T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/13905
Karar No : 2023/2902
TEMYİZ EDENLER :I-(DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
III-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA
DİĞER MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … odası Genel Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Çeşme İlçesi, …, … ada, … parsel sayılı taşınmazın "turizm alanı", "park ve yeşil alan" olarak belirlenmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın kullanım kararının “turizm alanı” ve “park ve yeşil alan” olarak belirlenmesinin üst ölçekli 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyon Planı ve İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı plan kararları ile çelişmediği ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, ancak, uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu plan kararları ile parsel bazında yapılaşmaya konu olmasının alandaki yapılaşma baskısını artırdığı, 1. derede doğal sit alanının bütünlüğünü ve sürekliliğini bozduğu, alanın batı komşuluğunda alt kotta yer alan “Şantiye Evleri Kentsel Sit Alanı” ile kıyıdan karaya olan silueti ve görünümü olumsuz etkileyeceği, Çeşme Paşalimanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonunda yapılaşmaya açılmayan alanın parsel bazında yapılaşmaya açılmasının şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, daha önceki planlarda yer alan kullanım kararlarının tercihli turizm ve ikinci konut alanı olarak düzenlenmesi ve tercihin arazi sahiplerine bırakılmasının, bu alanların genel olarak ikinci konut yapılaşmaları ile dolmasına neden olduğu, bu kapsamda dava konusu ilave imar planının turizm yapılaşmasını desteklediği, mevcut üst ölçekli planlarla bütünlük ve süreklilik sağladığı görüldüğünden planlamaya ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil … Kaymakamlığı tarafından; temyize konu kararın isabetli olmadığı, hazine taşınmazının ekonomik değerini olumsuz yönde etkileyerek mülkiyet hakkını ve semerelerini ortadan kaldıran bir karar olduğu, dava konsu planın üst ölçekli plan kararları ile uyumlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil … tarafından; davacı tarafından üst ölçekli planlara dava açılmadığı, taşınmaza ilişkin sit alanı veya koruma alanına ilişkin herhangi bir karar bulunmadığı, taşınmazın çevresinin yapılaştığı, yapılaşmış alanlar arasında plansız olarak kalmış durumda olan taşınmazın ilave plan ile üst ölçekli planlara uygun şekilde yapılaşmaya açılmasının planlamaya ve imar mevzuatına uygun olduğundan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 25. maddesinde imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabileceğinin kurala bağlandığı, somut olayda, bölgenin üst düzey turizm potansiyeline sahip olduğundan bahisle ilave imar planının hazırlandığı görülse de, mevcut imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği hususunda planlama gerekleri açısından bilimsel, teknik, nesnel gerekçeler ve analizler ortaya konulamadığı, dava konusu bölgenin yapılaşmaya konu olmasının alandaki yapılaşma baskısını artırdığı, bitişik konumdaki 1. derede doğal sit alanının bütünlüğünü ve sürekliliğini bozduğu sonucuna varılarak temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı kararnamenin 99. Madddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, davalı yanında müdahil Çeşme Milli Emlak Müdürlüğü yerine Çeşme Kaymakamlığının (… ve İklim Değişikliği İlçe Müdürlüğü) davalı yanında müdahil olarak alınması suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : İzmir İli, Çeşme İlçesi, …, … ada, … parsel sayılı taşınmazın "turizm alanı", "park ve yeşil alan" olarak belirlenmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planının iptalinin istenilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde; nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde; planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; “bölge planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelere yapılır veya yaptırılır." hükmü yer almıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "İmar Planlarına Dair Esaslar" başlıklı 7. bölümü 25. maddesinde, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılabileceği; imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda ise mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabileceği; aynı Yönetmeliğin 26. maddesinde ise, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak imar planı değişikliği yapılabileceği kuralı getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından, dava konusu 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planı kararlarının Mekansal Plan Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, planın kamu yararı içermediği ve doğal sit alanına olumsuz etkisinin olduğu, planın 1. derece doğal sit alanının tahribine yol açacağı, davalı idarenin önüne gelmiş yatırımcı taleplerini planlama ilkelerine uymaksızın parsel bazında turizm alanı yaratacak şekilde işlem tesisinde bulunmasının hukuka aykırı olduğu, dava konusu planın alandaki yapılaşmanın önünü açacağı ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
Alt ölçekli planlarda üst ölçekli planlara aykırı kullanım kararları getirilmesi planlamaya ve imar mevzuatına uygun değildir. Üst ölçekli planların dava konusu edilmediği durumlarda, üst ölçekli planlar ile belirlenen kullanım kararlarının planlama ilkelerine uygunluğunun alt ölçekli planların iptali istemiyle açılan davalarda incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu tür davalarda, alt ölçekli planların üst ölçekli plan kararları ile şehircilik ve planlama ilkelerine uygunluk yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Üst ölçekli planlara uygunluk bakımından uyuşmazlığın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın sit alanı sınırları dışında kaldığı, taşınmazı "turizm ve konut yerleşim alanı" olarak belirleyen üst ölçekli 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyon İmar Planının iptali istemiyle dava açılmadığı, dava konusu plan kararlarının, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Bölgesi Çevre Düzeni Planında getirilen "tercihli kullanım alanı" plan kararı ve 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyon İmar Planında getirilen "turizm ve konut yerleşim alanı" plan kararları ile uyumlu olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu taşınmaza yönelik herhangi bir sit kararı veya koruma kararı bulunmadığı gibi batısındaki komşu bölgenin imara açık ve yapılaşmış durumda olduğu, bu nedenle taşınmaza getirilen kullanım kararının çevre kullanım kararları ve üst ölçekli plan kararı ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmış olup planlama alanının doğusunda yüksek eğime sahip bölgenin doğal sit alanı olmasının dava konusu taşınmazın üst ölçekli plan kararlarına aykırı olarak yapılaşmaya kapalı bir alan olarak planlanmasını gerektirmediği açıktır.
Bu durumda, üst ölçekli plan kararlarına ve mevzuatta tanımlanan ilave imar planı tanımına uygun olarak kabul edilen dava konusu 1/5000 ölçekli ilave nazım imar planında şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı görüldüğünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X): Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.