T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12849
Karar No : 2023/2889
DAVACI: … Derneği
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU:
25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2019/18 sayılı Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ’in ekinde yer alan “Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı”nın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Manevi danışmanlık mesleğinin görev, yetki ve yetkinlik sınırlarının belirlenmediği, düzenlemenin 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 237. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu, davalı idarenin kendisine verilen yetkinin dışına çıktığı, hukuken ruh sağlığı ve hastalıkları uzman hekimlerin bulunduğu sağlık ekiplerince sunulabilecek bir sağlık hizmetinin başka bir meslek adıyla düzenlendiği, sağlık mesleklerinin zorunlu eğitim, yeterlik vs. hususlarının 1219 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta düzenlendiği, psikolojik danışmanlık ihtiyacı olan kişi ifadesinin hastalık kavramı içinde yer aldığı, maneviyat kavramının yalnızca dini inançla sınırlı olmadığı, geniş bir kavram olduğu, özünde manevi danışmanın, ruh sağlığı alanında sağlık hizmeti sunumuna ilişkin olduğu, örneğin; yaşanılan kayıplarla ilgili yas terapisi veya grup çalışmasının ruh sağlığı uzman hekimlerinin özel çalışma alanlarından olduğu, ruh sağlığı ve hastalıklarının dört yıllık uzmanlık eğitimi gerektirdiği, mesleki yeterliklerin çekirdek eğitim müfredatında belirlendiği, bu alanda uzman olmayanların hasta tedavi etmelerinin suç olduğu, dava konusu işlem ile Kanun’da suç olarak tanımlanan bir fiilin meşru hâle getirildiği, dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Usûl yönünden, davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından toplumu ilgilendiren sosyal sorunlar karşısında koruyucu ve önleyici hizmetler sunulduğu, 633 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 3. ve 7. fıkraları uyarınca manevi destek faaliyetleri yürütüldüğü, bu kapsamda idareleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında 20/02/2018 tarihinde Ulusal Meslek Standardı Hazırlama İşbirliği Protokolü'nün imzalandığı, ülkemizde bazı üniversitelerin manevi danışmanlık ve rehberlik ana bilim dalı/bilim dalı programları kapsamında açılmış bulunan “lisansüstü programları”, “yurt dışı örnekleri”, “saha uygulamaları” ve “ilgili literatür” çerçevesinde hâlihazırda mevcut uygulamalar doğrultusunda dava konusu düzenlemenin hazırlandığı, manevi danışmanlık alanında; “manevi yönelimli psikoterapi”, “ruh sağlığı ve din”, “çeşitli kurumlarda manevi danışmanlık ve rehberlik”, “bireyi tanıma teknikleri”, “dinler tarihi”, “anormal psikoloji”, “manevi alanlarda dini ve fikri meseleler” gibi başlıklar altında eğitimler verildiği, kişilerin ruhsal hastalıkları olmasa da yaşam sorunlarıyla başa çıkmak için sağlık alanı dışında farklı meslek mensuplarından danışmanlık hizmeti alabildiği, manevi danışmanlığın; hastalık, tanı ve tedavi gibi unsurları kapsamadığı ve ruhsal hastalığı olan bireyleri iyileştirmeye yönelik tedaviler içermediği; bireylerin din veya maneviyatla ilişkilendirildiği sorunlarıyla daha iyi başa çıkmalarını sağlamaya yönelik hizmetler sunulduğu, söz konusu mesleğe yönelik henüz ulusal yeterlilik dokümanı hazırlanmadığı, bu nedenle, ölçme, değerlendirme ve belgelendirme faaliyetinin hâlihazırda yürütülmediği; ancak, Diyanet İşleri Başkanlığı ile manevi danışmanlık alanında ulusal yeterlilik hazırlama işbirliği protokolü yapılması durumunda hazırlanacak ulusal yeterlilik dokümanında sınavlara kimlerin girebileceği, bir diğer ifadeyle sınava gireceklerin eğitim ve deneyim şartlarının belirleneceği, bu dokümanların hazırlanmasını takiben ulusal meslek standardı dokümanında olduğu gibi ilgili tüm tarafların görüşünün alınacağı, taslak hazırlandıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 05/09/2018 tarihinde ilgili tüm kurum ve kuruluşlara (84 adet) görüş için taslağın gönderildiği, gelen görüşlerin değerlendirildiği ve tablo hâlinde Mesleki Yeterlilik Kurumuna teslim edildiği, ciddi itirazı olan kuruluşlar (15 adet) davet edilerek 03/01/2019 tarihinde bir toplantı gerçekleştirildiği, alınan karar doğrultusunda standardın yapılacak bir çalıştay