T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1473
Karar No : 2023/3997
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Valiliği
Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin gerekçeli reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının ehliyetine daimi iptal şerhi konularak el konulmasına ilişkin 24/06/2015 tarihli Çorum Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesince; idarece dava konusu işlemin tesisine gerekçe olarak gösterilen davacıya ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı incelendiğinde; aralarında davacının da yer aldığı kişiler hakkında "Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak" suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun sabit olduğu gerekçesi ile davacı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-2. maddesi gereğince "1 yıl Süre ile Denetimli Serbestlik Tedbirinin Uygulanmasına" karar verildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmamasının sürücü adaylarında aranacak şartlar arasında düzenlendiği, yine aynı kanunun 48. maddesinde ise uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasaklandığının öngörüldüğü, somut olayda ise davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinde belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmadığı, davacı hakkında salt 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı, ayrıca davacının uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olarak karayolunda araç sürdüğüne ilişkin tespitin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında; tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 119. maddesine göre; "Sürücü belgeleri, belge alındıktan sonra bu Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınır.
Diğer cürümlerden mahkümiyeti halinde, mahkemece ceza süresini geçmemek üzere geçici olarak sürücü belgelerinin geri alınmasına da karar verilebilir.
Geçici olarak sürücü belgesinin geri alınması hürriyeti bağlayıcı ceza hükümlerinin infazından sonra yerine getirilir." kuralı düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 41. maddesinde ise, Türk Ceza Kanununun 403, 404 üncü maddeleri ile 572/2-3 maddelerinden ikiden fazla ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 28 ve 29 uncu maddeleri, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin 3 üncü ve takip eden fıkralarındaki suçlardan hüküm giymemiş olmak sürücü adayı olma şartları arasında sayılmıştır.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunda 6487 sayılı Kanunla yapılan ve 11.06.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle, Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrası ("Sürücü belgeleri, belge alındıktan sonra bu Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınır." hükmü) yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca, söz konusu değişiklikle 2918 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (e) bendi, "Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması" şeklinde değiştirilmiş, 41. maddenin son fıkrasına da, "Sürücü belgesi alındıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkûmiyet hâlinde bu kişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar sağlanıncaya kadar geri alınır. Bu Kanunun 48 inci madde hükümleri saklıdır." kuralı eklenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde; "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin ise idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı düzenlemesine yer verilirken, aynı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş, maddede gönderme yapılan 5237 sayılı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan yasal hükümler karşısında, idarî yaptırım niteliğinde bulunan sürücü belgesinin geri alınmasına işlemin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması halinde uyuşmazlığın ortaya çıkan yeni hukukî durum dikkate alınarak sonuçlandırılacağı kuşkusuzdur.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacının kayıp sürücü belgesinin yenilenmesi amacıyla Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne 24/06/2015 tarihinde başvurması üzerine yapılan sakınca kaydı kontrolünde … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 191/2-2. madde uyarınca hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin tespiti üzerine sürücü belgesinin daimi olarak iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda izah edilen mevzuat gereği, dava konusu işlemin, 2918 saylı Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrasında yer alan, Kanunun 41 inci maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan biri ile mahkumiyet halinde süresiz geri alınacağı kuralı bulunduğu, davacının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine karar verildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle tesis edilmiş ise de; 2918 saylı Kanun'un 119. maddesinin ilk fıkrasının yürürlükten kaldırılması ve bu düzenleme yerine geçmek üzere anılan Kanun'un 41. maddesinin son fıkrasına eklenen kuralda, sürücü belgesi aldıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ile mahkûm olanların adli sicilinde bu suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması şartı sağlanıncaya kadar sürücü belgesinin geri alınacağının öngörülmesi ve bu durumun davacının lehine sonuç doğurması nedeniyle, fiilin işlenmesinden sonra yapılan bu değişiklikten davacının yararlanacağı açıktır.
Bu durumda, davalı idarece davacının adli sicilinde 2918 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (e) bendinde yazılı suçlardan kayıt bulunması üzerine hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması şartı sağlanıncaya kadar sürücü belgesinin geri alınması gerekirken daimi iptal şerhi konularak ve bu hususta davacıya gereken bilgilendirme yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesince verilen karar neticesi itibarıyla usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.