T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/18900
Karar No : 2023/6493
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 22/03/2016 tarihli ve E:2011/6317; K:2016/1268 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, … Sitesi, ... Bölge … ada, … parsel, …Blok zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümün maliki olan davacı tarafından, zeminde oluşan kaymalar neticesinde dairesinin zarar görmesi nedeniyle 140.000-TL daire bedelinin zarar tarihinden itibaren faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlıkta; talep edilen maddi zararın, dairenin değer yitiminden değil, dava konusu dairenin kullanılmasından yoksun kalınması nedeniyle dairenin rayiç bedeli olarak nitelendirildiği,
Ancak, gelinen süreç ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu blokta ikamet etmeyi engelleyici bir durumun olmadığı, dolayısıyla davacının anılan daireyi kullanmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumda artık davalı idarenin, daire yerine geçmek üzere daire bedeli kadar tazmin yükümlüğü bulunduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacının, Beylikdüzü … sitesi adresinde, ... Bölge … ada, … parsel sayılı taşınmazda mukim, … Blok zemin kat 2 numaralı dairenin sahibi olduğu, davacının evde bulunmadığı 17.08.2007 tarihinde davalı belediyeye yapılan bildirim üzerine davacının taşınmazının bulunduğu … sitesine belediye denetim elemanları tarafından gidildiği, yapılan tespit sonucunda taşınmaz üzerinde bulunan 5 blokta öne doğru eğimler olduğu, kiriş konsol altı tretuvar arası duvar oturmaları okul inşaatı yönündeki yaya yolunda radyal arazi çatlakları parsel çevre duvarında kısmi ayrılmalar, daire içlerinde yer yer kiriş-tuğla duvar birleşim ayrılmaları bloklar arasında diletasyon noktasında kat güzergahı boyunca ayrılmalar oluştuğunun tespit edildiği, bloklar nüfustan tahliye edildiği ve mühürlenerek 17.08.2007 tarihinde zabıt tutulduğu, olayda Beykent Üniversitesi Yapı Çevre ve Deprem Uygulama ve Araştırma Biriminden 31.08.2007 tarihli teknik raporun alındığı, söz konusu raporda; inceleme konusu binaların kiriş ve kolonlarında hasar oluşmadığı, okul inşaatı nedeniyle oluşmuş ciddi bir tehlikenin bulunmadığının, okul yerleşim alanının arkasında temel kotunun 9-10 metre altına inecek şekilde, hafriyat aynasında çift sıra ankarajlı Q 100 çapında fore kazık uygulamasının okul inşaatı ve bölge için gerekli olduğu, binalarda okul inşaatından evvel başlamış olan ve son zamanlarda artış gösteren deformasyonlar binalar altında ve çevresindeki hassas zemin koşullarından kaynaklandığı, okul inşaat alanında yapılacak bir ankarajlı fore kazık perdesinin fayda sağlayacağı, ancak … sitesindeki hassas zemin koşullarının ve mevcut sorunların kalıcı olduğu, inşaat aşamasında yapılması gereken ancak yapılmamış olan binalar için zemin suyu drenajı ile zemin iyileştirmesinin geç de olsa başlatılması gerektiği sonucuna varıldığı, … Sulh Hukuk Mahkemesinin … Değişik İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 26.09.2007 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan zemin incelemeleri sonucunda mesken nitelikli blokların muhtemelen yapıldıkları andan itibaren çok düşük hızdaki, çıplak gözle hissedilmesi zor yamaç hareketi veya deformasyonundan etkilendiği, tespite konu blokların inşa edildiği zamanda topografyanın zorunlu kıldığı zemin koşulları dikkate alınmaksızın blokların sağlam zemine oturtulmaksızın inşa edildiği kanaatine varıldığı, okul inşaatında geri dolgu ve fore kazık çalışmalarının yamaç güvenliğinin sağlanması için olumlu olduğu, kazık ve başlıklarında deformasyona rastlanılmadığı, buna rağmen sitede izlenen çatlakların zamana bağlı krip izleri olduğu, okul inşaatının bölgedeki hareket üzerinde olumsuz etki yaptığı, binalar için önlemler alınmasının gerektiği sonucuna varıldığı, davacının … tarihli … sayılı dilekçesi ile Yakuplu Belediyesine başvurarak Beylikdüzü … sitesi adresinde ve tapunun ... Bölge … ada, … parselde mukim … Blok zemin kat 2 numaralı dairesini 26.07.2001 tarihinde satın aldığı, komşu parselde yapılan okul inşaatı nedeniyle binanın heyelana maruz kaldığı, büyük çapta zarara uğradığı ileri sürülerek idare tarafından iskan izni verilmiş binayı satın alması nedeniyle zararının karşılanmasını istediği, başvurunun cevap verilmeyerek reddi üzerine 140.000-TL daire bedelinin zarar tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, 56. maddesinde de Devletin, herkesin hayatını beden ve