ile yeniden düzenlenmesine karar verildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonunda 06/02/2019 tarihinde söz konusu çalıştayın gerçekleştirildiği ve çalıştaya davacı dernek temsilcilerinin de katılım sağladığı, gelen ciddi itirazlar sonucunda yazılı görüş talep edildiği ve gelen görüşler doğrultusunda mesleki standartın bir kez daha revize edildiği, dava konusu düzenleme ile son hâlini aldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ve Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, davalı Mesleki Yeterlilik Kurumu ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan iş birliği sonucunda "manevi danışman" mesleğinin ulusal standartlarının belirlenmesi hususunda, anılan idarelerin yetkiye sahip oldukları anlaşılmaktadır.
Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı'nda manevi danışmanın; sağlık tesisi, ceza infaz kurumu, sosyal hizmet kurumları ve benzeri kamu kurumlarında ve özel kurumlardaki mesleğe uygun donanıma sahip ortamlarda çalışacağı, gerektiğinde bu ortamların dışında, afet ve acil durum bölgelerinde de çalışmalar yürütebileceği kural altına alınmıştır.
Dava konusu Ulusal Meslek Standardı'nda, söz konusu kamu kurumlarında ve belirlenen diğer ortamlarda çalışmalar yürütülürken, bu yerlerde psikolojik veya sosyal konularda görevli ve yetkili olan diğer meslek mensupları (yere veya duruma göre uzman hekim, psikolog, sosyal çalışmacı, rehber öğretmen, psikolojik danışman vb.) ile manevi danışman arasındaki görev ve yetki paylaşımının sınırını, açıkça belirleyen bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle, eksik düzenleme içeren dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: 25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/18 nolu Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ'in ekinde yer alan "Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı"nın iptali istenilmektedir. Davalı yanın süre aşımına yönelik itirazı yerinde görülmediğinden işin esası incelenmiştir..
Dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'a, 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 141. maddesi ile eklenen 7. maddesinin 3. fıkrasında; öğrenci yurtları, eğitim kurumları, gençlik merkezleri ve kampları, ceza infaz kurumları, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet kurumları ve benzeri yerlerde işbirliği esasına göre manevi danışmanlık ve din hizmeti sunmanın Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı görülmektedir. Davada uygulanacak kural niteliğinde olan bu hükmün yer aldığı 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ise 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/05/2018 tarih ve 7142 sayılı ve 6771 sayılı Kanunla Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Konusunda Yetki Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla düzenlendiği, ancak 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 633 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 3. fıkrasına eklenen hükmün, konu itibarıyla Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlama amaç ve kapsamında yer almadığı, bu nedenle 7142 sayılı Yetki Kanunu'na uygun olmadığı için Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olduğundan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmekle birlikte Anayasa Mahkemesine başvurulmadığı takdirde işin esasına geçilmiştir.
7.10.2006 tarihli ve 26312 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5544 sayılı Kanun ile ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak, teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usûl ve esaslarının belirlenmesi ile ulusal yeterlilik çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamak (Madde 1) amacıyla Mesleki Yeterlilik Kurumu kurulmuş ve Kurum mevzuatı 15.7.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 237-260. maddeleri arasında yeniden düzenlenmiştir.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 237. maddesinde, "(1) Bu Bölümün amacı; ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamaktır. (2) Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler bu Bölümün kapsamı dışındadır." kuralına yer verilmiştir. 252. maddesinde de, ulusal meslek standartlarının ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usul ve esaslar getirilmiştir.
