T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21754
Karar No : 2023/2571
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ... Valiliği
VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Tavas ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın, "belediye hizmet alanı" olan kullanım alanının "eğitim alanı" olarak düzeltilmesi talebiyle yapılan imar planı değişikliği başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte olan bir nazım imar planı bulunmadığı ve nazım imar planı bulunmayan bir alanda nazım imar planı değişikliği yapılması mümkün olmadığından, davacıların bu yöndeki başvurusunun zımnen ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacılar tarafından, dava konusu alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılması veya mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptal edilmesi yönünde başvuruda bulunulmasının davacıların takdirinde olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İlgili belediye başkanlıklarının yanlış yönlendirmesi nedeniyle, hazineye ait olup kendi kullanımında olan taşınmazı kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı ve haksız bir şeklide yargılama gideri ödemeye mahkum edildiği, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın, idarelerinin görüşü alınmadan belediye hizmet alanı olarak planlandığı, bunun yanında hizmet etki alanı içerisinde eş değer yeni bir alan ayrılmadığı, dosyada yer alan bilirkişi raporunda da idarelerinin haklılığını ortaya koyan tespitlere yer verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı Denizli Valiliği tarafından, mülkiyeti hazineye ait olup tapu kaydında kargir okul ve bahçesi olarak kayıtlı Denizli ili, Tavas ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "belediye alanı" olarak belirlenen kullanım alanının "eğitim alanı" olarak değiştirilmesi ya da eşdeğer bir alan ayrılması talebiyle Tavas Belediye Başkanlığına yapılan 28/09/2016 tarihli başvuruya verilen 28/09/2016 tarihli cevapta; söz konusu taşınmazda plan tadilatı yapılabilmesi için öncelikle 6360 sayılı Kanun gereğince 1/5000 nazım imar planı tadilatı talebiyle Denizli Büyükşehir Blediye Başkanlığına başvurulması gerektiği bildirilmiştir.
Bunun üzerine; davacı Denizli Valiliğince 14/10/2016 tarihinde aynı taleple Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış; 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, anılan Kanunun 8. maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun Büyükşehir Belediyesinin görev yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 7. maddesinin b fıkrasında: "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak." hükmü yer almaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 3. fıkrasında, "İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. "düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Planların kademeli birlikteliği ve planlama hiyerarşisi olarak da adlandırılan bu ilke gereği alt ölçekli planın hukuki denetiminin yapılabilmesi üst ölçekli planın varlığına bağlıdır. Aksi halde alt ölçekli plan dayanaksız kalacağından hukuka uygunluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır.
Bir bölgede ilk defa uygulama imar planı yapılırken yasal tanıma ve mevzuata göre öncelikle nazım imar planının yapılması ve planların kademeli birlikteliği ile plan hiyerarşisi ilkeleri uyarınca bu plana uygun olarak uygulama imar planına göre de parselasyon işleminin tesis edilmesi gerektiği açıktır.
Bununla birlikte uygulama imar planı değişikliğinde, uygulama imar planının süre gelen bir plan olarak uygulandığı bazı istisnai durumlarda nazım imar planı bulunmayan alanlarda sınırlı olarak uygulama imar planı değişikliği yapılabileceği Dairemizce kabul edilmektedir.
Bu çerçevede, nazım imar planı yapılmayan bir alanda uygulama imar planı yapılması ve buna göre süregelen uygulamalarla alanın yapılaşması sonrasında parsel ya da parselleri kapsayıcı sınırlı şekilde yapılan uygulama imar planı değişikliklerine, nazım imar planı bulunmadığı gerekçesiyle izin verilmemesi hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Davacı idareler tarafından; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebiyle yapılan başvurunun Tavas Belediye Başkanlığınca öncelikle 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılması, bu nedenle Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulması gerektiğinden bahisle reddi üzerine Denizli Büyükşehir Belediyesine başvurulduğu, anılan dilekçe içeriğinin Tavas Belediye Başkanlığına yapılan başvuru dilekçesi ile aynı olduğu, davacı idarelerin isteminin, davaya konu taşınmazın imar planında belediye hizmet alanı olarak belirlenen kullanım alanının eğitim alanı olarak belirlenmesi yönünde imar planı değişikliği olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın buna göre çözümü gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; mülkiyetinin hazineye ve her türlü kullanım hakkı Milli Eğitim Bakanlığına ait olan dava konusu taşınmazın, kapatılan Solmaz Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında fonksiyonunun "belediye alanı" olarak belirlendiği, taşınmazı kapsayan alana ilişkin nazım imar planının bulunmadığı, taşınmazın tapu kaydında "kargir okul ve bahçesi" olarak tanımlandığı ve halihazırda üzerinde yapının bulunduğu, Tavas Belediye Başkanlığının kapalı pazar yeri olarak kullanılmak üzere söz konusu taşınmazın geçici olarak tahsisini talep etmesi üzerine Miili Eğitim Bakanlığının 01/09/2016 tarihli yazısında "eğitimin kademeli olarak 12 yıla çıkartılması kapsamında yapılaşma ihtiyacının arttığı, arsa temininde güçlük çekildiği, mevcut yatırım bütçeleri göz önüne alındığında arsa temininin okul yapımından daha güç olduğu, bu nedenle taşınmazın mevcut durumunun korunması gerektiği" yönünde olumsuz görüş verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 29/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda da; taşınmazın il milli eğitim müdürlüğü adına tahsisli olduğu, daha önce yapılan plan değişikliğinde kurumdan yazılı görüş alınmadığı, taşınmazın tapu kaydındaki "kargir okul ve bahçesi" niteliği nedeniyle plan değişikliğini zorunlu kılan sebeplerin bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığınca tahsisinin kaldırılmasının uygun olmadığının bildirildiği hususları göz önüne alındığında, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın koşulları ve ihtiyaçları doğrultusunda imar planları ile bölgenin sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esasını içeren plan değişikliği teklifinin reddedilmesi yolundaki dava konusu işlemin planlama tekniklerine, belde ihtiyaçlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olmadığı yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın imar plan değişikliği talebine yönelik olarak incelenerek yukarıda yer verilen açıklamalar ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler dikkate alınarak, uyuşmazlık konusu taşınmazda eğitim alanı kullanımı kararının şehircilik ve planlama ilkeleri ve kamu yararına uygun olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.