T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1403
Karar No:2023/4710
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Akaryakıt Nakliyat Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin (... Ltd. Şti.) ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacı tarafından, anılan şirkete, 2012 yılına ait ekli tablosunda belirtilen bildirimleri yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ortağı olduğu şirketin 06/02/2014 tarihli şirket olağanüstü genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiği ve söz konusu hususun 11/02/2014 tarihinde tescil edilerek 17/02/2014 tarih ve 8509 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, tasfiye sürecinin 05/03/2015 tarihinde tamamlanması üzerine bu hususun 10/03/2015 tarih ve 8775 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişiliklerinin, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona ereceği, olayda, adına para cezası kesilen şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silindiği 05/03/2015 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra, adı geçen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınmasının mümkün olmadığı, bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına idari para cezası tesis edilemeyeceği, bu durumda, münfesih şirket adına kesilen idari para cezasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Kurumları aleyhine harca hükmedilmemesi gerektiği, dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edildiği ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmiş ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmiştir.
Dolayısıyla, iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 17/02/2014 tarih ve 8509 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacının ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin 11/02/2014 tarihinde ticaret siciline tescil edilen 06/02/2014 tarihli şirket olağanüstü genel kurul kararıyla "şirketin faaliyetlerine anılan tarih itibarıyla son verilmesine ve tasfiye işlemlerinin başlanmasına karar verildiği" hususunun ilan edildiği; 10/03/2015 tarih ve 8775 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde, 05/03/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edilen 25/02/2015 tarihli olağan genel kurul kararıyla "tasfiye halindeki şirketin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına, tasfiye memurunun ibrasına ve kapanış ile ilgili tescil işlemlerinin yapılmasına karar verildiği" hususunun ilan edildiği, ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacı tarafından, anılan şirkete, 2012 yılına ait ekli tablosunda belirtilen bildirimleri yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 16/05/2016 tarih ve 6291-12 sayılı (Kurul) kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen ve bu nedenle tüzel kişiliği sona eren söz konusu şirket adına tesis edilen idari para cezasına ilişkin Kurul kararının bu aşamada davacı yönünden hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, davacının bakılmakta olan davayı açmasında hukuken korunabilir bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, tüzel kişiliği sona eren ... Ltd. Şti. adına tesis edilen dava konusu Kurul kararı ile davacının menfaat ilişkisi bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, toplam …-TL temyiz harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.