Öte yandan, 19.10.2015 tarihli ve 29507 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde, Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin hangi usulle hazırlatılacağı belirlenmiştir.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 252. maddesi ile Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesine dayanılarak hazırlanan 25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/18 nolu Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ de, ekinde yer alan meslek standartlarının yürürlüğe konulmasını sağlamak amacıyla Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yayımlanmış, dava konusu Ek-2'de de, "Manevi Danışman" mesleğine ilişkin ulusal meslek standartları tespit edilmiştir.
2019/18 nolu Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ'in Ekindeki (Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) “Meslek Tanımı” başlıklı 2.1. maddesinde, manevi danışmanlık mesleğini ifa edecek kişinin, farklı yaşam dönemlerindeki bireylerin din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunlarıyla başa çıkma süreçlerinde bütüncül bir yaklaşımla modern danışma teknikleri ile dini ve manevi yöntemleri birlikte kullanan, problemi konusunda danışanların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak maksadıyla bireyle ve grupla manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini sunan ve mesleki gelişim faaliyetlerini yürüten nitelikli kişi olarak tanımlandığı, danışanın güçlüklerle barışması, bu esnada kendi zayıf yüzleşmesi ve güçlendirmesi sürecine eşlik etmenin, manevi danışmanın görevleri arasında sayıldığı görülmektedir. Ancak bireylerin hayatlarında yaşadıkları sorunları çözmeleri veya hedeflerine ve kendilerini gerçekleştirmelerine yön vermeleri gibi konularda danışmanlık ve rehberlik hizmeti ile ruh sağlıklarının korunması, ruh sağlığına ilişkin bir hastalığın tanı ve tedavisinin yapılması konusundaki hizmetler, uzmanlık alanlarına göre; ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzman tabipler, psikiyatristler, psikologlar/klinik psikologlar veya psikolojik danışmanlar tarafından gerçekleştirilmektedir.
Nitekim bu meslek grupları itibariyle tabiplik mesleğini icra etmek için gereken koşullar, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 1. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.” hükmüne, 8. maddesinde, “Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtisas vesikasını haiz olmalıdır.” hükmüne yer verilmiş, Tıpta uzmanlık dalları da, 1219 sayılı Kanuna ekli 1 nolu çizelgede tespit edilmiştir. Ek Madde 14’te ise, “Uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesi Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenir.” kuralı getirilmiştir.
Görüleceği üzere, her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Tıp Fakültesinden mezun olmak gerektiği, tabiplik mesleği için gereken koşulların 1219 sayılı Kanunda düzenlendiği, yine psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünün de üniversitelerin eğitim fakültelerinde dört yıllık lisans eğitimini gerektiren yükseköğretim alanları arasında bulunduğu, ayrıca bu uzmanlık alanının çekirdek eğitim müfredatının da Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlendiği açıktır.