ruh sağılığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğu, 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Dairemizin 22.03.2016 tarihli, E:2011/6317, K:2016/1268 sayılı bozma kararı üzerine, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan; ''Tespite konu yapının, taşıyıcı özelliği olmayan bölme duvarlarında sıva çatlaklarının oluştuğunun görüldüğü, yapının taşıyıcı sisteminde (kolon-kiriş istemi) hasar tespit edilemediği, okul inşaatı tamamlanmış olması nedeniyle kazı şevlerinin desteklenmiş durumda olduğu, bu durumda okul inşaatı nedeniyle meydana gelen kayma hareketinin durmuş durumda olduğu, davacıya ait bağımsız bölümün bulunduğu blokta, duvar çatlaklarının tamir ve bakımı yapılarak, binanın mevcut güvenliği ile ikamet edilebileceği, ancak yamaç hareketi nedeniyle temel zemininde oluşan yavaş akmaların izlenmesi ve binaya etkilerinin sürekli olarak takip edilmesi gerektiği, binanın riskli yapı niteliğinde olup olmadığının Deprem Yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre hesaplanması gerektiği, tespite konu dairenin bulunduğu sitenin, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Yakuplu Belediyesi, … Mahallesi, ... Cadde üzerinde yer alan … Sitesi olduğu, tespite konu arazinin Büyükçekmece, Haramidere Vadisinin sağ sahilinde bulunduğu, okul binasının Yakuplu, … ada, … parsel üzerinde olup sitenin doğu kesiminde yer alan 1 bodrum + zemin + 3 normal kattan oluşan bir yapı olduğu, tespite konu mahalin topografya olarak eğimli olup yamaç eğiminin yaklaşık 15° civarında olduğu, okul binasının … ada, … parselin etek kısmına yola cepheli olacak şekilde inşa edilmiş olduğunun görüldüğü, site ve okul binasının da içinde bulunduğu inceleme alanının batıdan doğuya doğru yüksek eğimli bir yamaçta yer aldığı, dolgu vadisi yamaçlarında yaygın olarak heyelan oluştuğu, basamaklanarak alçaldığı ve birbiri üzerine geçerek yığılımlar oluştuğu, siteye ait binaların çok düşük hızdaki yamaç hareketlerinden etkilendiğinin düşünüldüğü, yamaç aşağısındaki okulun temel kazısı sırasında da, sitenin üzerinde bulunduğu yamacın topuğundan yük kaldırılmak suretiyle yamaçta ilave hareketlenmeye neden olunduğu, bu nedenle anılan taşınmazda meydana gelen kaymanın, kısmen zeminden kısmen de davacının iddia ettiği gibi okul inşaatından kaynaklandığı, site ve okul binasının da içinde bulunduğu inceleme alanının batıdan doğuya doğru yüksek eğimli bir yamaçta yer aldığı, bu yamacın üst araziyi de içine alan tüm bölgenin temelini yüksek platisiteli Güngören killerinin oluşturduğu, zayıf ve suya karşı hassas olan bu birim içerisinde arazi eğimine bağlı olarak yamaç hareketlerinin geliştiği genel jeolojiden bilinen bir gerçek olduğu, tespit konusu yamaç üzerinde en üstte dolgu malzemesi, bu dolgunun latında ise çakıl, kum ve kilden oluşan taraça kalıntılarının yer aldığı, binalarda meydana gelen, temel zemini kaymasına bağlı olarak gelişen oturmalar sonucunda oluşan hasarlar dikkate alındığında, bina temellerinin Gürpınar Formasyonu üzerinde kaymakta olan dolgu malzemesi üzerine oturtulmuş olduğunun düşünüldüğü, bina temellerinde zemin suyunun zararlı etkileri önleyecek etkin bir drenaj sisteminin uygulanmadığı, böyle bir drenaj sistemi uygulanmış olsaydı bile sitedeki binaları etkileyen yamaç hareketleri sonucunda bu sitemin de etkileneceği ve çalışamaz duruma geleceği'' tespitler hükme esa alınarak yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusunun, idari eylem ve hizmet kusuruna dayalı olarak zarar gören dairenin, rayiç bedeli olarak talep edilen maddi zarar olduğu gözetildiğinde, davacının talep ettiği dairenin rayiç bedeli içerisinde mülkiyetin el değiştirmesi söz konusu olmadığından arsa bedelinin olamayacağı bu sebeple davacının rayiç bedel isteminin neticede meskenin inşaat bedelini kapsadığı, bilirkişi raporu ile dairede oturulabilecek olmasının tüm inşaat bedelinin olmasa da binadaki değer kaybı ve onarım bedelinin dava konusu maddi tazminat türününün içerdiği dolayısıyla çoğun azı kapsadığı gerekçesi ile yeni bir bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenecek davacının dairesinin onarım ve değer kaybının da, maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen davanın reddi yolundaki temyize konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunamamıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda idare mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 10/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.