T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12775
Karar No : 2023/1355
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; özel güvenlik şirketi faaliyet izin belgesinin iptaline ilişkin İçişleri Bakanlığının 26/07/2017 olur tarihli işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; özel güvenlik hizmetinin yürütülmesinde fiilen görev alan davacı şirket yetkilisi hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonuçlarının, hizmetin niteliğiyle bağdaşmadığı gözetilerek, 5188 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki valilik yetkisi kapsamında değerlendirilmesi sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; şirketin temsilcisi hakkında yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, milli güvenliğe karşı faaliyette bulunulmadığı, söz konusu tespitlerin somut delillerle ortaya konulamadığı, şirketin kurucusu ve yöneticisi olan M.Ş.B.'nin terör örgütü ile bağlantısının bulunmadığı, açılan ceza davasında beraat kararı verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; 04/03/2009 tarih ve 1057 sayılı özel güvenlik kurumu faaliyet izin belgesi ile faaliyet göstermekteyken, davacı şirket ve kurucusu ile yöneticileri hakkında 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Birleştirilmiş Genelgeye istinaden yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, şirket kurucusu M.Ş.B.'nin' PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı' tespit edilmiş, söz konusu tespitlerin özel güvenlik hizmetiyle bağdaşmadığından bahisle soruşturma sonucu olumsuz değerlendirilerek 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 11. ve 22. maddeleri gereğince özel güvenlik kurumu faaliyet izin belgesinin iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
Ayrıca, davacı şirketin kurucusu M.Ş.B. hakkında suç tarihi 2014 olan 'Terör Örgütü Propagandası Yapmak' suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca … esasına kayden soruşturma başlatılmış olup, akabinde de ... Ağır Ceza Mahkemesinde E:… sayılı dosya ile açılan ceza davasında K:… sayılı karar ile 13/12/2017 tarihinde sanık M.Ş.B.'nin beraatine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "Faaliyet izni" başlıklı 5. maddesinde, "Şirketlerin özel güvenlik alanında faaliyette bulunması İçişleri Bakanlığının iznine tâbidir. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunludur. Özel güvenlik şirketleri, şubelerini bir ay içinde Bakanlığa ve ilgili valiliğe yazılı olarak; hisse devirlerini bir ay içinde Bakanlığa bildirirler. Yabancı kişilerin özel güvenlik şirketi kurabilmesi ve yabancı şirketlerin Türkiye'de özel güvenlik hizmeti verebilmesi mütekabiliyet esasına tâbidir. (Değişik fıkra: 2/1/2017 - KHK-680/66 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/64 md.) Kurucu, yönetici, eğitici ile şirket tüzel kişi ortağının yetkilendirdiği temsilcilerde de 10. maddenin birinci fıkrasının (a), (d), ve (h) bentlerinde belirtilen şartlar aranır." hükmüne; 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. (d) bendinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak.
2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.
3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak.
(h) bendinde ise, Güvenlik soruşturması olumlu olmak" hükümlerine; "Çalışma İzni" başlıklı 11. maddesinde, "Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14. maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından onbeş gün içinde valiliğe bildirilir. Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar." hükmüne; "Denetim" başlıklı 22. maddesinde ise, "İçişleri Bakanlığı ve valilikler özel güvenlik hizmetleri kapsamında, özel güvenlik birimlerini, özel güvenlik şirketlerini ve özel güvenlik eğitimi veren kurumları denetlemeye yetkilidir. Denetimin mahiyeti, kapsamı, usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Denetim sonucu tespit edilen eksikliklerin ilgili kişi, kurum, kuruluş ve şirketlerce verilen süre içinde giderilmesi zorunludur. Amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü ya da terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ya da iltisakı bulunduğu tespit edilen şirketlerin faaliyet izni iptal edilir. Bu şekilde faaliyet izni iptal edilen şirketlerin kurucu, temsilci ve yöneticileri özel güvenlik alanında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir.
07/10/2004 tarih ve 25606 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Faaliyet izni ve sona erdirilmesi" başlıklı 10. maddesinde, şirketlerin, üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti verebilmek için Bakanlıktan faaliyet izni alacağı; bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra Kanunda öngörülen şartları taşıdığı anlaşılan şirketlerin kurucu ve yöneticileri hakkında güvenlik soruşturması yaptırılacağı; soruşturma sonucu, faaliyet izni almaya hak kazanan şirketlere ruhsat harcını yatırmalarını müteakiben Ek-2’de örneği belirlenen Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi düzenleneceği kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; kanun koyucu tarafından 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinde özel güvenlik alanında faaliyette bulunacak şirketlerde ve bu şirketlerdeki kurucu ve yöneticilerde aranacak şartlar düzenlenmiş, şirket, kurucuları ve yöneticileri hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna göre faaliyet izin belgesinin düzenleneceği ya da var olan belgenin sona erdirileceği, ayrıca 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da özel güvenlik alanında faaliyette bulunacak şirketlerin kurucu ve yöneticilerinde de 10. maddenin 1. fıkrasının (d) bendindeki şartların aranacağı ifade edilmiş olup, söz konusu maddede özel güvenlik alanında faaliyette bulunmaya engel suç ve cezaların belirlendiği ve Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak, affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak şartlarına yer verildiği, dolayısıyla kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmanın, hangi suçlardan dolayı mahkum olmanın ve hangi suçlardan soruşturma ve kovuşturma altında bulunmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun kanun koyucu tarafından açıkça belirlendiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, şirketin kurucusu ve yöneticisi hakkındaki 'PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı'na ilişkin tespit sebebiyle soruşturma açıldığı, akabinde de "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılama faaliyetine başlanıldığı, anılan tespit nedeniyle şirketin faaliyet izin belgesinin iptal edildiği, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde söz konusu suçun özel güvenlik alanında faaliyette bulunmaya engel sayılabilmesi için işlem tarihi olan 26/07/2017 itibarıyla derdest soruşturmanın veya kovuşturmanın bulunması gerektiğinin düzenlendiği, ancak dosyada anılan soruşturmanın hangi tarihte açıldığına ilişkin bir bilginin yer almadığı görülmektedir.
Dolayısıyla, silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan bir soruşturmanın ve kovuşturmanın güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olması ve mevzuatta düzenlenen çalışma/faaliyette bulunma engeli sayılabilmesi için işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan düzenlemede anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmaması ya da bu suçlardan mahkum olunmaması şartları arandığından davacının durumunun bu kapsama girip girmediğinin açığa kavuşturulması açısından Mahkeme tarafından, şirketin kurucusu M.Ş.B. hakkında 'silahlı terör örgütü propagandası yapma' suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca ,,, esasına kayden açılan soruşturmanın 26/07/2017 tarihinden önce mi, sonra mı açıldığının araştırılarak karar verilmesi gerektiği şayet dava konu işlem tarihi itibarıyla söz konusu soruşturma derdest ise, işlemin mevzuattaki düzenleme kapsamında tesis edildiği sonucuna ancak o zaman varılabileceği açık olup, söz konusu husus araştırılıp netleştirilmeden eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlem tarihinden sonra soruşturma başlatılmış ise, davacı şirket hakkındaki bilgilere işlem tarihinde yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun'a göre yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesi ulaşılmış olduğundan; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde düzenlenen güvenlik soruşturması olumlu olmak koşulunun 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.