T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/194
Karar No : 2023/4532
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) … 2) …3) … 4) … 5) …6) …7) …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU: Davacılar tarafından, 31/05/2015 tarihinde piknik yapmak için gittikleri Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi ... Mahallesi, … Barajı çevresinde yakınları ...'ın yüzmek amaçlı girdiği baraj göletinde boğularak hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın babası ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 26.982,41 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, annesi ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 26.982,41 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla merciine tevdi kararı verilmesi ve merciine tevdi kararına karşı davalı idarenin 07/09/2015 tarihli cevabı üzerine açılan davada olayın olduğu yakın mahalde uyarı levhalarının yeterli olmaması ve çevre güvenliğinin yeterince alınmaması, ebeveynlerin denetim ve koruma yükümlülüğünün davalı idarenin nedensellik bağı ve sorumluluğunu kaldırmadığı, müteveffanın piknik alanı yakınındaki gölette boğularak hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacıların uğradığı maddi tazminat tutarının hesaplanması amacıyla dava dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 17/04/2017 tarihli raporda ...'ın 26.982,41 TL, ...'ın 26.982,41 TL maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 26.982,41 TL, ... için 26.982,41 TL olmak üzere toplam 53.964,82 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sine davanın açıldığı 25/11/2015 tarihinden itibaren, miktar artırımına konu 52.964,82 TL'sine miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 11/05/2017 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olaydaki hizmet kusurunun ağırlığı, yaşanan hadiselerin bir bütün halinde oluş seyri, müteveffanın kardeşlerinin gözü önünde boğulması, cesedinin 5-6 saat suda beklemesi gibi durumlar değerlendirilerek manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle takdiren ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 25/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacılar tarafından davaya konu tazminatın ödenmesi istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… esasına kayden açılan davada … tarih ve K:… sayılı kararla, zorunlu ön idari başvuru yapılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin davalı … Genel Müdürlüğüne tevdine karar verildiği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı tazmin isteminin reddine yönelik cevabının 10/09/2015 tarihinde davacılardan ... imzasına tebliğ edildiği, 25/11/2015 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı, davalı idarenin ret işleminin tebliğ edildiği 10/09/2015 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 25/11/2015 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunduğundan davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından davalarının olay tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde açıldığı, davada süre aşımı bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacılardan ... ve ...'ın oğlu, diğer davacıların kardeşi 06/09/1996 doğumlu ...'ın, 31/05/2015 tarihinde Diyarbakır ili, Kayapınar ilçesi, ... Mahallesi Devegeçidi Barajı çevresindeki piknik alanı yakınlarındaki gölete kardeşleri ve akrabaları ile piknik yapmak amacıyla gittiği ve yüzmek için gölete girmesi neticesinde müteveffanın tüm çabasına rağmen boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla merciine tevdi kararı verilmesi ve merciine tevdi kararına karşı davalı idarenin 07/09/2015 tarihli cevabı üzerine; 25/11/2015 tarihli dilekçeleri ile davacılardan müteveffanın babası ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 26.982,41 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, annesi ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 26.982,41 TL) maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır." hükmü; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi; "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, …, idari merci tecavüzü, …, husumet, …yönlerinden sırasıyla inceleneceği kural altına alınmıştır. Kanun’un “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde de, dilekçeler üzerine yapılan ilk incelemede, dava açılmadan önce ilgili idari merciine başvuruda bulunulmadığının anlaşılması halinde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verileceği kuralına; "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında (ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle) ise, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerektiği, bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
…. İdare Mahkemesinin, dava dilekçesinin hasım olarak gösterilen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne tevdiine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davalı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü tarafından, tebliğ edilen dava dilekçesine cevap verilmesi ya da altmış günlük yasal cevap verme süresi içerisinde cevap verilmemesi halinde nasıl bir süreç işleyeceğine, davanın kaldığı yerden devam edip etmeyeceğine dair herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, davacılar tarafından hangi usulün takip edilmesi gerektiği konusunda da izahatta bulunulmadığı, başka bir ifadeyle dilekçenin idareye tebliği ile yargısal sürecin sona ererek idari başvuru (ön karar başvurusu) sürecinin başlamış olacağı ve bu başvuru (dilekçenin tebliği) üzerine yeniden dava açma prosedürünün izlenmesi gerektiği, bu nedenle dilekçenin idareye tebliği tarihinin dosya üzerinden takip edilmesi ve dava açma süresinin buna göre hesaplanması gerektiği hususlarında hak arama hürriyetinin kullanımı sağlayıcı bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. Bahse konu eksikliklerin, hukuk devleti ilkesi ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği ve davacılar tarafından dava açma süresinin kaçırılmasına neden olduğu, ancak bu hukuki sonucun davacılara yükletilmesinin hakkaniyete aykırı bulunduğu şüphesizdir.
Buna göre, davacılar tarafından, dava açma süresinin sona ermesinin (09/11/2015) hemen ardından makul süre içerisinde (25/11/2015) bakılan dava açılarak davaya devam etme iradesinin açıkça ortaya konulduğu merciine tevdi kararının yalnızca bir davacıya tebliğ edildiği de dikkate alındığında, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda aktarılan gerekçelerle hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.