T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2059
Karar No : 2023/6869
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. …
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında verilmiş olan mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği, ceza yargılamasının kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, somut bilgi ve belgelerden haberinin olmadığı kendisine savunma hakkı tanınmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: …
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...Tüm dosya kapsamı ve sanık yönünden kabul edilen maddi olay anlatımı, sanık İbrahim Denizhan'ın FETÖ/PDY terör örgütü ile olan irtibatı, darbe teşebbüsünden haberdar şekilde görevli ve ek bir işi olmadıgı halde K.K.Kışlasına gelmesi, herhangi bir neden olmamasına rağmen eğitim kıyafetini giymesi, kanuna aykırı ve konusu suç teskil eden emirlere uyarak yetki alanı dışında görev alması, darbe teşebbüsünün başarıya ulasması için aktif çabası, kışla içerisindeki hareket tarzı ve kışlayı terk etme saati, HTS kayıtları, güvenlik kamera kayıtları ve bu kameraların çözümüne iliskin bilirkişi raporları, ilgili bölümlerin genel kabullerinde belirtilen katılan ve tanık beyanları da dikkate alındığında,...
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan Anayasayı İhlal suçuna ilişkin görevi kendisine tebliğ edilen ve ortaya koyduğu davranışlar itibariyle de darbe teşebbüsünden önceden haberdar olduğu anlaşılan sanık İbrahim Denizhan'ın, darbeye teşebbüs fiilini sevk ve idare edenler tarafından yapılan planlama ve iş bölümü çerçevesinde, kendisine darbe girisimi kapsamında verilen yetki alanı dışındaki konusu suç teşkil eden görev ve emirleri bilerek yerine getirdiği, örgütsel koordinasyon ve iştirak iradesi gereğince iş bölümü doğrultusunda bulunduğu mahal ve konumuna uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunan sanığın eylemlerinin, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmadığı, bu nedenle fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğu gözetilerek TCK'nun 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduğu..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.