T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2406
Karar No:2023/3303
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonunda 03/03/2011 tarihinde gerçekleştirilen denetimde alınan kırsal motorin numunelerinin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi ve aynı maddelerin dördüncü fıkrası uyarınca 147.933,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 14/12/2017 tarih ve E:2016/2210, K:2017/3895 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; bayilik lisansı sahibi olan davacıya ait akaryakıt istasyonunda 03/03/2011 tarihinde yapılan denetimde alınan "kırsal motorin" numunelerinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM)'ne teslim edildiği, analiz sonucu numunelerin "ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca numuneye solvent" karıştırıldığının tespit edilerek, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne gerek olmaksızın, davacının yazılı savunması alındıktan sonra usulune uygun olarak dava konusu işlemin tesis edildiği, bu durumda, satışı yapılan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ayrıca solvent içerdiğinin akredite labarotuvarın düzenlemiş olduğu bilimsel ve teknik analiz raporu ile saptanan ve somut, hukuken geçerli bir rapor ile aksini ispat edemeyen davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca suçun işlendiği zaman, fiilin işlendiğini ispatlayacak tüm deliller ve kararı veren Kurul üyelerinin kimliklerinin belirtilmediği, bu eksikliklerin savunma hakkını kısıtladığı, cezanın zamanaşımına uğradığı, denetime konu numunelerin usulüne uygun alınmadığı, verilen ceza miktarının yüksek olduğu, davalı idarece usuli eksiklikler yerine getirildiği iddia edilerek tekrardan aynı miktarda idarî para cezası verildiği, söz konusu cezaya karşı açılan davanın reddedildiği, aynı fiil nedeniyle mükerrer ceza uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idare tarafından ilk derece mahkemesince verilen iptal kararına istinaden yapılan soruşturma sonrasında davacıya aynı fiille ilgili … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla aynı miktarda idarî para cezasının verildiği, anılan Kurul kararına karşı açılan davada, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 16/06/2021 tarih ve E:2019/1505, K:2021/2290 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, aynı fiil ile ilgili davacıya … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla verilen idarî para cezası yargı kararıyla kesinleştiğinden, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, bu durumun aynı fiilden dolayı mükerrer idarî para cezasının tahsiline sebebiyet vereceğinden, işbu karar sonrasında dava konusu Kurul kararıyla verilen idarî para cezasının tahsil edilemeyeceği açıktır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.