T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/17448
Karar No : 2023/6157
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Valiliği (… Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde mülkiyeti Hazine'ye ait taşınmazın bulunduğu alanda Adana Büyükşehir Belediye Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin plan kademelenmesi içerisinde yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile ölçekler arası tutarlılığı sağladığı, plan kademelenmesi yönünden dava konusu taşınmazın bulunduğu alana yönelik öngörülen plan kararları açısından 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı arasındaki ilişkinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve ilgili mevzuata uygun bir şekilde kurulduğu, yine üst 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ölçekler arası tutarlılığı sağladığı, plan kademelenmesi yönünden dava konusu taşınmazın bulunduğu alana yönelik öngörülen plan kararları açısından 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliği arasındaki ilişkinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve ilgili mevzuata uygun bir şekilde kurulduğu anlaşıldığından dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; bilirkişi raporunda belirtilen teknik açıklamalar ışığında dava dosyasının incelenmesinden, anılan bilirkişi raporunda her ne kadar davacının sahibi olduğu parselin davaya konu planda yeşil alan kullanıma ayrılmasının şehircilik ilkeleri, planlama esası ve kumu yararına uygun olduğu belirtilmekte ise de, dava konusu olan 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği ile 542 hektarlık alanda köklü değişiklikler yapıldığı ve "MİA (Merkezi İş Alanı)", "Ticaret Alanı" olarak planlanmış olan alanların arazi kullanım kararının tamamen değiştirilerek "TİCK (Ticaret + Konut Alanı) kullanımına, "Konut Alanı" olarak planlanmış olan çok geniş bir alanın arazi kullanım kararının tamamen değiştirilerek "TİCK (Ticaret + Konut Alanı)" kullanımına dönüştürüldüğü, spor alanı olarak planlanmış olan alanın konut alanına, konut alanı olarak planlanmış olan alanların spor alanı ve yeşil alana dönüştürüldüğü, plan değişikliğine konu olan alanlarda yapılan düzenlemelerin, alanda yürürlükte olan imar planının plan ana kararlarını doğrudan etkileyen, sosyal ve teknik altyapı alanları, ulaşım sistemi vs. üzerindeki etkileri bakımından alanda yürürlükte olan imar planının plan bütünlüğünü doğrudan etkileyen düzenlemeler olduğundan, alanda yapılan bu düzenlemelerin plan değişikliği ile değil, plan revizyonu ile yapılması gerekirken, idarece bu yöntem uygulanmayarak gerçekleştirilen 1/5000 Nazım İmar Planı değişikliğine ilişkin dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu amaç yönlerinden hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca, Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin olarak Maliye Bakanlığı (Adana Defterdarlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı) yerine, Adana Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Adana İli, Sarıçam İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde mülkiyeti hazineye ait taşınmazın bulunduğu alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı nazım imar planı revizyonuna yönelik yapılan 16 ayrı itirazın değerlendirilmesi sonucunda belediye meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonun onaylanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır." hükmü yer almıştır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin "İmar Planı Revizyonu ve İlaveleri" başlıklı 25. maddesinde, "İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır” hükmüne, "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüz ölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, alanda imar planı revizyonu yapılması gerekirken imar planı değişikliği yapılmasının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu tespit ve değerlendirmelerde bulunması üzerine bu tespite dayalı olarak Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmiş ise de, … tarih ve … sayılı belediye meclisi işlem incelendiğinde, karar içeriğinden 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yönelik itirazların değerlendirildiğinin anlaşıldığı, ayrıca işlemin dayanağı … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararında da "planlama sahasının revizyonuna yönelik Sarıçam Belediye Meclisince sunulan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin kabulüne" şeklinde ifadelere yer verildiği görüldüğünden dava konusu işlemin kapsadığı alan ve niteliği gözönüne alındığında revizyon imar planı olduğu sonucuna ulaşılmış olup , bilirkişi raporundaki bu tespite itibar edilmemiştir.
Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde taşınmazın büyük bir bölümünün “yeşil alan (park alanı)” bir bölümünün ise 15 mt enkesitli imar yolu olarak planlandığı görülmektedir.
Bilirkişi raporunda, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile dava konusu taşınmazın üzerine denk gelecek şekilde öngörülen yeşil alanın (park alanının) yaşam alanları içerisinde, erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği yüksek bir yerde konumlandığı, çevresindeki yaşam alanlarında yaşayanların etkin bir şekilde kullanmasını sağlayacak büyüklükte bulunduğu, açık alan - kapalı alan dengesinin kurulmasında önemli bir rolünün bulunduğu, çevredeki yaşam alanlarının mekansal kalitesi ve yaşanabilirliğine önemli katkı sağlamakta olduğu, yeşil alanın (park alanının) herhangi bir afet (deprem, sel, yangın vs) durumunda yerleşim alanları içerisinde kullanılabilecek açık alanlardan bir tanesi olduğu, ayrıca bu yeşil alanın (park alanının) taşınmazın batısında bulunan derin yapay vadinin güzergahında planlanan konut alanları içerisinde kuzey-güney istikametinde öngörülen yeşil alan koridorunun bir parçası konumunda olduğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın da sınırları içerisinde kaldığı yeşil alanın (park alanının) kullanım amacı göz önünde bulundurulduğunda yer seçiminin, konumunun, şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kumu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olduğu, 15 metre enkesitli yol alanı için ise anılan imar yolunun dava konusu taşınmazın batı bölgesinde 30 mt enkesitli imar yolundan başlayıp yerleşim alanları içerisinde ring şeklinde dolanan ve taşınmazın doğu bölgesinde yer alan 35 mt enkesitli imar yoluna bağlanarak sonlanan, dolayısıyla yerleşim alanları içerisinde sürekliliği olacak şekilde planlanan ve önemli işlevler yüklenen bir imar yolu olarak planlandığı, ulaşım sistemi içerisinde değerlendirildiğinde bu imar yolunun yerleşim alanlarına servis sunma amaçlı planlandığı, yapı adaları içerisinde bir çok parsele cephe sağladığı, ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede öngörülen ana arterler ile yerleşim alanları arasında bağlantı sağlayan, bulunduğu bölgede yerleşim alanı içerisinde toplayıcı ve dağıtıcı bir rol üstlenen bir yol olarak planlandığı, çevredeki ana arterler ve genişlikleri, yolun bulunduğu bölgedeki yerleşim alanları için öngörülen yoğunluk kararları ve çevresinde öngörülen arazi kullanım kararları dikkate alındığında yolun derecesine uygun bir enkesitinin olduğu, yol güzergahının çevredeki kullanımlara eşdeğer düzeyde erişim sağlamak üzere, topoğrafya, öneri yol güzergahı ve bağlantıları ile kavşak tasarım ilkelerinin dikkate alınarak belirlendiği, yol ekseninin plan bütünlüğüne, trafik güvenliğine ve yol tasarım esaslarına uygun olarak planlandığı, ayrıca 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/25000 ölçekli nazım imar planına uygun olduğu, planların kademeli birlikteliği ilkesini sağlandığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu revizyon imar planı ile taşınmaza getirilen yeşil alan ve 15 metre enkesitli yol fonksiyonunun şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kumu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olduğu ve planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı sonucuna ulaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.