T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/216
Karar No : 2023/1571
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Park halindeki araçta yapılan arama sonucunda bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden 2016 yılının Ekim dönemine ilişkin olarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizi ve muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla araçta şoför olarak yakalanan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin özel tüketim ve katma değer vergileri ile fer'ilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, ödeme emrinin katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizine isabet eden kısımları yönünden; kolluk görevlilerince yapılan aramada yurt dışı menşeli bandrolsüz sigaralar ele geçirildiği, söz konusu sigaraların kollukça zapt edilip muhafaza altına alındığı, davacının söz konusu kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği yolunda veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmamış olduğundan, ayrıca davacının belgesiz mal bulundurduğundan bahisle 3065 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağından bu durum "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilerek cezalı tarhiyatın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizine isabet eden kısımları yönünden ise, re'sen salınan cezalı tarhiyata karşı dava açılmadığı ve tarhiyatın itirazsız kesinleştiği, öte yandan 20/10/2016 tarihli "Olay, Araç Yakalama, Tespit, Muhafaza Altına Alma, El Koyma, Yakalama, Ön İnceleme, Yedi Emin Teslim ve Savcı Görüşme" tutanağının davacı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin imzalandığı anlaşılmış olup, davacının iddialarının ''borcum yoktur'' iddiası kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu katma değer vergisine ilişkin kısmının iptaline; özel tüketim vergisine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatına ilişkin kısım yönünden, devam eden ceza yargılaması sonucunun beklenilmediği, aracın sigortalı şoförü olarak sorumlu tutulamayacağı, kömür taşıdığı ve kömür sahibinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiği; davalı idarece, bir tür işlem vergisi olan katma değer vergisi konusunun olayda gerçekleştiği, bedelin ayrıca tahsil edilmesinin aranmayacağı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 8. maddesinde mükellef; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olarak tanımlanmış, Kanunun "vergi sorumlusu" başlığı altında düzenlenen 9. maddesinin (2) işaretli bendinde fiili veya kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı hükmüne yer verilmiştir.
İdare tarafından düzenlenen 20/10/2016 tarihli tutanakla, davacının kullandığı araçta yapılan aramada çok sayıda kaçak sigaranın ele geçirildiği (belgesiz mal bulundurduğu) tespitlerine yer verilerek kaçak sigara ile davacı arasındaki bağlantı ortaya konulmuştur.
Kişisel kullanım amacına özgülenemeyecek kadar yüksek miktardaki bandrolsüz sigaranın, yukarıda belirtilen tutanakla ilişkisinin kurulduğu ve davacının ticari bir faaliyetinin olduğunu göstermekte olup, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı açıktır. Cezai müeyyide gerektiren yasaklanmış bir faaliyetin icra edilmesinin bu fiilleri icra edenler adına re'sen mükellefiyet tesis edilmesine engel olmayacağı da bilinmekte ve uygulanmaktadır.
3065 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (2) işaretli bendine göre de belgesiz mal bulundurduğu hususunda kuşku bulunmayan davacının mükellef olduğu ancak kayıt dışı faaliyetini vergi dairesinin bilgisi dışında icra ettiği ortadayken söz konusu madde hükmünün uygulanması suretiyle adına tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamakta olup aksi düşünce kayıt dışı faaliyeti teşvik edebilecektir.
Bununla birlikte 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca adına özel tüketim vergisi salındığı hususu da gözönüne alındığında dava konusu ödeme emrinin katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının işlemin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizine ilişkin kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla karara bu yönden katılmıyorum.