Her ne kadar manevi danışmanlık hizmetinin, hastalık, tanı ve tedavi gibi unsurları kapsamadığı, bireylerin din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunları çözme amacıyla 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayıldığı ileri sürülmüşse de, dava konusu Tebliğ hükmünde "Danışan"ın; din veya maneviyatla ilişkilendirdiği fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi konularda danışmanlık ihtiyaç ve talepleri bulunan kişi olarak tanımladığı ve ayrıca bütüncül bir yaklaşımla, manevi danışmanlık sürecinde bireyi aynı zamanda fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden de bir bütün olarak ele alan ve ilgili diğer uzmanlık alanlarıyla işbirliği yapan yaklaşımı ifade ettiği görülmektedir. Bu bağlamda, dava konusu Tebliğ ekinde ulusal meslek standardı belirlenen manevi danışmanın tanımı, kapsamı ve görevleri ile bu danışmanda bulunması gereken bilgi ve beceriler dikkate alındığında; aynı alanda faaliyet gösterme yetkisi bulunan ruh sağlığı ve hastalıkları hekimleri ile psikiyatrist, psikolog ve psikolojik danışmanların yetki alanlarına ilişkin özelliklerin, manevi danışmanlık mesleğinin de standartları arasında düzenlendiği ve bu haliyle 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 237. maddesinin 2. fıkrasındaki hükme aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mesleki Yeterlilik Kurumunun yetkisinde bulunmayan bir alanın, dava konusu Tebliğ Ekinde düzenlendiği, manevi danışmanlık mesleğinin tanımı yapılmak, danışmanda bulunması gereken bilgi ve beceri ile görevleri tespit edilmek suretiyle meslek standartlarının belirlendiği ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 237. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu anlaşıldığından, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yayımlanmış dava konusu Tebliğ'in ekinde yer alan "Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı"nın, yetki unsuru yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/05/2023 tarihinde, davacıyı temsilen Av. … ve Prof. Dr. …'ın geldiği, davalı idareyi temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır olan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
2019/18 sayılı Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ, 25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Tebliğ'in ekinde dokuz farklı ulusal meslek standardına yer verilmiştir. Ek-2'de Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı yer almıştır.
Davacı tarafından, Ek-2'de yer alan standardın iptali istemiyle 24/12/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından süre itirazında bulunulmuşsa da dava konusu Tebliğ'in 25/10/2019 tarihli Resmî Gazete nüshasında yayımlanması ve bakılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, Tebliğ'in yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde, 24/12/2019 tarihinde açılması karşısında, bu itiraz yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ondokuzuncu Bölümü"nde 237 ila 260. maddeleri arasında Mesleki Yeterlilik Kurumuna yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.
Kararname'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 237. maddesinde,
(1) Bu Bölümün amacı; ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamaktır.
(2) Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler bu Bölümün kapsamı dışındadır." hükmüne;
"Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 240. maddesinde,
(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Ulusal meslekî yeterlilik sistemi ile ilgili yıllık gelişme planlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulamasını yapmak veya yaptırmak, denetlemek ve bunlara ilişkin düzenlemeleri yapmak.
b) Standartları belirlenecek meslekleri belirlemek ve bu standartları hazırlayacak kurum ve kuruluşları tespit etmek.
...
ç) Ulusal meslek standartlarını temel alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek.
...
i) Faaliyet alanına giren sair her türlü çalışmayı yapmak." hükmüne;
"Ulusal meslek standartlarının ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 252. maddesinde,
(1) Kurum görevlendirdiği veya hizmet satın aldığı kurum ve kuruluşlara veya oluşturduğu çalışma gruplarına meslek standartlarını ve yeterlilikleri hazırlatır. Meslek standartları ve yeterlilikler ile ilgili seviyeler Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi seviyelerine uygun olarak hazırlanır. Bu standartlar ve yeterlilikler sektör komitelerinde incelenir ve uygun bulunanlar Yönetim Kurulunun onayına sunulur ve Yönetim Kurulu tarafından onaylanan yeterlilikler, ulusal yeterlilik olarak yürürlüğe girer.
(2) Yönetim Kurulu tarafından onaylanan meslek standartları Resmî Gazete’de yayımından sonra ulusal meslek standardı niteliğini kazanır.
(3) Yürürlükte olan meslek standartları en geç beş yılda bir yeniden değerlendirilir. Ulusal meslek standartlarının ve ulusal yeterliliklerin güncellenmesi ve iptaline ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Değişikliklerin kabulü ve yayımlanması ikinci fıkrada belirtilen usule tabidir.
