T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1986
Karar No : 2023/9805
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …
İstemin Özeti : Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzman çavuş olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının neticesinin beklenmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan ceza kovuşturmasının bulunduğu hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan, ''... - … plakalı tank içerisinde; Tank Komutanı M.C. (Üstçavuş), Sürücü U.A. (Uzman), Nişancı İsmet Uğurlu (Uzman), Doldurucu F.T. (Er) olacak şekilde ... Sanık T.B.'nin 28. Mekanize Tugay Komutanlığı Tank Taburunda harekat astsubayı olduğu ve sanık N.B.'nin emirlerini diğer sanıklara telsiz üzerinden ulaştırdığı,15 Temmuz 2016 tarihinde saat 23:45 sıralarında nizamiyeden çıkış yapan ve plaka numaraları ile mürettebatının rütbe bilgileri verilen 15 adet tankın dosyada mevcut kroki bilgilerinden anlaşılacağı üzere Samsun yolunu takip ederek Çankırı Caddesi ile kavşak noktasına kadar geldikleri ve buradan Ulus, Sıhhiye, Kızılay üzerinden Kavaklıdere’ye doğru çıkıp Dikmen Vadisi üzerinden Emniyet Genel Müdürlüğü önüne inerek TBMM yanından Genelkurmay Başkanlığı önüne gittiklerinin belirlendiği, sanık N.B. komutasındaki ve fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden tank mürettebatı sanıkların, açıklanan güzergahta seyir halinde iken Ulus semti mevkiinde halk tarafından tepkilerin başladığı, halkın darbe girişiminde bulunan ve bu amaçla Genelkurmay Başkanlığına seyretmekte olan sanıkları eylemlerinden vazgeçirmek için çabaladıkları, tankların ve mürettebatı olan sanıkların eylemlerini sonlandırmadığı, Sıhhıye semtinde Ankara Adliyesi önü ve devamında halkın neden toplandığını bilen sanıkların buradan sivil halkın ikazlarına aldırış etmeden, üzerlerine ateş ederek yola devam ettikleri, sanıkların Kızılay semtinde sivil halkın üzerine tankları sürüp ateş ederek barikatları aştıkları, yolu kapatan araçları ezerek geçtikleri, Akay Kavşağında toplanan sivil halkın engellememesi için ise alt geçitten girip geçerek yola devam edip, Çankaya'dan dönerek meclisin yanından Genelkurmay Başkanlığına geldikleri, tanklar ile seyreden sanıkların, halk trafından bazen durdurulduğu ve 'sanıklara yaptıklarının yanlış olduğu, olayın bir askeri darbe teşebbüsü olduğu, sivil kimseyi öldürüp yaralamamaları ve mallarına zarar vermemeleri, olayın bir terör saldırısı olmadığı, tekrar kışlalarına geri dönmeleri gerektiğinin' defalarca anlatılmasına rağmen, sanıkların darbe yapmak ve amaçlarına ulaşmak adına suç teşkil eden eylemlerine devam ettikleri, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 4. Kolordu Komutanlığına bağlı Mamak 28. Mekanize Tugay Komutanlığı Tank Taburunda görevli, onbeş adet tank ile 15 Temmuz 2016 tarihinde askeri darbe yapmak amacıyla hareket edip 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 01:00 sıralarında Genelkurmay Başkanlığına ulaşan sanıkların, burada darbe girişiminin sivil halk ve kolluk görevlileri tarafından bastırılmasıyla saat 13:00 sıralarında başarısız olduklarının anlaşılması üzerine kullanımlarındaki tanklar ve silahları ile birlikte kolluk görevlilerince ele geçirildikleri anlaşılmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 4. Kolordu Komutanlığına bağlı Mamak 28. Mekanize Tugay Komutanlığı Tank Taburunda görevli olan ve askeri darbe yapmak ve mevcut anayasal düzeni ortadan kaldırarak yerine başka bir düzen getirmek amacıyla Genelkurmay Başkanlığına intikal eden sanıkların açıklanan olayın oluş şekline ilişkin safahatte gerçekleştirdikleri, sanıkların olay tarihi olan 15 Temmuz 2016 tarihinde görevli oldukları Mamak 28. Mekanize Tugay Komutanlığı Tank Taburundan askeri darbe yapmak amacıyla gece vakti şehir içinden eskort almaksızın kullanımlarındaki ağır silahlardan olan tanklarla birlikte hareket ederek Genelkurmay Başkanlığına yol güzargahında kendilerine engel olmak isteyen sivil halk ve kamu görevlerinin can ve mallarına zarar vererek gidip ...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.