T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18013
Karar No : 2023/3806
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, Eskişehir Yolu, … sayılı ada ile … sayılı ada arasındaki alana ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemenin E:... sayılı dosyasında aynı dava konusu işleme ilişkin olarak yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planı değişikliği yapılmasını gerektirecek bilimsel ve nesnel gerekçelerin bulunmadığı, dava konusu plan değişikliğinin; alanın çevresi ile ilişkisi, işlevi, yapı yoğunluğu, ulaşım-dolaşım sistemine etkileri, kent bütününe etkisi, yerleşmelerin gelişme potansiyeli ve alt yapıların dağılımı gibi etkenler göz önüne alınmaksızın gerçekleştirildiği, park alanlarını azaltmaya yönelik yapılan imar planı değişikliğinin bölgenin yapılaşmasını ve bölgede yaşamayı/çalışmayı olumsuz yönde etkileyecek bir çevre yaratılmasına neden olacağı bu durumun da kamu yararını sağlamayacağı anlaşıldığından tüm bu nedenlerle dava konusu işlemlerde şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dosyanın, Dairenin 07.03.2019 günlü, E:…, K:… sayılı, … günlü, E :… K:… sayılı kararlarıyla birlikte incelenmesinden; İmar planı değişikliğine konu alanının … tarihli, … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında park ve rekreasyon alanı kullanımına dönüştürüldüğü, bu plana yapılan itiraz üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında alanın bu kez Cami alanı olarak değiştirilerek onaylandığı, dava konusu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli,… sayılı kararıyla da 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği yapılarak taşınmazın bulunduğu alanın Cami alanı olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde ve istinafa konu Mahkeme kararının gerekçesinde işlemin konusunun taşınmazın park alanından rekreasyon alanına alınması olarak yazıldığı ancak 1/1000 ölçekli uygulama imar planında alanın hiç bir zaman park ve rekreasyon alanı olarak belirlenmediği, dava konusu işlemin dayanağı olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliğinin iptali istemiyle Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından açılan bir başka dava üzerine ... İdare Mahkemesi'nin dava konusu işlemlerin iptali yolundaki … günlü, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin Dairenin … günlü, E:.., K:… sayılı kararıyla reddedildiği, bu nedenle dayanağı kalmayan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı değişik gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iş bu davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Ankara ili, Çankaya ilçesi, Eskişehir Yolu, … sayılı ada ile … sayılı ada arasındaki imar planlarında park alanı olarak tanımlı alan ... tarihli, ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında park ve rekreasyon alanına dönüştürülmüş, anılan değişiklik askıya çıkarılmış askıda iken Çankaya İlçe Müftülüğünce iletilen talep doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli, … sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında alan bu kez Cami ve park alanı olarak değiştirilmiş daha sonra da 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/b Maddesi uyarınca Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da değişiklik yapılarak anılan alan cami ve park alanı olarak belirlenmiş, davacı tarafından anılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin karara … tarihli, … sayılı dilekçe ile itirazda bulunulmuş, itirazın zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri dava ehliyetidir. Dava ehliyeti, dava şartıdır. Dava şartı olduğu için karar kesinleşinceye kadar her aşamada taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkeme veya temyiz mercileri tarafından da yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmelidir. Davacının, sübjektif dava açma ehliyetinin bulunmaması halinde, idari yargı merci işin esasına girmeksizin, davayı ehliyet yönünden reddeder. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 14. maddesinin 2.fıkrasında; "Sosyal ve kültürel altyapı alanları:
a - Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence ve kıyı alanları toplamıdır. Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvanat bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.
ab - Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. İmar planındaki park alanlarının içerisinde park için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak büfeler, havuzlar, pergoleler, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde açık spor tesisleri yapılır.
ac - Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, oto kros gibi her türlü sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0.05) i, yüksekliği (6.50) m. yi geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Davanın açıldığı 26/09/2017 tarihinden önce, 03/07/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde de benzer düzenlemelerin getirildiği görülmektedir.
Dava tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (vvvv) bendinde; "Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence, rekreasyon ve rekreaktif alanları toplamını (Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvan bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.), 19 uncu maddede yer alan işlevleri ve yapılaşma koşullarını içeren yeşil alanlar; 1) Çocuk bahçeleri: Çocukların oyun ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayan, bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçleri, toplamda 6 m2’yi geçmeyen büfe ile süs havuzu, pergola ve genel tuvalet dışında başka tesis yapılamayan alanları, 2) Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19 uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanları, 3) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabildiği, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik olarak imar planı ile belirlenmiş yerleri, (...) ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun yukarıda aktarılan hükmünde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekmektedir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Yargısal denetimin amacı gözetildiğinde, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi adına dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması zaruridir.
Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açanın menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. Danıştay içtihatlarında; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konulara ilişkin düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda menfaat ilişkisi geniş yorumlanmaktadır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada davacının, Ankara ili, Altındağ İlçesi, … Mahallesinde İkamet ettiği ve dava konusu plan değişikliğine esas taşınmazın içinde bulunduğu Çankaya İlçesinde taşınmaz mal varlığının bulunmadığı, dava dilekçesinde, genel düzenleyici işlem nitelindeki imar planlarının ve kamuya ait park alanı kullanımına aykırı şekilde yapılaşma imkanı getiren idari işlemlerin şehirde yaşayan herkesin menfaatini etkilediği, bunun kamu yararına aykırı olduğu şeklinde ifadelere yer verildiği görüldüğünden, davacının bakılan davayı şehir sakini sıfatıyla açtığı sonucuna ulaşılmıştır.
Her ne kadar, dava konusu işlem kamusal yanı ağır basan işlemlerden olsa da, dava konusu işlem ile davacı arasında meşru, güncel, somut bir menfaat alakasının bulunması gerekmektedir. Aksi durumun kabulü toplum yararına olduğu düşünülen her konuya tüm vatandaşların ve şehir sakinlerinin dava konusu yapabilmesi olasılığını beraberinde getirir ki bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu yönüyle, dava konusu işlemin davacının menfaatini etkileyip etkilemediği araştırılırken, davacının şehir sakini bir vatandaş sıfatıyla dava açıp açamayacağı hususu incelenmelidir.
Yukarıda anılan mevzuatta park ve rekreasyon kullanımlarının yeşil alan başlığı altında düzenlendiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta ise "park" kullanımında bulunan taşınmazın "park ve rekreasyon" kullanımına alındığı, bu haliyle dava konusu taşınmazın yeşil alan fonksiyonunun devam ettiği, kent ve kent parçasında yaşayanların kullanımına açık umumi hizmet alanlarının kaybına ilişkin olmadığı hususları göz önüne alındığında dava konusu işlemin çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konular arasında yer almadığı, davacının yaşadığı yerin başka bir mahal ve konumda bulunması karşısında, dava konusu işleme karşı kişisel, ciddi ve güncel bir menfaat bağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe doğrultusunda reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) (X) KARŞI OY : Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.