T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2555
Karar No : 2023/8692
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …'ya vesayeten …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : İzmir Hava Okullar Komutanlığı emrinde öğretmen üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-(a) maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 667 sayılı OHAL KHK'sının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY oluşumu ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu yönünde hiç bir bilginin bulunmadığı, hakkında açılmış adli ve idari soruşturma da olmadığı, aile bireyleri hakkında isnat edilenlerle ilgili suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı, yılda yalnızca 1-2 defa görüşen, farklı şehirlerde yaşayan, farklı meslekleri icra eden, aynı zamanda farklı düşüncelere sahip insanların sırf kardeş olmaları nedeniyle birbirlerinin suçlarından etkilenemeyecekleri iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla …'nun davacıya vasi olarak atandığı ve söz konusu kararın 30/03/2023 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacı hakkında her ne kadar ikinci derece yakınlarından olan kardeşlerinin bazılarının değişik yerlerde bulunan FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir eğitim kurumlarında 2015 yılına kadar öğretmenlik yaptıkları, söz konusu örgütün gazete ve dergilerine üye oldukları, kardeşi …'nün 2014 yılında anılan örgütle ilişkili bankada önemli miktarda hesap hareketlerinin bulunduğu ve örgütle bağlantılı bir sendikaya üye olduğunun tespit edilmesi üzerine kamu görevinden çıkarılması sonrasında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakı bulunduğundan bahisle davacının kardeşleriyle ilgili bu tespitlerin karara esas alınması mümkün değildir.
Diğer yandan, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ".... Ankesörlü/Kontörlü Ardışık Arama Kayıtlarının ve tanık anlatımının Değerlendirilmesi kısmında izah edildiği üzere; mahrem imamların belirledikleri periyodik zaman diliminde grubunda bulunan askeri personelle sohbet adı altında örgütsel toplantıları düzenledikleri, bir sonraki toplantının yerinin-zamanının ve saatinin yapılan bu toplantılarda yüz yüze görüşülerek belirlendiği, toplantı günü ve saatinde değişiklik veya farklı bir gelişme olduğu zaman mahrem imam tarafından sabit hatlardan(ankesör-büfe-market vb.) askeri personelin cep telefonu aranmak suretiyle irtibatın gerçekleştirildiği, sanığın da örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olmak sureti ile bu şekilde kendinden sorumlu mahrem imam/lar ile irtibat sağladığı, sanığın kendisi gibi askeri personellerle mahrem imamlar tarafından aranmış olması karşısında sanığın örgütün askeri mahrem yapılanması içinde "öğrenci" konumunda yer aldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, tüm bunlara göre sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve amacı dikkate alındığında sadece örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilebilen faaliyetlerde bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup sanığın inkara yönelik olan savunmasına itibar edilmeyerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca söz konusu karar ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmü Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.