T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2535
Karar No : 2023/3846
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında piyade uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmesi istemiyle yaptığı 01/10/2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, 15/07/2016 tarihindeki menfur silahlı darbe girişimi ile ilgili olarak "devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı oluşum veya gruplarla iltisakı" olduğunun değerlendirilerek kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, 06/01/2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, kişilere tanınan tüm özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, söz konusu durumun bir ihlal teşkil etmeyeceğini ve ayrıca bazı kamu görevleri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hakimler, savcılar, öğretmenler ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri için daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul ettiği, ayrıca memurların devlete bağlılık yükümlülüğünü incelediği davalarda da devlete sadakat yükümlülüğünün memurlar için getirilebileceği ve bu yükümlülüğün düzenlenmesinde devletlerin takdir yetkisine sahip olduğu hususunun vurgulandığı, bu durumda; davacının Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki uzman çavuşluk görevine ilişkin sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hiçbir disiplinsizliği veya suçu olmadığı halde sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, terör örgütüyle hiçbir irtibatının olmadığı, uzman erbaşlık için başvurup sonuç beklediği sırada İŞKUR aracılığıyla yönlendirildiği iş yerinin maaş ödemesi için Bank Asya hesabı açtırdığı, 118,03-TL'nin bu hesapta unutulduğu, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında uzman çavuş olarak görev yapan davacı, 31/12/2016 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmesi istemiyle 01/10/2016 tarihinde idareye başvurmuş, 30/12/2016 tarihli işlemle Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi ile Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesine istinaden sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiş, anılan işlemin iptali ile özlük haklarının 31/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin 3. fıkrasında; "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ikinci fıkrasında; bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
Bununla birlikte, idari işlemin niteliğinin ve hukuki sonuçlarının davacı tarafından bütünüyle öğrenildiği kimi davalarda, bilgi edinmenin (ıttılanın) yazılı bildirimin sonuçlarını doğuracağı ve dava açma süresine başlangıç alınacağı Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Ancak, bilgi edinmenin (ıttılanın), idari dava açma süresine başlangıç alınacağı şeklindeki genel bir kabul, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'la bağdaşmadığından, bu istisnai durumun oluştuğu kabul edilerek bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması, idari işlemin niteliği ve doğurduğu hukuki sonuç itibarıyla davacı tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması koşuluna bağlı olup; bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği de açılan idari davada idari yargı merciince karara bağlanacaktır.
Bu nedenle, uyuşmazlığın yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde değerlendirilmesi ve davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; kendisinden istifade edilemeyeceği gerekçesiyle 30/12/2016 tarihinde sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilen davacının, terhis belgesi düzenlenerek 31/12/2016 tarihinde terhis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu maddi ve hukuki durum karşısında; dava konusu işlemin, davacı tarafından en geç terhis edildiği 31/12/2016 tarihinde öğrenildiği açık olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, bu tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde, en son 01/03/2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken, 26/04/2017 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda; davanın esas yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde değil ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/07/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.