T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/165
Karar No : 2023/6900
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Kurumu / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-g maddesi uyarınca Kamu Başdenetçisi Olur'u ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin dayanağı KHK uyarınca birim amirinin teklifi üzerine ve atamaya yetkili amirin onayı ile kamu görevinden çıkarılabileceği, uzman olarak görev yapması nedeniyle yetkili birim amirinin Kamu Denetçisi olduğu, ancak dava konusu işlemin birim amiri olmayan Genel Sekreter tarafından teklifi üzerine tesis edilmesi nedeniyle yetki unsuru açısından hukuka aykırı olduğu, kendisinin ve eşinin FETÖ terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, aleyhinde tanık beyanı bulunmadığı, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde birim amirinin Genel Sekreter olarak gösterilmesi bakımından değerlendirme yapılmayarak, Kamu Başdenetçisi Olur'u ile işlem tesisi edildiği belirtilerek işin esasının incelemesine geçildiği anlaşılmakta ise de, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-g maddesinde yer verilen; "Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılabileceği" düzenlemesi kapsamında 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri ve Kamu Denetçiliği Kurumu teşkilat şeması incelendiğinde, Kamu Denetçiliği Kurumunda uzman olarak çalışan davacının kamu görevinden çıkarılmasını teklif edecek birim amirinin Kamu Denetçisi olduğu açık olmakla birlikte, işlemin tesisinin nihai olarak atamaya yetkili amir olan Başdenetçi tarafından onaylandığı anlaşıldığından bu husus işlemi sakatlar nitelikte bir hukuka aykırılık olarak görülmemiştir.
Öte yandan, davacının eşi M.O hakkında 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Dairemizin 22/09/2020 tarih ve E:2017/3406, K:2020/3783 sayılı kararıyla, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2022 tarih E:2021/131 K:2022/782 sayılı kararıyla Dairemiz kararının onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Dairemizin 22/09/2020 tarih ve E:2017/3406, K:2020/3783 sayılı kararının incelenmesinden, "Davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucu verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararında; M.O'nın yakalanması sırasında saklandığı evde yapılan aramada bir kısım dijital materyaller bulunduğu ve bu materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 19/08/2017 tarihli tutanakta; Proton.com isimli şifreli e-posta servisi izlerine rastlandığı, iz içeriğinde European Association of Judges (EAJ) (Avrupa Hakimler Derneği) isimli kuruluşun ... şifreli e-posta servisi üzerinden kendileri ile iletişime geçilmesi durumunda fon yardımında bulunacaklarıyla ilgili ingilizce içeriğe ulaşıldığı, buna karşılık yine ingilizce olarak çocuk sağlık ve eğitim masrafları, saklanmak için bir ev kiralamak ve olası faturalar için aylık en az 800 euroya ihtiyaç duyulduğuna ilişkin ibarelerin yer aldığı metin izlerine rastlandığı, bu talebe istinaden ....com e-posta kullanıcısından 21/05/2017 tarihinde gelen e-posta içeriğinde 20/05/2017 tarihinde 400 euronun Western Union isimli uluslararası para transfer şirketi üzerinden davacının eşine gönderildiği, davacının eşinin parayı sorunsuz alarak teşekkür ettiğinin belirtildiği, konu ile ilgili olarak talep üzerine Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından 30/03/2018 tarihinde düzenlenen rapora göre ...'nın eşi G.O'nun Western Union aracılığıyla iki işlem de toplam 1.300,00 euro aldığı, davacının eşine para gönderen P.S'nin Almanya'nın Stuttgart şehrinde savcı olduğu ve Alman Hakimler Birliğinin üyeleri arasında bulunduğu, Türkiye'de yürütülen FETÖ/PDY operasyonları ve soruşturmaları kapsamında tutuklanan veya görevden alınan hakim ve savcılara yardım etmek için Birlik Bünyesinde fon oluşturulduğu, fona aktarılan 50000,00 eurodan ilk etapta 10000,00 euroluk kısmın dağıtıldığına dair haberlerin bulunduğu ve bu yönde Avrupa Hakimler Derneği ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kaynaklardan meslekten ihraç edilen 45 hakim-savcıya ve yakınlarına para transferlerine ilişkin tespitler yapıldığının ifade edildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda, FETÖ/PDY yapılanması ile irtibatı ve iltisakı bulunan yargı mensupları tarafından uluslararası kurum ve kuruluşlar ile iletişime geçilerek anılan yapılanma ile ilgili bu kurum ve kuruluşlar nezdinde bir mağduriyet algısı yaratılmaya çalışıldığı ve bu şekilde hukuki ve maddi destek sağlama amacı güdüldüğü, Dairemizde bu yönde tespitler bulunan diğer dosyalar da göz önüne alındığında bu faaliyetler esnasında organize şekilde hareket edildiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından bu tespite ilişkin olarak; Avrupa Hakimleri Derneği'nden alınan yardımın aradan geçen 3,5 yıllık sürenin sonunda meslekten çıkarılmasına gerekçe olarak gösterildiği, eşinin de kamudan ihraç edilmiş olması nedeniyle bu yardıma ihtiyaç duyduklarını, yardımın internet üzerinden ilan edildiği, yine internet üzerinden başvuru yapıldığı, yardımın transferinin yapıldığı bankanın uluslararası para transferinde sıklıkla tercih edildiği, Türkiye'nin de bu birliğe üye olduğu, bu yardımın aleyhine yorumlanamayacağı ileri sürülmüş ise de yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden davacının bu beyanına itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak davacı tarafından uluslararası bir sivil toplum kuruluşundan organize bir şekilde maddi yardım talebinde bulunulmasının, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, FETÖ'nün yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu, davacının hakim olan eşinin FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarıldığı, davacının eşinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varılan, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından 30/03/2018 tarihinde düzenlenen rapora göre Avrupa Hakimler Birliğinden Western Union aracılığıyla iki işlem de toplam 1.300,00 euronun davacıya gönderildiği, Türkiye'de yürütülen FETÖ/PDY operasyonları ve soruşturmaları kapsamında tutuklanan veya görevden alınan hakim ve savcılara yardım etmek için Birlik Bünyesinde fon oluşturulduğu, fona aktarılan 50000,00 eurodan ilk etapta 10000,00 euroluk kısmın dağıtıldığına dair haberlerin bulunduğu ve bu yönde Avrupa Hakimler Derneği ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kaynaklardan meslekten ihraç edilen 45 hakim-savcıya ve yakınlarına para transferlerine ilişkin tespitler dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden, eşinin örgüt içerisindeki konumundan ve tarafına gönderilen 1.300,00 eurodan haberdar olmamasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.