T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/139
Karar No : 2023/1693
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … (…)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. … Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125, maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin bütün maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının banka hesaplarında yapılan incelemede şüpheli havalelere rastlanılması ve bu paraların da soruşturmada adı geçen M.U. tarafından yatırıldığının saptanması, davacının ifadesinde; "M.U.'nun kendisinden borç para istediğini, banka hesabına gönderilen paranın M.U. tarafından borcun ödenmesi kapsamında olduğunu" belirtmiş ise de, M.U. tarafından verilen ifadede; "davacı ...'nin kendisinden borç talep ettiği, bu amaçla davacıya borç mahiyetinde para gönderdiği" (davacının ifadesinin aksi) yönünde beyanda bulunması karşısında, davacı ve sahte raporların oluşturulmasında şüpheli konumunda olan M.U. arasındaki para ilişkisi bulunduğu ve havalelerin bu kişi tarafından davacıya yarar sağlamak amacıyla yapıldığı kanaatine varıldığı; öte yandan, sağlık kuruluna ait odadaki çekmecede bulunan ve bu olayda kullanıldığı belirtilen cep telefonunun kime ait olduğunun tesipiti amacıyla personele yöneltilen sorulardan telefonu kimsenin sahiplenmediği, ancak cep telefonunun da davacıya ait olduğu yolunda bir kanaat oluşmuş olduğundan, bu haliyle HİS sisteminde 2696 no'lu kod ile oluşturulan sahte raporların kimin tarafından düzenlendiğinin belli olmadığı yönündeki iddialara itibar edilmeyerek, davacının üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ceza davasının beklenilmesi gerektiği, sahte raporu kurula kimin sunduğunun tespit edilemediği, heyet odasındaki telefonun kime ait olduğunun tespit edilemediği, hissi hareket edildiği, 2696 nolu kodu kimin kullandığının belli olmadığı, kodun kendisine imza karşılığı verilmediği, kendisine yaptığı göreve ilişkin eğitim verilmediği, hizmetli kadrosunda olduğundan işlem yapma yetkisinin bulunmadığı, hesabına para yatıran M.U.'dan borç para istediği, bir fiilden iki ayrı ceza verilemeyeceği, daha önce uyarma cezası verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, bozma sebebi bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İstanbul İli, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Sağlık Kurulu'nda hizmetli olarak görev yapan davacı hakkında, "sahte sağlık kurulu raporu düzenlemek suretiyle resmi evrakta sahtecilik" fiilini işlediği iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 07.05.2015 tarihli soruşturma raporu ile fiilin sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125, maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125, maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde: "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eylemi, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un "Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi" 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. Hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, "160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kuruluşlarda çalışan personel hakkında; görevden doğan veya görevi sırasında işledikleri suçlarla kişisel suçları sebebiyle Cumhuriyet savcıları veya (…) sorgu hakimlikleri veya Memurun Muhakematı hakkında Kanun uyarınca yetkili kurullarca yapılan soruşturma sonunda düzenlenen takipsizlik, meni muhakeme, iddianame, talepname veya lüzumu muhakeme karar suretleri ile ilgili mahkemelerce verilen kesinleşmiş karar suretleri bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince maddi olayın açıklığa kavuşturulması için yapılacak hukuki denetimin, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, dava dosyasında bulunan ve dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma raporu ile soruşturma raporuna ekli bilgi, belgeler ve alınan ifadeler doğrultusunda yapılması gerektiği açık ise de, re'sen araştırma yetkisi kapsamında ceza yargılaması sırasında alınan sanık ve tanık ifadeleri, bilirkişi raporları gibi maddi delillerin ve yargılama sonucunda verilen ceza mahkemesi kararının ve bu karardaki tespitlerin kullanılması ve disiplin soruşturma raporu ile ilgili yapılan inceleme neticesinde disiplin suçuna konu fiil ya da fiillerin sübuta erip ermediğinin tespitine yönelik olarak ilave gerekçe olacak şekilde hükme esas alınması gerektiği açıktır,
Bakılan uyuşmazlıkta; UYAP üzerinden yapılan incelemede, disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle davacı hakkında "Kamu görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Görevi Kötüye Kullanma" suçundan açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E. … sayılı dosyasıyla yargılamanın halen devam ettiği görülmektedir.
Anılan suçların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği ancak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir.
Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun İdare Mahkemesince araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.