(4) Meslekî ve teknik eğitim ve öğretime ilişkin ortaöğretim ve yükseköğretim programları, Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversiteler tarafından bir yıl içinde ilgili ulusal meslek standartlarıyla uyumlu hâle getirilir; eğitim ve öğretimin bu programlara göre verilmesi sağlanır." hükmüne yer verilmiştir.
02/07/1965 tarih ve 12038 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Başkanlığın hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde,
"Başkanlığın hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri şunlardır:
a) Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
...
3) Öğrenci yurtları, eğitim kurumları, gençlik merkezleri ve kampları, ceza infaz kurumları, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet kurumları ve benzeri yerlerde işbirliği esasına göre manevi danışmanlık ve din hizmeti sunmak.
...
6) Göçmen, engelli, bağımlı gibi desteğe muhtaç kesimlere yönelik manevi danışmanlık hizmetleri yürütmek.
7) Aile, kadın, gençlik ve toplumun diğer kesimlerine yönelik dinî konularda aydınlatma ve rehberlik yapmak.
..." hükmü yer almaktadır.
19/10/2015 tarih ve 29507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik'in
"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde,
(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
...
f) Sektör komiteleri: Taslak meslek standartlarının ulusal meslek standardı, taslak yeterliliklerin de ulusal yeterlilik olarak kabul edilebilmesi için inceleme yaparak Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulunun onayına sunulmak üzere görüş oluşturan komiteleri,
g) Ulusal Meslek Standardı: Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yürürlüğe konulan bir mesleğin başarı ile icra edilebilmesi için gerekli görev ve işlemleri içeren belgeyi,
ğ) Ulusal yeterlilik: Ulusal meslek standardı veya uluslararası standartlar temel alınarak hazırlanan, Mesleki Yeterlilik Kurumu Yönetim Kurulu tarafından onaylanan, belgelendirme ve eğitim akreditasyonu süreçlerinde kullanılan belgeyi,
h) Uluslararası Standart: Türkiye’nin üyesi olduğu ya da tanıdığı uluslararası kuruluşlar tarafından bir mesleğin icrasına ilişkin olarak onaylanmış belgeleri,
...
ifade eder." düzenlemesine;
"Meslek standardı ve yeterlilik hazırlayacak kurum ve kuruluşların görevlendirilmesi ve çalışma gruplarının oluşturulması" başlıklı 9. maddesinde,
(1) Kurum, görevlendirdiği veya hizmet satın aldığı kurum ve kuruluşlara veya oluşturduğu çalışma gruplarına meslek standartlarını ve yeterlilikleri hazırlatır.
(2) Kurumdan herhangi bir ücret ve başka bir hak talep etmeksizin meslek standardı veya yeterlilik hazırlamak isteyen ve gerekli şartları taşıyan kurum ve kuruluşlar Yönetim Kurulu kararıyla görevlendirilir. Meslek standardı hazırlamış olan kurum ve kuruluşların yeterlilik hazırlama taleplerine ilişkin görevlendirme ise Kurum Başkanı tarafından yapılır. Kurum ve kuruluşların başvurularının değerlendirilmesine ve görevlendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Yönetim Kurulunca belirlenir.
(3) Çalışma gruplarında yer alacakların nitelikleri ve grubun çalışma usul ve esasları Yönetim Kurulunca belirlenir.
(4) Kurum tarafından hizmet satın alınarak meslek standardı veya yeterlilik hazırlatılması veya güncellenmesi durumunda, hizmet satın alınacak kurum veya kuruluşlar ilgili mevzuata göre belirlenir." düzenlemesine;
"Meslek standardı ve yeterliliklerin hazırlanması ve onaylanması" başlıklı 10. maddesinde,
"(1) Meslek standardı ve yeterlilikler, yetkilendirilen kuruluş, çalışma grubu, hizmet satın alınan kurum ve kuruluşlar tarafından bu Yönetmelikte belirtilen temel ölçütlere, esaslara ve Kurum tarafından yayınlanan kılavuzlara göre hazırlanır.
