T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21047
Karar No : 2023/5807
TEMYİZ EDENLER : I-(DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
( ... İl Özel İdaresi ve ... Belediye Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Turistik Tesis Yatırımları Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 18/06/2014 tarihli, E:2014/1987 K:2014/4889 sayılı bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... mıntıka ... sayılı taşınmaza İskenderun Belediyesi tarafından verilen ... tarihli ... sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı, İskenderun Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile Hatay İl Genel Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan, 1/25.000 ölçekli İskenderun Körfezi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin "turizim bölgesi" alanına dönüştürülmesine dair 1/100.000 ölçekli İl çevre düzeni planı'na karşı açılan ... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Hatay ili, İskenderun ilçesi, . Mıntıka, ... ve ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parseller tevhit edilerek ... sayılı parselin oluşturulduğu, ... sayılı parselin "turizm bölgesi" alanına dönüştürülmesine ilişkin 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı kararlarının plan hiyerarşisine, plan tekniğine, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından ... sayılı parselin "yeşil alandan" "turizm bölgesi" alanına ayrılmasına dair 1/25.000 ölçekli "İskenderun Körfezi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği"nin de şehirleşme ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı bu plana dayanılarak tesis olunan ve bu planla birlikte dava konusu edilen ... sayılı parsele yönelik 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile parsele verilen yapı ruhsatının da hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... Mıntıka, ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parseller tevhit edilerek oluşturulan ... sayılı parselin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yeşil alan kapsamında yer alırken ... tarihli, ... sayılı Hatay İl Genel Meclisi kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı ile “turizm tesis alanı”na dönüştürüldüğü, Hatay İl Genel Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli İskenderun Körfezi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planında da, uyuşmazlığa konu parselin Max. KAKS:4.00 yapılaşma hakları ile turizm tesis alanına dönüştürüldüğü, yine ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı İskenderun Belediye Meclis kararları ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında değişiklik yapılarak söz konusu yerlerin inşaat emsali 4.00 ve yapı yüksekliği serbest olmak üzere "turizm alanı" kullanımına dönüştürüldüğü ve bu plan değişikliği sonrasında da müdahil şirket adına ... tarihli, ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, bunun üzerine, yapı ruhsatının dayanağı olan 1/1000,ölçekli uygulama, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/25.000 ölçekli il çevre düzeni planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 135. maddesinde "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." hükmü yer almaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun yukarıda anılan Anayasal hükme paralel olarak düzenlenen 2. maddesinde " (Değişik: 19/4/1983 - KHK 66/2 md.)Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir.
Birliğin kuruluş amacı:
a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek;
Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak;
b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;
c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir.
(Değişik: 18/6/1997 - 4276/6 md.) Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14.maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15.maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı hükmüne; işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı, hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu yapı ruhsatı yönünden yapılan değerlendirmede;
İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif ehliyet koşulunun kişiye bağlı subjektif hak ihlallerinin giderilmesinin yanı sıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır.
Olayda, kuruluş amacı Anayasada ve yukarıda anılan yasa hükmünde açıkça; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, olarak sayılmış olan davacı Oda'nın ancak tüzel kişiliğinin ve üyelerinin ortak çıkarlarını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta üçüncü kişiye ait olan yapı ruhsatına ilişkin işlemin genel düzenleyici bir işlem niteliğinde olmadığı, subjektif bir işlem olduğu, iptali istenilen yapı ruhsatı ile davacı oda arasında yukarıda tanımlandığı şekilde aktüel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bu nedenle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı,1/5000 ölçekli nazım ve 1/25.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişiklikleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava açma süresine ilişkin yukarıdaki bölümde detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8-1/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya işlem tarihi itibariyle idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu Hatay İl Genel Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan, 1/25.000 ölçekli İskenderun Körfezi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin 9.11.2007- 12.12.2007 tarihleri arasında ilan edildiği, İskenderun Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 5.12.2008-6.01.2009 tarihleri arasında ilan ediliği, İskenderun Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 5.12.2008-6.01.2009 tarihleri arasında ilan edildiği, davacı tarafından askı süreleri içerisinde itiraz edilmediği, devam eden süreçte, taşınmaz için düzenlenen ... tarihli, ... sayılı yapı ruhsatı üzerine anılan yapı ruhsatı ile dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı,1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliklerinin iptali istemiyle 08.02.2011 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı oda tarafından her ne kadar taşınmaz için yapı ruhsatı verilmesi üzerine, bu işleme karşı açılan davada ruhsat ile birlikte dayanağı imar planları da davaya konu edilmiş ise de; uygulama işlemi üzerine, dayanağı düzenleyici işlemin dava konusu edilebilmesi için, öncelikle davacının uygulama işleminin iptalini istemekte menfaatinin, diğer bir ifade ile dava açma ehliyetinin bulunması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyeti bulunmayan davacı bakımından, söz konusu uygulama işleminin imar planlarına karşı dava açma süresini canlandırması mümkün olmadığından, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı,1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliklerine askı süresi içinde itiraz etmeyen davacı oda tarafından, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planlarının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra 08.02.2011 tarihinde açılan davanın imar planları ve çevre düzeni planları yönünden süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu haliyle, davanın yapı ruhsatına ilişkin kısmın ehliyet yönünden, imar planlarına ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddi gerekmekte iken, işin esası incelenerek dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davallar ile davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 12/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X) : Dava, Hatay ili, İskenderun ilçesi,... mıntıka ... sayılı taşınmaza İskenderun Belediyesi tarafından verilen ... tarihli ... sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı, İskenderun Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği kararı, ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği kararı ile Hatay İl Genel Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan, 1/25.000 ölçekli İskenderun Körfezi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2.maddesinde de, "...Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak. Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir." birliğin kuruluş amacları arasında sayılmış, 13. maddesinde; "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir." hükmüne, 14. maddesinde; "Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar." hükmüne, 19. maddesinde ise; "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." hükmüne yer verilmiştir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, dava konusu ruhsata konu yapının ayrıcalıklı olarak yapı ve nüfus yoğunluğunu arttırıcı olduğu, parsel bazında imar planı bütünlüğünü bozucu nitelik taşıdığı, bu haliyle dava konusu imar planlarıyla sosyal donatı dengesinin bozulduğu, şehircilik ilkeleri, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmesi nedeniyle davacı TMMOB Mimarlar Odası, dava konusu imar planlarına ve bu planların uygulanması niteliğinde olan yapı ruhsatına karşı dava açma ehliyetine sahiptir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında: "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." kuralı yer almıştır.
Buna göre, düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerce dava açma süresi içerisinde düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisinin birlikte dava konusu edilebilecektir.
Uyuşmazlığa konu ... tarihli ... sayılı yapı ruhsatının 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin 4.fıkrası uyarınca, belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu açıktır.
Düzenleyici işlem niteliğinde olan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliklerine karşı dava açma süresi, uygulama işlemi niteliğindeki dava konusu yapı ruhsatının verilmesi üzerine yeniden başlayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenerek temyiz isteminin reddi ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.