T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/13801
Karar No : 2023/2653
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat ve Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin maliki davacı tarafından taşınmazının kuzeyinde bulunan ... sayılı parselin kamusal alan olarak planlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakırköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile 16/09/2007 ve 28/11/2012 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı plan notunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerle yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu planların üst ölçekli plana uygun olduğu, dava konusu planda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle plan değişikliği talebinin reddi işlemi yönünden davanın reddine, ... sayılı plan notunun ise yoğunluğu arttırıcı olması nedeniyle şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; imar planı değişikliği talebi yönünden davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, ... sayılı plan notunun ise blok nizam olmayan parselleri kapsadığı, dava konusu taşınmazın blok nizam olması nedeniyle plan notunun bu taşınmaz yönünden uygulanmayacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf isteminin reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın yapılaşmaya uygun olmadığı, plan notunun yoğunluk arttırıcı olduğu yönünde tespit yapıldığı, kararda davalı yanında müdahil lehine vekalet ücretine hükmedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararını vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması, davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin maliki olan davacı tarafından, taşınmazının kuzeyinde bulunan ... sayılı parsele yönelik imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bakırköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü işlemi ile 16/09/2007 ve 28/11/2012 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı plan notunun iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 14. maddesinde de, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği ve 15/1-b maddesinde; bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar fer'i müdahil olarak davada yer alabilir." hükmüne; 69. maddesinin birinci fıkrasında, "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir." hükmüne ve 330. maddesinin birinci fıkrasında, "Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücreti, taraf lehine hükmedilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın plan değişikliği talebinin reddi işlemi ile plan notunua ilişkin kısmı yönünden;
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, iptal davalarında dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisinin varlığı aranmaktadır. Her uyuşmazlıkta davacının menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için aranan söz konusu menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olması, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, taşınmazının kuzeyinde bulunan dava konusu taşınmaza yönelik imar planı değişikliği isteminin reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, menfaat ihlalinin tespitinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği açık olup; imar planı değişikliğini ancak ilgililerin kendi mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak talep edebileceği dikkate alındığında, davacının mülkiyeti kendisine ait olmayan uyuşmazlığa konu taşınmaz için belirlenen fonksiyonun değiştirilmesinde ve dava konusu taşınmazla ilgisi olmayan plan notunun iptalini istemesinde, meşru ve kişisel bir menfaat ihlalinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu durumda davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere müdahilin davada taraf sıfatını haiz olmadığı, müdahilin yer aldığı davada hükmün taraflar hakkında verildiği ve vekalet ücretinin ancak taraf lehine hükmedilebileceği dikkate alındığında, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının sonuç bölümünde vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine ilişkin kısımda isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer hususlar yönünden reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, müdahil lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.