(2) Taslakların ön inceleme ve değerlendirmesi Daire Başkanlığınca gerçekleştirilir. Taslakta uygunsuzluk varsa giderilmesi için hazırlayan kurum veya kuruluşa gönderilir. Uygun bulunan taslaklar ilgili sektör komitesinin inceleme ve değerlendirmesine sunulur.
(3) Sektör komitesi tarafından incelenerek Yönetim Kuruluna sunulması yönünde görüş oluşturulan taslaklar Yönetim Kuruluna sunulur. Sektör komitesinin uygun bulmadığı taslaklar ise sektör komitesi görüşü doğrultusunda işleme alınır.
(4) Yönetim Kurulu, kendisine sunulan taslakları usulen inceler. Yönetim Kurulu tarafından onaylanan ve Resmî Gazete’de yayımlanan meslek standartları, ulusal meslek standardı olarak yürürlüğe girer. Yeterlilikler ise Yönetim Kurulu tarafından onaylanmasını müteakip ulusal yeterlilik olarak yürürlüğe girer.
(5) Meslekî ve teknik eğitim ve öğretime ilişkin orta ve yükseköğretim programları, Millî Eğitim Bakanlığı ve üniversiteler tarafından bir yıl içinde ilgili ulusal meslek standartlarıyla uyumlu hâle getirilerek eğitim ve öğretimin bu programlara göre verilmesi sağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 252. maddesine ve yukarıda anılan Yönetmelik'in 10. maddesine dayanılarak hazırlanan 25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2019/18 sayılı Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ’in ekinde yer alan Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı'ndaki bazı tanımlar şu şekildedir:
"Bütüncül yaklaşım: Manevi danışmanlık sürecinde bireyi fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi yönden bir bütün olarak ele alan, ilgili diğer uzmanlık alanlarıyla işbirliği yapan yaklaşım.
Danışan: Din veya maneviyatla ilişkilendirdiği fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi konularda danışmanlık ihtiyaç ve talepleri bulunan kişi.
Manevi danışmanlık ve rehberlik: Danışanların inanç dünyalarının hayatlarına etkilerini bilmelerine yardımcı olma sürecini; danışanların din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunlarıyla başa çıkmalarında bütüncül bir yaklaşımla modern danışma teknikleri ile dini ve manevi yöntemleri birlikte kullanan; problemi konusunda danışanların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak maksadıyla yapılan danışmanlık hizmeti.
Manevi danışmanlık ve rehberlik becerileri: En geniş anlamıyla, bir manevi danışmanın sahip olması gereken tüm becerileri ifade etmekle birlikte, manevi danışmanın danışanları ile kurduğu profesyonel ilişki içinde manevi danışma ve rehberlik sürecinin hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik kullandığı temel ve ileri teknikler ile müdahale becerileri."
Dava konusu Ulusal Meslek Standardı'nın "Meslek Tanımı" başlıklı 2. bölümünün 2.1. maddesinde, "Manevi Danışman (Seviye 6), "İSG ve çevre koruma önlemleri çerçevesinde, yetkisi dahilinde ve tanımlanmış görev talimatlarına göre; farklı yaşam dönemlerindeki bireylerin din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunlarıyla başa çıkma süreçlerinde bütüncül bir yaklaşımla modern danışma teknikleri ile dini ve manevi yöntemleri birlikte kullanan; problemi konusunda danışanların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak maksadıyla bireyle ve grupla manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini sunan ve mesleki gelişim faaliyetlerini yürüten nitelikli kişi" olarak tanımlanmıştır.
