullanır, ortaya çıkabilecek istenmeyen etkileri ve komplikasyonları önlemek için gerekli önlemleri alır." olarak tanımlanmıştır.
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon) Uzmanlığı tıbbi bir bilim dalı olup, kişiler öncelikle 6 sene tıp eğitimi aldıktan sonra Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını (TUS'u) kazanarak 5 sene ihtisas yapmak suretiyle Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı (FTR) olmaya hak kazanmaktadırlar. Fizyoterapistler ise, tarihsel süreçte Sağlık Bilimleri Fakültesi/Yüksekokulu bünyesinde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programı olarak açılan ve 4 yıllık lisans eğitimi sonrasında aldıkları "Fizyoterapist" unvanı ile çalışmaya hak kazanan kişilerdir. Hastalara teşhis koyma ve tedavi belirleme görevi FTR uzman hekimine aittir. Bu tanıya uygun olarak planlanan fizyoterapi, FTR uzmanının kendisi tarafından uygulanabileceği gibi, FTR uzmanının yönlendirdiği fizyoterapistler tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu sürecin yönetimi ve kontrolü FTR uzman hekiminin sorumluluğundadır. Fizyoterapistler, ancak FTR uzman hekiminin yönlendirmesi ve kontrolü altında görev yapabilirler.
Yükseköğretim Kurulu'nun 31.03.2023 tarihli ara karar cevabı incelendiğinde; fizyoterapist yetiştiren Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Programlarının büyük çoğunluğunun Üniversitelerin Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesinde bir bölüm olarak yer aldığı görülmektedir.
Tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, "Fizik Tedavi" ibaresi Tıpta bir uzmanlık alanı olan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon branşıyla ilgili olup, meslek mensupları arasında yetki karmaşasına ve yanlış anlaşılmaya yol açacak nitelikte Tıp Fakültesi ve buna bağlı uzmanlık eğitiminden farklı niteliğe haiz bir fakülte adında kullanılmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararının “Fizik Tedavi” ibaresi yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.