T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18193
Karar No : 2023/3808
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Yolu, ... sayılı ada ile ... sayılı ada arasındaki alana ilişkin ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemenin E:... sayılı dosyasında aynı dava konusu işleme ilişkin olarak yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planı değişikliği yapılmasını gerektirecek bilimsel ve nesnel gerekçelerin bulunmadığı, dava konusu plan değişikliğinin; alanın çevresi ile ilişkisi, işlevi, yapı yoğunluğu, ulaşım-dolaşım sistemine etkileri, kent bütününe etkisi, yerleşmelerin gelişme potansiyeli ve alt yapıların dağılımı gibi etkenler göz önüne alınmaksızın gerçekleştirildiği, park alanlarını azaltmaya yönelik yapılan imar planı değişikliğinin bölgenin yapılaşmasını ve bölgede yaşamayı/çalışmayı olumsuz yönde etkileyecek bir çevre yaratılmasına neden olacağı bu durumun da kamu yararını sağlamayacağı anlaşıldığından tüm bu nedenlerle dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iş bu davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Yolu, ... sayılı ada ile ... sayılı ada arasındaki imar planlarında park alanı olarak tanımlı alanın park ve rekreasyon alanına dönüştürülmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının askıya çıkarılması üzerine askıda iken Çankaya İlçe Müftülüğünce iletilen talep doğrultusunda ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında alan bu kez Cami ve park alanı olarak değiştirilmiştir. Daha sonra da 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/b Maddesi uyarınca ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da değişiklik yapılarak alan cami ve park alanı olarak belirlenmiş, anılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği 07.05.2016-07.08.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır. 06.10.2017 tarihinde ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. Maddesinde, işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle Nazım İmar Planları, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının yön ve büyüklükleri ile ilkelerini ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar; uygulama imar planları ise, nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adlarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak tanımlanmış ve planlar arasındaki hiyerarşik sıralama vurgulanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 6.maddesindeki planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8.maddesinde ise planların tanımlanmasına yer verilerek; planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
İmar planları, yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında çeşitli kentsel işlevler arasında varolan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla yörenin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı hallerde yasalarda öngörülen yöntem ve zamanda değiştirilebilirler.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26.maddesinde; 1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Görülmekte olan uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor dayanak alınarak karar verilmiş ise de sözü edilen dosyada verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sözü edilen idari dava dairesi kararı da temyiz sürecinde Danıştay Altıncı Dairesinin 13.04.2023 tarih ve E:2019/16548, K:2023/3805 sayılı kararı ile davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Diğer taraftan, Ankara Bölge İdare Dava Dairesinin sözü edilen kararı işin esasına yönelik değerlendirme yapılmadan davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, görülmekte olan uyuşmazlıkta atıf yapılan anılan bilirkişi raporunda yer verilen; plan değişikliği ile kamu kullanımına ayrılmış olan park alanı ilk önce park ve rekreasyon alanı kullanımına, daha sonra da Cami alanı kullanımına dönüştürüldüğü, alanın park alanı olmasının yanında, hem yakın bölge için hem de çevre kullanıcıları için açık alan kullanımı sunduğu, bu alanın kullanım kararının değiştirilmesinin ve yapı inşasına olanak sağlanmasının yapı stoğunu ve bölgede yoğun olan trafiği daha da artıracağı ve dolayısıyla öncelikle yakın çevresine ve sonrasında tüm kente negatif etkilerinin olabileceği, alanın kamu hizmetine ayrılmış ve herkesin kullanabileceği bir açık alan, park alanı olarak planlanmış olmasına rağmen, talep doğrultusunda yapılaşmaya açılacak olmasının söz konusu park alanının yok edilmesinin yanı sıra bölgeye planlama ve sağlıklı bir çevre yaratma konusunda negatif etkisinin olacağı, dava konusu taşınmazın kuzey doğusunda bulunan ... Camiinin kuş uçuşu 240m, yaya olarak da 310m mesafede olduğu ve 2007 yılından beri aktif olarak kullanıldığı, bunun yanı sıra dava konusu taşınmazın batısında bulunan MTA ... (...) Camiinin dava konusu taşınmaza kuş uçuşu ve yaya olarak da 200m mesafede olduğu ve 1976 yılında yapılmış olup aktif olarak kullanıldığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. Maddesi a bendinde “Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır.” ve 12. Maddesi 3. Fıkrasında “Ayrıca imar planlarında; dini tesislerden küçük cami takriben 250 metre, orta (semt) cami takriben 400 metre mesafe dikkate alınarak yaya olarak ulaşılması gereken hizmet etki alanında planlanabilir…” denildiği, bölgede bulunan cami alanları düşünüldüğünde ve de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yazılı dokümanları sonucunda dava konusu alanda cami alanı ayrılmasının da mevzuata göre uygun olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmeler bu dosya bakımından da hükme esas alınabilecek nitelikte görülmüştür
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.