"Çalışma Ortamı ve Koşulları" başlıklı 2.5. maddesinde, "Manevi Danışman (Seviye 6); sağlık tesisi, ceza infaz kurumu, sosyal hizmet kurumları ve benzeri kamu kurumlarında ve özel kurumlardaki mesleğe uygun donanıma sahip ortamlarda çalışır. Gerektiğinde bu ortamların dışında, afet ve acil durum bölgelerinde de çalışmalar yürütebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
"Ölçme, Değerlendirme ve Belgelendirme" başlıklı 4. bölümünde ise "Manevi Danışman (Seviye 6) meslek standardını esas alan ulusal yeterliliklere göre belgelendirme amacıyla yapılacak ölçme ve değerlendirme, gerekli şartların sağlandığı ölçme ve değerlendirme merkezlerinde yazılı ve/veya sözlü teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirilecektir. Ölçme ve değerlendirme yöntemi ile uygulama esasları bu meslek standardına göre hazırlanacak ulusal yeterliliklerde detaylandırılır. Ölçme ve değerlendirme ile belgelendirmeye ilişkin işlemler 15/10/2015 tarihli ve 29503 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurum Sınav, Ölçme, Değerlendirme ve Belgelendirme Yönetmeliği çerçevesinde yürütülür." düzenlemesi yer almıştır.
Tebliğ'in Dava Konusu Eki'nin İncelenmesi:
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 240. maddesi uyarınca standartları belirlenecek meslekleri belirlemek ve bu standartları hazırlayacak kurum ve kuruluşları tespit etmek; ulusal meslek standartlarını temel alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek ve faaliyet alanına giren sair her türlü çalışmayı yapmak davalı Mesleki Yeterlilik Kurumunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
633 sayılı Kanun'un 7. maddesinde ise, öğrenci yurtları, eğitim kurumları, gençlik merkezleri ve kampları, ceza infaz kurumları, sağlık kuruluşları, sosyal hizmet kurumları ve benzeri yerlerde işbirliği esasına göre manevi danışmanlık ve din hizmeti sunmak; göçmen, engelli, bağımlı gibi desteğe muhtaç kesimlere yönelik manevi danışmanlık hizmetleri yürütmek; aile, kadın, gençlik ve toplumun diğer kesimlerine yönelik dinî konularda aydınlatma ve rehberlik yapmak Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Anılan mevzuat hükümlerinin verdiği yetki çerçevesinde Mesleki Yeterlilik Kurumu ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında Yönetmelik'in 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ulusal meslek standartlarının hazırlanmasına yönelik esasları belirleyen Ulusal Meslek Standardı Hazırlama İşbirliği Protokolü 20/02/2018 tarihinde imzalanmıştır. Protokol'ün ekinde ise Ulusal Meslek Standardı Hazırlama Planı'nda "manevi danışman (seviye 6)" mesleğine yönelik standart hazırlığına yer verilmiştir.
Bu Protokol uyarınca çalışmalara devam edilmiş, davacı derneğin de aralarında olduğu 84 farklı kurum ve kuruluşun görüşü alınmış, geri dönüşler üzerine toplantılar yapılmış, ulusal meslek standardına son hâli verilmiş ve dava konusu Tebliğ ile yürürlüğe konulmuştur.
Görüldüğü gibi dava konusu Ulusal Meslek Standardı'nın oluşturulmasına ilişkin süreç söz konusu idarelerin yasal yetkileri çerçevesinde başlatılmış ve gerekli usûl izlenerek son bulmuştur.
Davacı tarafından, temel olarak, bu mesleki tanımın, hekimlerin uzmanlık alanına giren konulara ilişkin olduğu, düzenlemenin 4 sayılı Kararname'nin 237. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Ulusal Meslek Standardı'nın içeriği incelendiğinde ise, manevi danışmanlık hizmetinin; danışanların inanç dünyalarının hayatlarına etkilerini bilmelerine yardımcı olmak, danışanların din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunlarıyla başa çıkmalarında bütüncül bir yaklaşımla modern danışma teknikleri ile dini ve manevi yöntemleri birlikte kullanmak; problemi konusunda danışanların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak maksadıyla yapılan danışmanlık hizmeti olarak tanımlandığı görülmektedir.
