T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/13420
Karar No : 2023/6554
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası (... Odası Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, ... (... ) Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar değişikliği yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Şehitkamil Belediye Meclisi kararının, ... tarih ve ... sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının, plan değişikliği yapılmasına yönelik karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Şehitkamil Belediye Meclisi kararı ile ... tarih ve ... sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının ve söz konusu planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın incelenmesinden, davaya konu imar planlarının birbiriyle uyumlu ve üst kademedeki 1/25.000 ölçekli nazım imar planına uygun olduğu, uyuşmazlık konusu değişiklikler ile resmi kurum alanının, otel alanı kullanımına çevrilmesi ile taşınmazın bulunduğu bölgeye ilave yerleşik nüfus getirilmediği, uyuşmazlığa konu imar planları ile getirilen donatı alanı niteliğindeki eğitim alanı fonksiyonun planlama alanında donatı arttırıcı etkisinin olduğu, bu itibarla dava konusu işlemlerin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve imar mevzuatına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planı değişikliklerinden önce aynı taşınmaz için yapılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu, noktasal müdahale içeren uyuşmazlık konusu plan değişiklikleri ile planların bütünlüğünün bir kez daha bozulduğu, üst ölçekli nazım imar planına aykırı düzenleme yapıldığı, tüm komşu ada ve parsellerde emsal değeri E:0,40 iken dava konusu parsele E:1,80 emsal hakkı verilmesinin parsel bazlı ve ayrıcalıklı imar hakkı tanınması anlamına geldiği, rant amaçlı yapılan planlamanın teknik ve hukuki bir nedene dayanmadığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2006/13 sayılı Genelgesine göre yoğunluk ve yükseklik artışı yapılmasından önce jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının yenilenmesi gerektiği halde yenilenmediği, donatı dengesini bozucu nitlelikte işlem yapıldığı, uyuşmazlık konusu işlem ile yapılan değişikliğin çevresine olan etkileri gözetildiğinde plan değişikliği yoluyla işlem yapılmasının uygun olmadığı, dava konusu parselde yer alan otopark kullanımının zaten mevcut planda da yer aldığı, ancak otel ve özel eğitim alanı kullanımı getirilmesi neticesinde ihtiyaç duyulacak ilave otopark kullanımına ilişkin düzenleme yapılmamasının trafik yükünü olumsuz etkileyecek bir değişiklik olduğu, harita mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporu yetersiz olduğu, şehir ve bölge planlaması alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: İmar mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan davalarda, kentsel ve kırsal alan düzenlemeleri, imar uygulamaları, kadastro çalışmaları, kamulaştırma gibi alanlarda harita mühendisinin mesleki ve teknik bilgisine başvurulabileceği, fakat dava konusu nazım ve uygulama imar planlarının hukuki denetiminin, plan bütünlüğü, alanın özellikleri, planlama yaklaşımı bakımından imar mevzuatına, planlama ilkeleri ile şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygunluğu esas alınarak yapılması gerektiği açık olduğundan özellikle şehir ve bölge planlaması alanında uzman bilirkişilerin teknik ve bilimsel görüşüne ihtiyaç duyulduğu gözetildiğinde; şehir ve bölge planlaması alanında uzman iki kişi ile harita mühendisliği alanında uzman bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifeti ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle alınacak rapor dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken idare mahkemesince harita mühendisi olan tek bilirkişi ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor gözetilerek, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, bu durumda yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davaya konu taşınmazın kullanım kararı önceki imar planlarında resmi kurum alanı olarak belirlenmiş olup Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında yapılan değişiklik ile tamamında turizm tesis alanı kullanımı getirilmiştir. Anılan plan değişikliğine aynı davacı tarafından açılan davada; ... İdare Mahkemesince, resmi kurum alanı fonksiyonu yerine turizm alanı kullanım kararı getirilmesinin, yapı ve nüfus yoğunluğunda artışa ve donatı alanlarının azalmasına neden olmadığı, kentin giderek artan konaklama ihtiyacını karşılayan plan değişikliklerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, anılan karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında yapılan değişikliklere karşı davacı Mimarlar Odası, diğer meslek kuruluşları ve şahıslar tarafından; plan açıklama ve gerekçe raporlarının yetersiz olduğu, parsel bazı değişiklik yapıldığı, artan nüfus için sosyal donatı alanı ve yeşil alan ayrılmadığı, plan bütünlüğünü bozucu nitelikteki değişikliğin imar mevzuatına aykırı olduğu iddialarıyla askıda yapılan itirazların kısmen kabul edilmesi üzerine Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu alanın bir kısmının eğitim tesisi olarak yeniden planlanması uygun görülerek taşınmaz, eğitim alanı (özel eğitim tesisi) ve otel olarak planlanmıştır. Anılan plan değişikliği sonrasında, Şehitkamil Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle taşınmazın resmi kurum alanı olan fonksiyonu özel eğitim tesisi alanı ve otel olarak değiştirilmiştir. Davacı tarafından bahsi geçen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itiraz Şehitkamil Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, 1/1000 ölçekli imar planı değişikliğine ilişkin Şehitkamil Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, bu plan değişikliklerine yapılan itirazların reddine ilişkin Şehitkamil Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının ve 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin dayanağı olan nazım imar planının onayına ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu; "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği; "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davanın konusunun alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları olduğu, İdare Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması yolunda verilen 17/05/2017 tarihli ara kararı doğrultusunda seçilen harita mühendisi tarafından düzenlenen tek kişilik bilirkişi raporunun davanın reddi yolunda verilen karara esas alındığı görülmektedir.
Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir.
Harita mühendisliğinin uzmanlık alanının, harita üretimi, coğrafi verilerin toplanması ve analizi, uydu görüntüleme teknolojileri, jeodezi, coğrafi bilgi sistemleri ve küresel konumlandırma sistemleri ile ilgili olduğu, bu uzmanlık alanında, teknik ve coğrafi verilere dayalı bir sistem benimsenerek haritalandırma yapıldığı, şehir plancılığının ise; kent gelişimi, yerleşim planlaması, kamu politikaları, bir şehrin veya bölgenin gelişimi, yaşam kalitesi, sosyal yapı ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarına yöneldiği, bu alanda, sosyal, ekonomik ve çevresel faktörler dikkate alınarak planlama yapıldığı bilinmektedir.
İmar mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan davalarda, kentsel ve kırsal alan düzenlemeleri, imar uygulamaları, kadastro çalışmaları, kamulaştırma gibi alanlarda harita mühendisinin mesleki ve teknik bilgisine başvurulabileceği, fakat dava konusu imar planlarının hukuki denetiminin, plan bütünlüğü, alanın özellikleri, planlama yaklaşımı bakımından imar mevzuatına, planlama ilkeleri ile şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygunluğu gözetilerek yapılması gerektiği açık olduğundan özellikle şehir ve bölge planlaması alanında uzman bilirkişilerin teknik ve bilimsel görüşüne ihtiyaç duyulduğu, bu kapsamda, bölge idare mahkemesince, şehir ve bölge planlaması alanında uzman iki kişi ile harita mühendisliği alanında uzman bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifeti ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, dosya kapsamından, dava konusu imar planlarından önce planlama alanında başka imar planlarının yürürlükte olduğu anlaşılmakta ise de bu imar planlarının kabulüne ilişkin belediye meclisi kararlarının ve plan paftaların dosyada bulunmaması nedeniyle dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları bakımından karşılaştırmalı ve detaylı değerlendirme yapılması mümkün olamayacağından keşif ve bilirkişi incelemesi öncesinde eksik bilgi ve belgenin tamamlattırılması ve dava dilekçesinde yer alan, ayrıcalıklı imar hakkı tanınmasına neden olunduğu, getirilen kullanım kararlarının planlama alanında olumsuz etkiler yarattığı, nüfus ve yapı yoğunluğunda artış ve donatı alanlarında azalmaya neden olduğu, alanda yapılan değişikliklerin imar planı değişikliği şeklinde yapılmasının uygun olmadığı yolundaki iddialarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında eksik inceleme nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/07/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.