T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/17643
Karar No : 2023/5006
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, … ve …Mahallelerini kapsayan alanlara yönelik 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonun kabulüne ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karar yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyası ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucun düzenlenen raporun birlikte değerlendiriilmesinden, dava konusu 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planının kuzey sınırında bulunan ve ticaret alanı olarak fonksiyonlandırılan alanın 18/11/2016 tarihinde yürürlükte olan 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel yerleşik alan olarak fonksiyonlandırılması nedeniyle plan hiyerarşisine uygun olmadığı açık ise de bahsi geçen alanın Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/100000 ölçekli çevre düzeni plan revizyonu ile ticaret alanı olarak planlandığından başka bir ifade ile çevre düzeni planında sonradan yapılan revizyonla çevre düzeni planı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı arasındaki uyumsuzluk giderildiğinden bu durumun dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planını sakatlar mahiyette olmadığı ve ayrıca plan hiyerarşisi bakımından 1/5000 ölçekli nazım imar planının üstü mahiyetinde olan imar planının 1/25000 ölçekli nazım imar planı olduğundan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/100000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olup olmadığının değerlendirilemeyeceği bu nedenle 1/5000 ölçekli nazım imar planına konu alanın kuzey kısmının anılan planda ticaret-konut-turizm alanı ve ticaret-konut alanı olarak fonksiyonlandırıldığı halde 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında sonradan yapılan revizyonla getirilen ticaret kullanım fonksiyonuna aykırı olmasının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planını sakatlamayacağı ancak dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının geniş bir alanda yapılmış olması nedeniyle sosyal ve teknik alt yapı alanlarının yeterliliğinin revizyon öncesi duruma göre değil planların kendi bütünlüğü içerisinde mevzuatta öngörülen asgari sınır içerisinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, revizyon nazım imar planlarının kapsadığı alanda öngörülen 92.270 kişilik nüfus için Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre en az 2.071.461,50m2lik sosyal teknik alt yapı alanı planlanması gerekli iken 754.187,51 m2'lik sosyal ve teknik alt yapı alanının ayrıldığı anlaşıldığından yalnızca bu nedenden dolayı dava konusu 1/25000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının şehircilik ilkelerine, imar mevzuatına ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; dava konusu revizyon nazım imar planları ile ilgili planlama süreci içerisinde, ölçekler arası tutarlılık ve plan kademelenmesi ile ilgili değerlendirme yapılırken ( 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planları arasında) iki ayrı hususla ilgili plan kademelenmesi yönünden uyum bulunmadığı yönünde tespit yapıldığı, bunlardan ilkinin; 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen yoğunluk kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen yoğunluk kararının birbiriyle uyumlu olmadığına yönelik tespit olduğu, buna göre; her ne kadar 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında öngörülen yoğunluk kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında öngörülen yoğunluk kararı arasında farklı kullanım yoğunlukları belirlenmiş ise de, 1/25.000 ölçekli planda belirlenen kullanım yoğunluğu üst sınır niteliğinde olup, yoğunluk kararları açısından plan kademelenmesi ilkelerine aykırı bir durum oluşturmayacağı gibi 1/25.000 ölçekli planlar genelleme düzeyi yüksek planlar oldukları için, daha alt ölçekteki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda mekansal kararların daha ayrıntılı geliştirileceğinin açık olduğu, bu durumda, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlenebileceğinden, uyuşmazlığa konu yoğunluk kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşıldığı, dava konusu revizyon imar planında, bu plan kademelenmesine, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu yönünde bilirkişi raporunda yer alan tespitin hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı bu itibarla dava konusu 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarında bu gerekçeyle herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer taraftan; bilirkişi raporunda plan kademelenmesi ile ilgili yapılan ikinci tespit ile ilgili olarak dava dosyası ekleriyle birlikte incelendiğinde ise; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın kuzeyinde yer alan kısmın 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında, "ticaret alanı" olarak planlanmasına rağmen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında bu kısmın büyük bölümünün "ticaret+ konut+ turizm alanı", bir bölümünün ise "ticaret+ konut alanı" planlandığı görüldüğünden dava konusu taşınmazın bu kısmına yönelik olarak 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen kullanım kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile öngörülen kullanım kararı arasında farklılıklar bulunduğu dolayısıyla, imar mevzuatının aradığı anlamda 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planını arasında plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arası tutarlılığın sağlanamadığı anlaşıldığından, dava konusu 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planlarının bu kısmı yönünden şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Revizyon nazım imar planları ile bölgede sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri elde edilmesinin amaçlandığı, planlama alanına ilişkin olarak imar mevzuatı kapsamında imar planına esas jeolojik-jeoteknik etütlerin hazırlandığı ve ilgili kurum ve kuruluş görüşlerine başvurularak verilen plan kararlarının bilimsel, teknik ve hukuki gerekçelere dayandırılmasının sağlandığı, sosyal donatı alanlarının arttırıldığı, dava konusu imar plan değişikliğinin imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, bilirkişi raporundaki dava konusu 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı arasındaki konut alanlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığına ilişkin tespitin aksine, 1/25.000 ölçekli planda belirlenen kullanım yoğunluğunun üst sınır niteliğinde olduğu, 1/25.000 ölçekli planlar genelleme düzeyi yüksek planlar oldukları için, daha alt ölçekte 1/5000 ve 1/1000 ölçeklerin planlarında mekansal kararların daha ayrıntılı geliştirileceği, bu durumda, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerleri her ne kadar bağlayıcı olsa da, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlenebileceğinden, uyuşmazlığa konu yoğunluk kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil etmeyeceği sonucuna ulaşıldığından, bilirkişi raporunda yer alan bu kısmın hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
İmar planları yapılırken 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi ölçek farklılığından kaynaklı olarak bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilmesi, alanda hakim olan yerleşim eğiliminin (motifinin) değişmesi sonucuna bağlı olarak sosyal alt yapı dengesinin ve ulaşım öngörüsünün bozulmasına yol açacağından planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil edecektir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında konut alanlarının orta yoğunlukta kentsel yerleşik (meskun) konut alanı olarak planlı iken 1/5000 ölçekli nazım imar planında anılan konut alanlarının bir kısmının yüksek yoğunlukta kentsel yerleşik (meskun) konut alanı olarak planlı olduğu, bu sebeple planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, orta yoğunlukta konut alanlarının planladığı üst 1/25000 ölçekli plana aykırı olarak yüksek yoğunlukta konut alanlarına yer verilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararındaki konut alanlarında yoğunluk kararı açısından dava konusu 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı arasında planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığına ilişkin gerekçesinde isabet bulunmamış, diğer yönlerden hukuka uygun bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.