T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/212
Karar No : 2023/7527
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 667 sayılı KHK nin 4. Maddesinin 1. Fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (Müsteşarlığı)'nın … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delillere dayanılmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde birim amiri tarafından teklifte bulunulduğuna ilişkin herhangi bir ayrıntının yer almadığı, GSM hattının kendisine ait olmadığı, salt sinyal bilgilerinin delil niteliğinde olmadığı, iletişim tespitlerinde mevzuatta öngörülen usule uyulmadığı, hangi örgüt mensubu ile nasıl bir iletişim kurduğunun ortaya konulmadığı, teknik verilere ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, idarenin savunmasında ileri sürülen rapor ve teknik verilerin mahkemeye sunulmadığı, somut deliller ortaya konularak gerekçeye yer verilmesi gerektiği, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız ve keyfi olmadığı, yargı yerlerince işlemin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, silahlı terör örgütüne üye olma, siyasal ve askeri casusluk suçlarından davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "...sanığın örgüt tarafından MİT'e yönlendirildiği, Teşkilat bünyesine sızdırıldıktan sonra yakalandığı tarihe kadar düzenli bir şekilde MİT mahrem imamlarıyla görüştüğü, bu cümleden olarak; güncel MİT imamı B. B. ile düzenli ve periyodik görüştüğü, B. B.'nin, sanık Teşkilatta çalıştığı sırada bir dönem örgütsel takibini yaptığını, sanığın Teşkilatın eğitim döneminden sonra Van'a tayin olduğu, B. B.'nin bir süre de Ankara'dan Van'a giderek sanık ve örgüt mensubu isimleri belirtilen diğer MİT çalışanlarının takibini icra ettiği, daha sonra sanığı ve grubunu MİT mahrem temsilcisi Faruk Kod Ö. K.'ya devrettiği, Ö. K.'nın da, altında öğretmen olarak faaliyette bulunan MİT mahrem imamı Mert Kod A. Ş. ile birlikte sanığın ve dahil olduğu grubun Van'da çalıştığı dönemde düzenli ve periyodik görüşmelerini yaptığı, haftalık-on günlük periyotlarda buluştukları, iş bu görüşmelerin mahrem imamlarla yüz yüze, bazen de örgütsel iletişime tahsis edilen gizli/operasyonel hat üzerinden yapıldığı, sanığın görüşmelerde çalıştığı Teşkilat, çalışma konuları, Teşkilat personeli ve amirleri hakkında bildiği, öğrendiği her şeyi mahrem abilerine aktardığı, bu hususta özellikle Ö. K.'nın ayrıntılı beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın Teşkilatta güvenlik istihbaratı alanında çalıştığı, PKK ile ilgili konuları, PKK'nın kamp yerleri, belli yerlerdeki koordinatları, elemanlar, bu elemanlarla görüşülme aralığı, Van merkezde olası eylemler bu eylemlerle alakalı olarak düşünülen ya da yapılabilecek tarihlerle alakalı olarak bu ve buna benzer bilgileri ve yine devlet adına PKK'dan bilgi getiren elemanlarla ilgili tüm bilgilerin sanık tarafından mahrem imamlarına aktarılmak amacıyla düzenli bir şekilde temin edildiği, sanığın Van'dan sonra Teşkilatın Ankara ünitesine tayin olduğu, burada kurum için önemli bir yer olan personel konularında çalıştığı, Ankara'ya tayin olmasıyla birlikte Ö. K. tarafından diğer MİT imamı ... kod M. E. K.'ya devredildiği, sonraki süreçte M. E. K. ve dönemin MİT imamı M. K. ile Ö. K.'nın yaptığı görüşmelerde sanığın MİT'in Ankara ünitesinde Personel Daire Başkanlığında çalıştığı dönemde kurumla ilgili öğrendiği kritik bilgileri örgüte aktardığı, tüm bunlardan anlaşıldığı üzere sanığın Teşkilat'ın Van ünitesinden sonra özellikle Ankara'ya personel konularında çalışmak üzere yönlendirildiğinin anlaşıldığı, sanığın mahrem imamlarına bilgi aktarmasının yanında düzenli olarak himmet de ödediği, bu suretle sanığın, örgütün mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla operayonel/gizli hat kullandığı, sanığın, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, ... sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı ve silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediğinin böylece sübut bulduğu, ... sanığın, casusluk özel kastıyla temin ettiği mezkur bilgilerin; Milli İstihbarat Teşkilatının sahip olduğu, devletin güvenliği ve bekasına, milli menfaatler ile milli güvenliğine ilişkin, özünde devlet sırrı niteliğindeki bilgiler olduğu, sanığın bu bilgileri üyesi olduğu örgütün yönlendirmesiyle temin ettiği, örgütün mahrem yapılanması altında özel olarak ayrıntılı bir şekilde yukarıda izah edilen MİT mahrem yapılanmasının hedef aldığı Teşkilatı kontrol ve yönetmek amacıyla sızdırdığı ve öğrenci olarak nitelendirdiği üyeleri aracılığıyla kurum bünyesinden bilgi alma cihetine gittiği, MİT mahrem imamlarınına deruhte edilen faaliyetin ana gayesinin de bu noktaya teksif edildiği, bunun için de imamların takibi altındaki öğrencilerden Teşkilat kapsamında öğrendikleri bilgileri temin etme stratejisi ile hareket ettikleri, nitekim yapılan örgütsel görüşmelerin de bu amaçla icra edildiği, sanık ile mahrem imamı arasındaki görüşmelerin dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı üzere örgütsel amaca uygun olarak ve periyodik gerçekleştiği, sanığın yukarıda belirtilen şekilde örgüt abisine vermek üzere Teşkilat bünyesinden bilgi temin ettiği, ... sanığın mensubu olduğu örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğrenci konumunda faaliyette bulunduğu, başka bir anlatımla; zahirde bir kamu görevlisi olsa da özünde örgüt militanı vasfıyla hareket ettiği, teşkilata yerleştirilmesi ve buradaki çalışmasının yegane amacı üyesi olduğu örgütün stratejik amaçlarına hizmet etmekten başka bir anlam ifade etmediği, bu cümleden olarak sanığın, örgütün adeta bir vasıtası, teşkilat içerisine uzanan kolu gibi faaliyette bulunarak milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak, istihbarata karşı koymak, dış güvenlik, terörle mücadelede temel esasları belirlemek olan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli kurumlarından Milli İstihbarat Teşkilatından devlet sırrı niteliğindeki bilgileri temin ettiği, böylece sanığın duruşmadaki soyut, inkara yönelik savunması ile tamamen cezadan kurtulmayı amaçladığı, sübut konusunda dosyada sanık lehine yorumlanacak hiç bir şüphenin bulunmadığı, sanığın siyasal veya askeri casusluk suçu sübut bulduğu..." tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin Dairemizce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.