T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/151
Karar No:2023/1849
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Radyo ve Televizyon Yayıncılık Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "… " çağrı işaretiyle yayın yapan radyo kanalında 01/07/2016 tarihinde yayınlanan "… " adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlâkî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekrâren ihlâl edildiğinden bahisle 6.849,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden Mahkemelerince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda, "bahsi geçen radyo yayını uzun bir program olup sunucu ve bağlanan izleyiciler arasındaki diyologların yanısıra müzik dinletisi ve ses efektleri içerdiği, sık sık gülme efektleri yer alan program içinde bahsi geçen ifadelerin dağınık olarak yer aldığı, program akışının hızı, konuşmacıların tümünün erişkin olması ve işitsel uyaran yoğunluğundaki karmaşanın çocukların takip etmesini güçleştirir nitelikte olduğu, programın bahsi geçen bölümünde sunucuların ifadeleri Türkçe'nin esnek bir biçimde çift anlamlar içermesi özelliği göz önünde tutulduğunda, küçük çocukların mecaz içeren metafor ya da imâ barındıran ifadeleri yorumlayarak olumsuz etkilenmelerinin beklenmediği, soyut düşünce öncesi çocukların bu tür ifadelerin içeriğini analiz edemeyeceği, bu programda olduğu gibi dilin kurallarını bozup özensiz kullanılan ve eğlendirme maksadıyla yapılan yayınların gençlere olumlu bir katkı sağlamayacağı, ancak çocuk ve gençlerin ruh sağlığını da olumsuz etkilemeyeceği, ifadelerin açık olarak müstehcenlik ve pornografik ögeler taşımadığı, söz konusu konuşmaların Türkçe'nin esnek bir biçimde kullanılması nedeniyle örtük mesajlar içerseler de çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz ruhsal etki oluşturacak boyutta düşünülmediği" şeklinde görüş belirtildiği, söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu yayında geçen konuşma ve imâların çocuk ve gençlerin zihinsel ve ahlakî gelişimini olumsuz etkileyebileceği, yayıncıların topluma karşı sorumluluğunun bulunduğu, eksik inceleme neticesinde oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiği, "uyarı" yaptırımının tekerrüre esas alınabilmesi için tebliğ edilmesinin yeterli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu eğlence programının geç saatte ve canlı olarak yayınlandığı, konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, yayının çocuk ve gençlerin gelişimini olumsuz etkilemeyeceğinin belirtildiği, "uyarı" yaptırımına karşı açılan dava derdest olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.