T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2676
Karar No : 2023/2432
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanat A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait … plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. maddesi uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin 08.04.2016 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Anayasa Mahkemesi'nin 11.09.2014 günlü ve E:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı sonrasında 2918 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıma fiilinin araç sahibi dışındaki üçüncü kişi tarafından işlenmesi halinde, diğer bir deyişle yolcu taşıyan kişinin (araç sürücüsü) aracın sahibi olmadığı durumda, sadece sürücü hakkında trafik idari para cezası uygulanacağı, ancak 2918 sayılı Yasanın Ek 2. maddesinin 3. fıkrası hükmünün "araç sahibi" yönünden ceza olmaktan çıkarıldığı; tespit anında aracı kullananın aynı zamanda araç sahibi olması halinde anılan yasa hükmünde öngörülen para cezası ve trafikten men yaptırımlarının birlikte araç sahibi hakkında uygulanması yoluna gidilmesinin mümkün olacağı, davacıya ait araçla davacı adına belediyeden alınmış izin belgeleri olmadan, sürücü ...'nin sevk ve idaresinde iken öğrenci servis taşımacılığı yapıldığının tespiti üzerine, aracın altmış gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işlemde, araç sahibi aynı zamanda araç sürücüsü olmadığından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi'nce, Anayasa Mahkemesi'nin, korsan tabir edilen yasa dışı taşımacılığın yapıldığının tespit edildiği durumlarda, araç sürücüsü aynı zamanda araç sahibi değilse, sürücünün belgesiz olarak ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapmasına izin veren ve yasa dışı taşımacılık yapılmasında kusuru bulunan araç sahibine de aynı miktarda ceza verilebileceğini kabul ettiği, ancak itiraz konusu kuralda araç sahibi açısından suç ile illiyet bağı aranmaksızın sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanmasını cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bulduğu için iptal kararı verdiği, yasa dışı taşımacılık yaptığı ileri sürülen araç sürücüsünün taşımacılık faaliyetinden bilgisi olan ve buna izin veren araç sahibi yönünden, başka kanuni dayanağın bulunması ve sorumluluk esaslarının belirtilmesi halinde idari yaptırım kararı verilebileceği, sahip olduğu aracın izinsiz yolcu taşımacılığında kullanılması hususunda bilgi sahibi olduğu saptanan araç sahibi hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca yaptırım uygulanabilmesinin mümkün olduğu; somut olayda, araç sürücüsünün gerçekleştirdiği taşımacılık faaliyetinin, araç sahibi olan davacı şirketin bilgisi ve izni dahilinde yapıldığının anlaşıldığı, ancak, davacı şirket adına tescilli olan ... plakalı aracın, inşaatını yaptıkları ... Sitesinin üçüncü şahıslara satılmasından sonra sitenin merkeze uzak olması ve siteye daha iyi hizmet verilebilmesi için siteye tahsis edildiği ve kat maliklerinin 02/07/2015 günlü toplantısında bunun için ... Grup Şirketlerinden hizmet satın alınması yönünde karar verildiği, 27/02/2016 tarihinde toplantıda alınan kararla aracın bu şekilde kullanımının devam ettirildiği, söz konusu aracın ... Sitesi sakinlerinin ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanıldığı, anılan taşımacılık fiilinin 2918 sayılı Kanunun Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yaptırım uygulanabilmesi için aranan ticari taşımacılık niteliğini içerdiğinden söz edilemeyeceği; öte yandan, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde çalışan servis araçlarına ilişkin kuralların ilgili Servis Araçları Yönergesinde düzenlendiği, anılan Yönergeye aykırı davranılması halinde Yönergede belirlenen yaptırımların uygulanmasının da mümkün olduğu, sonuç olarak; belirtilen gerekçeyle işlemin iptaline karar verilmesi gerekmekte ise de farklı bir gerekçeyle işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararı, sonucu itibariyle hukuka uygun bulunduğundan istinaf başvurusunun bu gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı kanunun "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Ticari yolcu taşımacılığı faaliyetiyle iştigal etmeyen davacı şirket adına kayıtlı otomobil ile ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığı iddiasıyla dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının aracının 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin herhangi bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmakta olup temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 27/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.