T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/190
Karar No : 2023/3962
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … (Merkezi Amsterdam) … Şubesi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bakanlar Kurulu kararı ile ihdas edilen ve kaldırılmasına karşın davalı şirketten tahsiline davam olunan ve 17/11/2014 tarihinde iade edilen "20 Sayılı Fon" nedeniyle, Ocak 2001-Şubat 2003 dönemine ilişkin olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hesabına ihtirazi kayıtla yatırılan 35.886.601,01 TL'nin, davalı idarenin hesabına yatırılma tarihi ile davacı şirkete iade edildiği tarih (30/06/2003-17/11/2014) arasında geçen sürede, bu tutarın davalı idarenin uhdesinde kaldığı ve bu tutara yasal faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, ödeme tarihi ile iade tarihi arasındaki döneme ilişkin gecikme zammı oranındaki yasal faiz tutarı olarak 120.199.981,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; hukuka aykırılığı kesinleşen yargı kararlarıyla ortaya konulan işlemler nedeniyle davalı idare hesabına yatırılan 35.886.601,01 TL'nin davalı idarenin hesabına yatırılma tarihi ile davacı şirkete iade edildiği tarih (30/06/2003-17/11/2014) arasında geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarara uğradığı açık olan davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazmini Anayasanın 125. maddesi gereği olduğundan; davacının 120.199.981,00 TL'lik tazminat isteminden 53.604.561,90 TL'lik kısmının kabulü, fazlaya ilişkin kısmın ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yasal faiz oranı değil gecikme faizi oranı üzerinden hesaplama yapılarak tazminat ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, iptal kararına konu olan ödemenin yapıldığı, söz konusu kararda faize hükmedilmediği ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından, yasal faiz ödemesinin fazladan ve yersiz ödemeye neden olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMALARI : Davacı tarafından davalı idarenin temyiz isteminin, davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 'Mevzuu' başlıklı 2. maddesinde; yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu, 'Mükellef' başlıklı 11. maddesinde; genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, 'Harçdan müstesna işlemler' başlıklı 13. maddesinin (j) fıkrasında; Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu belirtilmekle birlikte, parantez içi hükmünde yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline igili yargı merciince karar verileceği düzenleme altına alınmış olup, 'Harç alma ölçüleri' başlıklı 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı, 'Değer esası' başlıklı 16. maddesinde; değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu, 'Harcın nispet' başlıklı 21. maddesinde; yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği, 'Nispi harclarda ödeme zamanı' başlıklı 28. maddesinde ise; (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Nispi karar harcı dışında temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen kararın İdare Mahkemesi'nce karar altına alınan nispi karar harcına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Yukarıda yer verilen mevzuat doğrultusunda, konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir.
İdare Mahkemesi kararında, nispi karar harcının yukarıda yer verilen Kanuna aykırı olacak şekilde;
1- Hükmedilen miktar üzerinden hesaplama yapılmaksızın davacı tarafından dava açılırken yatırılan harç miktarı üzerinden hüküm kurulduğu,
2- Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının davacıya tamamlattırılmasından sonra harcın tamamının davalı idareye yükletilmesi gerekirken, harcın yargılama giderlerine dahil edilerek kusur oranı uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu görülmektedir.
Bu nedenle, İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasında yer alan "aşağıda dökümü yapılan 2.053.521,48 TL yargılama giderinin haklılık oranına (%44,59) göre 1.137.856,26 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin geriye kalan 915.665,22 TL'lik kısmı ile" kısmının "aşağıda dökümü yapılan 806,30 TL yargılama giderinin haklılık oranına (%44,59) göre 359,52 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin geriye kalan 446,78 TL'lik kısmı ile" şeklinde düzeltilmesi, hüküm fıkrasına "Hükmolunan miktar üzerinden hesaplanan 3.661.727,62 TL nispi karar harcının 2.052.715,18 TL'lik kısmı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından eksik kalan 1.609.012,44 TL harcın davacıya tamamlattırılmasına, 3.661.727,62 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," kısmının eklenmesi ve davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan nispi karar harcının yargılama giderleri arasından çıkartılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacı tarafından ödenen "20 sayılı Fon" bedelinin iptal kararı üzerine iade edilmesi sonrasında, davalı idarenin uhdesinde kaldığı ve bu tutara yasal faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, ödeme tarihi ile iade tarihi arasındaki döneme ilişkin gecikme zammı oranındaki yasal faiz tutarı olarak ... TL'nin ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Faiz alacağı, asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Asıl alacak herhangi bir sebeple sona erdiği taktirde asıl alacağa bağlı olan faiz alacağı da sona ermiş olacaktır. Davacının asıl alacağa karşı açmış olduğu davada faiz talep etmediği, açtığı dava sonucunda da idare tarafından asıl alacağın ödendiği görülmüştür.
Bu durumda asıl alacağın ödenmesi sonucunda asıl alacağa bağlı olan faiz alacağı da sona ereceğinden davacının yeni bir dava ile faiz alacağını talep edilebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.