T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1440
Karar No:2023/435
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 533 parsel sayılı mülkiyeti ... Belediyesi'ne ait taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle gerçekleştirilen satış ihalesinin davacının üzerinde bırakılmasına ilişkin 10/08/2018 tarihli ihale komisyonu kararının anılan Kanunun 31. maddesi uyarınca ita amiri olarak Belediye Başkanı tarafından onaylanmamasına ilişkin, ... Belediye Başkanlığı Tahsilat Şefliği'nin … tarih ve … sayılı yazısıyla bildirilen, 07/09/2018 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... .. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre ita emrinin (ihaleyi yapan idarenin belediye başkanlığı olması halinde belediye başkanının) ihale komisyonu tarafından alınan kararı onaylama veya iptal etme hususunda takdir yetkisine sahip olduğu, söz konusu takdir yetkisinin kamu yararına, hizmet gereklerine ve 2886 sayılı Kanun'da yer alan ilkelere uygun olarak kullanılması gerektiğinin kuşkusuz olduğu, 2886 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre ihalelerde ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve açıklık ile rekabetin sağlanmasının esas olduğu, somut olayda uyuşmazlık konusu taşınmazın satışına ilişkin açık teklif usulüyle yapılan ihaleye istekli olarak sadece davacının katıldığı ve teklif verdiği, dolayısıyla dava konusu ihalede rekabet ortamı oluştuğundan bahsedilemeyeceği, her ne kadar bazı kişilerin uyuşmazlık konusu ihaleden haberdar olmadıklarını beyan etmesi (anılan ihalenin usulüne uygun şekilde ilan edilmiş olması nedeniyle) söz konusu ihale komisyonu kararının iptalini gerektiren bir sebep olmasa da uyuşmazlık konusu ihalede rekabetin olmaması nedeniyle fiyat olarak beklenen faydanın sağlanamadığı göz önüne alındığında ... Belediye Başkanı tarafından kamu yararına ve 2886 sayılı Kanun'da yer alan ilkelere uygun olarak kullanıldığı anlaşılan takdir yetkisine istinaden mezkur taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının onaylanmamasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hiçbir neden gösterilmeksizin sadece ihalenin iptal edildiği, ihalenin iptalinde kamu yararının söz konusu olmadığı, davaya konu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiğine dair herhangi bir somut bilgi veya belgenin bulunmadığı, davaya konu işlem tesis edilirken takdir yetkisinin davalı idarece hukuka uygun olarak kullanılmadığı, ihaleyi onaylayıp onaylamama konusunda ita amirine takdir yetkisi tanındığı, ancak bu yetkinin kullanılmasının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ve işleme dayanak gösterilen sebep açısından yargı denetimine tabi olduğu ve kararın iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davaya konu ihalenin yapılmasından ihaleye konu taşınmazın bulunduğu ... Mahalle halkından …, …, … ve … isimli vatandaşların Belediye Başkanlığı'na yazılı olarak müracaat ederek, ihaleden hiçbir şekilde haberdar olmadıkları ve ihalenin ilan panosuna asılmadığına dair dilekçeleri üzerine, ihaleye tek katılımcının katılması ve ihale edilen miktarın belirlenmiş olan muhammen bedelin çok az üstünde olması sebebiyle ihalede rekabet ortamı ve sağlıklı fiyat yarışmasının oluşmadığı, bundan dolayı kamu yararının gerçekleşmemesi sebebiyle 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre davaya konu ihalenin onaylanmadığı, kararın alınmasında ita amirine tanınan takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ihalenin onaylanmamasına dair kararın kamu yararı ve hukuka uygun olarak alındığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.