Ulusal Meslek Standardı'nın çeşitli bölümlerinde, mesleğin ve verilen hizmetin; kişinin dini ve manevi dünyasına yönelik olduğunun ve dini ve manevi yöntemlerin modern danışma teknikleri ile uygulanacağının özellikle vurgulandığı, hekimlerin tedavi yöntemlerine yönelik bir düzenleme içermediği, hekimlerin hizmet alanına dahil olan bir hizmetin sunulmadığı ve dava konusu düzenlemenin 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 237. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık oluşturmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, anılan mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek getirilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Davalı idare vekilinin duruşmaya gelmediği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY: 15/07/2018 tarih ve 304794 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Ondokuzuncu Bölüm"ünde Mesleki Yeterlilik Kurumu düzenlenmiş, 237. maddesinde;
"(1) Bu Bölümün amacı; ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamaktır.
(2) Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler bu Bölümün kapsamı dışındadır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kararname'nin 252. maddesinde ise ulusal meslek standartlarının ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usûl ve esaslar düzenlenmiştir.
25/10/2019 tarih ve 30929 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2019/18 nolu Ulusal Meslek Standartlarına Dair Tebliğ ise ekinde yer alan meslek standartlarının yürürlüğe konulmasını sağlamak amacıyla yayımlanmış, dava konusu Ek-2'de ise "Manevi Danışman" adıyla bir meslek oluşturulmuş ve bu mesleğe ilişkin standartlar belirlenmiştir.
Dava konusu Ek-2 bir bütün olarak bakıldığında; manevi danışmanlık mesleğini ifa edecek kişinin, farklı yaşam döngülerinde bireylerin din veya maneviyatla ilişkilendirdiği sorunlarıyla başa çıkma süreçlerinde bütüncül bir yaklaşımla modern danışma teknikleri ile dini ve manevi yöntemleri birlikte kullanan, problemi konusunda danışanların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak maksadıyla bireyle ve grupla manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini sunan nitelikli kişi olarak tanımlandığı; danışanın güçlüklerle barışması, bu esnada kendi zayıf yüzleşmesi ve güçlendirmesi sürecine eşlik etmenin görevleri arasında sayıldığı görülmektedir.
Ülkemizde; bireylerin hayatlarında yaşadıkları sorunları çözmeleri veya hedeflerine ve kendilerini gerçekleştirmelerine yön vermeleri gibi konularda danışmanlık ve rehberlik hizmeti ile ruh sağlıklarının korunması, ruh sağlığına ilişkin bir hastalığın tanı ve tedavisinin yapılması konusundaki hizmetler, uzmanlık alanlarına göre; ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzman tabipler, psikologlar/klinik psikologlar veya psikolojik danışmanlar tarafından gerçekleştirilmektedir.
Sayılan bu meslek gruplarına bakıldığında, tabiplik mesleğini icra etmek için gereken koşulların 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da hükme bağlandığı, ayrıca bu uzmanlık alanının çekirdek eğitim müfredatının da Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından belirlendiği, yine psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünün de üniversitelerin eğitim fakültelerinde dört yıllık lisans eğitimini gerektiren yüksek öğrenim alanları arasında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Tebliğ ile oluşturulan manevi danışmanın tanımı ve görevleri dikkate alındığında, yukarıda belirtilen meslek gruplarının görev alanında yer alan danışma ve rehberlik hizmetleri görevinin bu danışmana da verildiği, davalı Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından tabiplik ve en az lisans düzeyinde eğitim gerektiren mesleklere ilişkin alanın, ulusal meslek standardı ile kurallara bağlandığı, bu hâliyle anılan idarenin yetkisinde bulunmayan bir alanın meslek tanımını yaparak özelliklerini düzenlediği görüldüğünden, bu durumun yukarıda metnine yer verilen 4 sayılı Kararname'nin 237. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu hâli ile dava konusu Tebliğ'in ekinde yer alan dava konusu "Ek-2: Manevi Danışman (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı"nın yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.