T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2112
Karar No : 2023/7517
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; 23/11/2016 tarihinde Van İl Emniyet Müdürlüğü'ne hitaben internet üzerinden gelen ve davacının da aralarında bulunduğu birtakım kişilerin halen FETÖ/PDY terör örgütü hizmetinde olduklarına ilişkin ihbar yapılması üzerine davacı hakkında başlatılan inceleme sonucu Van Valiliği Olağanüstü Hal Bürosu tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca kullanılan ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiğinin bildirildiği, ayrıca davacı hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan … sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın bulunduğu yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davalı idarece 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiğinden bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının bu işlem nedeniyle uğradığı zararların yasal faiziyle birlikte tazminine ve tüm özlük,emeklilik ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, Anayasa ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, ilgili terör örgütü yapılanmasıyla hiçbir şekilde irtibatının olmadığı, suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, savunma hakkı tanınmaksızın disiplin cezası verilemeyeceği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, abonelik kaydı kendisine ait olan internet hattı üzerinden ByLock programının yüklenmiş olmasının anılan programın kendisi tarafından yüklenildiği ve kullanıldığı anlamına gelmeyeceği, hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucu beklenmeksizin kamu görevinden çıkarılmasının masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir.
... Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda Van Cumhuriyet Başsavcılığının (Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar ve Terör Suçları Soruşturma Bürosu) … tarih ve Soruşturma No:… sayılı kararıyla ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca kullanılan ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği, ayrıca davacı hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan … sayılı dosyasında yürütülen soruşturmanın bulunduğu belirtilmiş ise de, davacının tüm dosya kapsamındaki beyanları incelendiğinde Mahkemenin anılan tespitiyle ilgili olarak; ByLock kullanımının ADSL üzerinden sağlanan bağlantı ile gerçekleştiğinin, kendisinin kesinlikle ByLock isimli programı indirmediği ve kullanmadığının, ceza soruşturması sonucunun beklenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü görülmüştür.
UYAP kayıtları ve dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ve kesinleşen ceza soruşturması neticesinde Van Cumhuriyet Başsavcılığınca (Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar ve Terör Suçları Soruşturma Bürosu) ek kovuşturmaya yer olmadığı yolunda verilen … tarih ve Soruşturma No:… sayılı kararda; "...Kom Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu araştırmada şüphelinin, FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü üyelerinin kendi aralarından gizli mesaşlajmak amacıyla kullandıkları şifreli BYLOCK isimli programı kullandığı tespit edildiği ancak söz konusu ...@ttnet numaralı ADSL hattın her ne kadar şüpheli Remzi İKBAL adına kayıtlı ise de, oğlu olan E.İ. tarafından kullanıldığı hususu KOM Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu araştırmalardan anlaşıldığı ayrıca şüpheli ... hakkında yapılan araştırmada FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü'ne bağlı ve anılan örgüte finans sağladığı bilinen Asya Katılım Bankası A.Ş. (BANK ASYA) ünvanlı Bankada kaydının bulunmadığı, ayrıca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile herhangi bir ilişkisine kayıtlarda rastlanılmadığı, iddialarla ilgili olarak KOM Şube Müdürlüğü Ekiplerince yapılan araştırmalar sonucunda, şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili veya irtibatlı olduğuna dair somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve herhangi bir delilin tespit edilemediği, şüphelinin iddia edilen suçun işlendiğine dair, sair delillerle ve kamu tanıklarının anlatımlarıyla da doğrulanmayan soyut iddiadan başka kamu davasını açılmasını gerektirecek nitelikte yeterli delil elde edilmediği,.." yolunda tespitlere yer verilmiştir.
Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında adı geçen ve davacı adına aboneliği bulunan ADSL üzerinden ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen E.İ. (davacının oğlu) hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında; "... sanığın …USER ID bağlı bylock programını ... ttnet ADSL hattı üzerinden kullandığı... Van İl Emniyet Müdürlüğü'nün 26/07/2019 tarihli yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere, sanığın … ıd ,kullanıcı adı:..., şifre:… kullanarak bylock programını kullandığı tespit edilmiş ve hakkında Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı tanzim edilmiştir... sanığın bylock programını kullandığına, ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı tanzim edilmesi göz önüne alındığında Bylock tespitinin somut veri niteliğinde olduğu anlaşılmış sanığın örgüt içi gizli haberleşme programı olan Bylock programını etkin bir şekilde kullandığı kanaatine varılmıştır..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; aboneliği davacı adına olmakla birlikte ...@ttnet üzerinden ByLock programına bağlantı sağlayan kişinin ... ID numarasıyla ByLock kullanıcısı olduğu Mahkeme kararıyla sabit olan E.İ. isimli şahıs olduğu, davacının anılan programı kullandığı yolundaki davalı idare tespitinin bu aşamada geçerliliğini yitirdiği, yine davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda ek kovuşturmaya yer olmadığı yolunda verilen kararda; davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve/veya iltisakını gösterir tespitlerin bulunup bulunmadığı yolunda yapılan araştırmalar neticesinde; davacının Bank Asya'da hesabının bulunmadığının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir ilişkisine rastlanılmadığının, iddialarla ilgili olarak KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırmalar sonucunda şüphelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili veya irtibatlı olduğuna dair somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığının, KOM Şube Müdürlüğünce yapılan araştırmalar neticesinde, davacı adına kayıtlı olan internet aboneliği ile ByLock programını kullanan gerçek kullanıcının E.İ. olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, söz konusu ByLock programının davacının oğlu E.İ. tarafından kullanıldığının ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:.., K:… sayılı kararı ile hüküm altına alındığı, davalı idarece davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belge de sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda özetlenen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.