T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2111
Karar No : 2023/3244
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri … Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Siverek İlçe Devlet Hastanesi'nde hemşire olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle Siverek Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda getirilen idari teklife istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (b) ve (g) alt bentleri uyarınca Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu'nun vermiş olduğu "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Siverek Kaymakamlığı tarafından davacının ilk olarak … tarih ve … sayılı Olur ile görevinden uzaklaştırılarak hakkında başlatılan adli ve idari (disiplin) soruşturma neticesinde davacının idari yönden başka bir ilçenin Devlet hastanesinde görevlendirilmesinin ve disiplin yönünden iki kez Devlet memurluğundan çıkarılmasının teklif edildiği, davacıya isnat edilen suçun; terör örgütü propagandası yapmak, devlet büyüklerine hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama olduğu, isnat edilen suçlamaların niteliği, isnat edilen suçun davacının görevi sırasında işlendiği, anılan soruşturmaların ileri sürülen suça ilişkin ciddi iddialara dayalı olduğu, sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımları ile terör örgütü PKK'nın şiddet, cebir ve tehdit içeren eylemlerini meşru gösterdiği ve özendirdiği, bu fiillerin teşvik edilmesinin ve övülmesinin düşünce hürriyeti kapsamında sayılamayacağı, davacının sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu bu tür paylaşımlar ile birçok kişiye ulaşabildiği, ülkemizdeki terör eylemlerinin yoğunluğu da dikkate alındığında bu yöndeki paylaşımların ülkenin başta birlik ve bütünlüğü olmak üzere kamu güvenliğine de zarar verebileceği, sosyal medya hesabı üzerinden yapılan söz konusu paylaşımların kamu görevlisi sıfatı ve onuruyla bağdaştırılamayacağı, emsal kararlar ışığında şiddeti ve bölücülüğü teşvik edici nitelikte olan paylaşımların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk Milleti'ne hizmet etmek üzere atanan kamu görevlilerinin ülkenin birlik ve bütünlüğüne ilk fırsatta saldırıda bulunan bir bölücü örgütün propagandasını yapmasının katiyen kabul edilemeyeceği görülmüş olup; kamu görevlisi sıfatına ve onuruna halel getiren davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği anlaşılmakla davalı idarenin, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (b) ve (g) alt bentleri uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" disiplin cezasıyla cezalandırılmasına yönelik işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlı olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımların kamu görevi ve işyeriyle ilgili olmadığı, dava konusu işlemin Anayasa'nın kişisel verilerin korunmasıyla ilgili 20. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. ve 10. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.